Deve dellâl iken, eşek hamal iken; eski hamamın tası yok, peştamalın ortası yok, bu yalanın ötesi yok. Vaktinde zamanında bir kaz, bir eşek, bir serçe varmış. Bunlar kışın yemek için Alleben'de Cevher'in Hatice’sinin tarlasında; eşek arpa, serçe mentur tohumu, kaz buğday getirmiş, ekmişler. Sonradan her gün gelip bu tarlaya, ektikleri yeşermiş mi diye yoklamaya başlamışlar.
Günlerden bir gün bir de bakmışlar ki ekinler büyümüş. "Eh, sabah gelelim, yolalım, bölüşelim." demişler. Ertesi gün eşek, sabah ezanıyla gün ağarmadan evvel kalkmış, Hatice ablanın tarlasına gitmiş. Ekinlerin hepsini yolmuş, hapur hupur yemiş. Derken serçeyle kaz da gelmişler. Bir de bakmışlar ki ekinin yerinde yeller esiyor! Eşek de onlarla beraber olup; o demiş ki "Ben yemedim", şu demiş ki "Ben yemedim".
Serçe demiş ki: "Hepimiz yemin edelim; kendimizi Alleben’e atalım, kim boğulursa o suçlu." demiş. Hepsi kabul edip "Eh!" demişler. Evvelâ serçe: "Zıyık zıyık ektim mentur... İnkane kelte, inkane şurupte, yeminim Allah, fasl-ı bahira etla metla cuuuuum!" demiş; sonra kendi kendini cumbadak suya atmış, silkinmiş çıkmış. Bir kayanın üstüne konmuş.
Sonra kaz gelmiş: "Gak gak enel asbur!.. Gak gak ektim buğday; inkane kelte, inkane şurupte, yeminim Allah, fasl-ı bahira etla metla cuuum!.." demiş; sonra kendi kendini cumbadak suya atmış, silkinmiş çıkmış; bir kayanın üstüne oturmuş.
Sonra eşek gelmiş: "Ahi ahi enel asbur!.. Ahi ahi ektim arpa. İnkane kelte, inkane şurupte, yeminim Allah, fasl-ı bahira etla metla cuuum!" demiş; sonra kendi kendini cumbadak suya atmış, boğulmuş ölmüş. Hak yerini bulmuş.
Not: Bu masalı 1960 yılında Hatice Kutlar'dan tespit eden Gaziantep Kız Ortaokulu 2-C öğrencilerinden Ayşe Kutlar'dır.