Gaziantep Kültür Dergisi’nde hakikaten kıymetli ve düşündürücü yazılar buluyoruz. Derginin üçüncü sayısında neşredilen Sayın Şakir Sabri Yener’in Dayı Ahmet Ağa’dan naklettiği yazısı ne kadar enteresansa beşinci sayısında neşredilen maarif istatistik cetveli de o kadar dikkate değer. Gaziantep’teki okul, öğrenci ve öğretmen sayılarını gösteren bu cetvelden öğrendiğimize göre 100.000’in üstünde bir nüfusa sahip olan şehrimizde sadece 16 ilkokul var. Her 70 talebeye de ancak bir öğretmen düşüyor. Köylerde öğrenci-öğretmen nispeti seksen yediye bir gibi daha da düşük vaziyette. Okuyanlarla okumayan çocukların sayısı ise birbirine yakın nispette. Şehir içinde bile her üç çocuktan bir tanesi okuldan mahrum kalmak mecburiyetinde.
Şu acıklı nispetleri bütün memlekete teşmil etmek doğru mudur bilemeyiz. Maalesef bizde istatistik yayınlarında maarif haberlerine pek az yer ayrılır. Fakat herhalde muhakkak olan cihet şu ki güzel ve tarihî şehrimiz kalabalık ve çalışkan nüfusuna rağmen maarif sahasında pek geri ve bakımsız kalmıştır. Şehrimizde ilk tahsil sahasındaki bu gerilik üniversitelere gönderdiğimiz talebe sayısında da aynen devam eder. Diğer şehirlerimizin fakültelerde dahi sayısı yüzleri aşan gruplar teşkil ederken Gaziantepliler üniversite içinde bile parmakla gösterilecek derecede az ve mahdut kalırlar. Bu hali şehrimizde tahsil gerektiren meslekler dışında daha kazançlı imkânlar mevcut olduğu şeklinde izah etmek kabilse de her iki çocuktan bir tanesi tahsilden bile mahrum yetişirken istikbal için iyimser kalırsak milletimizi, memleketimizi ve bizzat kendimizi kültür ve medeniyet esaretine peşinen mahkûm etmiş sayılırız.
Sayın Öğretmen Şakir Sabri Yener’in Dayı Ahmet Ağa’dan naklettiği yazısı ne kadar öğretici ve ibret verici. Bütün dünya milletlerinin hayranlıkla takip ve üstünlüklerini kabul ettiği Alman milleti evvelâ ilköğretim davasını ele almaktadır ki bugünkü erişilmez görünen terakki temposuna kavuşmuştur. Evvelâ maariften başlamak kolay ve kısa vadeli görünmeyebilir. Fakat bir kere işlerimizi bu salim mecraya dökebildik mi zaman bizimle bizim için işler. Aziz Türk milletinin hiç olmazsa ekseriyetine müspet ilmin ışığını ve verilerini mal ettiğimiz gün bir asrı aşan mazisi bulunan gerilikten sıyrılma çabamız semereli ve mutlaka muvaffak olunacak bir devreye girer. Ve şurasını da işaret edelim ki bu intikali yapacaklar kendilerine ve mensup oldukları nesle en büyük şerefi ve vazifesini yapanların huzurunu kazandırırlar.
Halen yurdun muhtelif köşelerinde kurulan barajlarda tecessüm eden kalkınma arzu ve gayretlerimiz dolayısıyla hemen söyleyelim ki işte asıl baraj ihtiyacımız bu mevzudadır. Evet, ticaret, iktisat, ziraat, teknik ve hatta askerlik sahasında bir takım ıslahata ve dev adımlara ihtiyacımız var. Fakat geri kalmış olmanın ıstırabı ile heyecanlarımızı ve enerjimizi gelişigüzel harcamayalım. Diğer bütün sahalardaki ihtiyaç ve heveslerimizi barajlayalım. Öğretim ve eğitim meselesini ilk plana alalım. İlk hedefimiz her Türk ilkokul okuyabilsin ve okusun. Hem de normal öğretim yapan beş sınıflı, beş öğretmenli, azami 30 kişilik sınıflarda.
Zannederim bu sahada, hissesi mütevazı da olsa, Gaziantep Kültür Derneğine büyük gayretler ve vazifeler terettüp ediyor…
29 Mart 1958 - İstanbul Avukat Ayhan ÜNLER