Öyle sanıyorum ki tabiatın biricik şaheseridir o... Onu her yerde her zaman görürüz. Onunla zaman zaman, kucak kucağa, dudak dudağa gelmemiz de mümkündür.
Değerli olmakla beraber, kaynağı itibarıyla, insan kadar çokluğu, çok olmasına rağmen değerliliği; hele çok isteyenlere hiç gelmemesi, istemeyenler de bol bol bulunması gibi tezatlar mecmuası oluşu onu tabiatta her şeyden farklı olarak tanıma ve düşünme zaruretini duyuruyor.
Herhalde kimden bahsettiğim anlaşıldı: Sevgisiyle kalbimizi gıcıklayan, yaramazlıklarıyla sinirlerimizi birbirine katan insan yavrusu; Çocuk...
Yolda yürürken küçük bir model gibi sallanan tombul kollarında, yamuk ellerinde yarının içtimai nizam dizginini görüyorum. Parlak ve neşeli gözleri ufuklarda, ilerde yaratacağı refah ve saadeti seyreder gibi emin ve mağrur... Küçücük ve sevimli ayakları her adımda bir devir aşacağını vadeden bir azim ve iradenin numunesi...
Onun, bütün varlığı zâfın ve aczin kendisi olduğu hâlde en kadir ve kahir anne babayı dahi istediği gibi hareket ettirecek kudrettedir. En azılı insanlar ve hatta insan grupları karşısında müntakim ve ıslahatçı hükümlerinin bir noktasından şaşmayan kanunları; iz onun karşısında birdenbire değişip, yumuşar.
O, bugün cemiyetin sırtında bir yük fakat yarın onu yaratacak ve yaşatacak en kutsal bir varlıktır.
Ondan şikayet eden annesine, babasına bir an için ondan ayrılmasını düşündürünüz: Bu takdirde duyacakları ıztırap hayatın en büyük ıztırabıdır.
Cemiyetin hiçbir nizam ve ahlâk kayıtlarına, serkeşlik yaparak, uymadığı hâlde onun tarafından takdir ve takdisle ihtimam gören bu güzeller üzerinde konuşurken kalbinde bir sevgi gıcıklanması duymayanlar, hiç şüphe yok ki en kalpsiz, en lâ-içtimaî mahlukturlar.
Çocuk: nev’i şahsına mahsus bir varlık. ..
Çocukluk: bambaşka bir dünya, bambaşka bir alem.
Çocuk sevgisi: Din, ahlâk ve kanun gibi herhangi bir devirde, herhangi bir cemiyette kurulan müesseselerin daima hürmetle andığı bir sevgi.
Çocuk, hayat kadar kıymetli, hayat kadar tatlı...
Daima yaşatan, yaşayan, tazeleyen bu goncalar cemiyette zindeliğin, kudretin ve yeniliğin temadisidir. İşte bundandır ki büyük bayramlarımızdan biri 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı'nı çocuk bayramı kabul etmekle Türkiye Büyük Millet Meclisi medeni dünyada kadirşinaslığının ne kadar yüksek olduğunu bir daha göstermiştir.
23 - 4 – 1941
C. ONAY