(Gaziantepli hayırsever vatandaşlarımızın yardımlarıyla, 1964 yılında Gaziantep şehrinde yapılan üç yeni ilkokul binası öğretime açılmıştır. Yukarıdaki fotoğrafta Cemil Karslıgil tarafından yaptırılan ilkokul gözükmektedir. Atalarımızın bağışlarından meydana gelen ve adım başında rastladığımız vakıf mallarının bugünkü acıklı durumları ise içimizi sızlatmaktadır.)
Müsbet İlim Çin’de Bile Olsa Gidip Öğrenin
Diş Doktoru Cemil Karslıgil tarafından Hoşgör semtinde yaptırılan (Cemil Karslıgil İlkokulu) 30.12.1964 günü hizmete açılmıştır. Yapılan törende Cemil Karslıgil'in yaptığı konuşmayı aynen aşağıya alıyoruz:
Aziz misafirlerimiz,
Kırk yıllık emek ve alın terimin en değerli ve faydalı meyvelerinden saydığım bu okulun açılış törenine şeref verdiğinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür eder; en derin saygı, sevgi ve minnetlerimi sunmakla şeref duyarım.
Sayın misafirlerimiz,
Okul ve eğitim kelimelerinin ifade etmek istediği derin manayı takdir buyuracağınız için üzerinde durmayacağım. Yalnız okul mefhumunu küçümseyen ve din bakımından değerini ölçemeyen bazı safdillere, okulun din cephesinden arz ettiği ehemmiyete kısaca dokunmak istiyorum. Allah’ın Peygamberimize vahiy suretiyle gönderdiği emir "OKU"dur. İnsana okumayı okul öğretir.
Diğer bir ayet, "Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" sorusudur. Elbette bilenin kadri kıymeti, fazilet ve meziyeti yücedir. Bu yüceliği meydana getiren bilgiyi okul öğretir.
Diğer bir ayet; "Dünya’yı imar etmeniz için muhtaç olduğunuz yer altında ve üstünde demir, bakır, gümüş ve diğer madenlerle ağaçları halkettim. Bunları istihsal ederek mülkümü ziynetlendiriniz." mealindedir. Biraz insaf edelim. Yer altındaki madenlerin işletilmesi, onların sanayide kullanılacak hale getirilmesi bir ilim ve fen işidir; işte müsbet ilim dediğimiz bu bilgileri bize okul öğretir.
Peygamberimiz de bilgi ve bilgiyi teşvik için her biri bir cevher olan nice hadis-i şerif beyan buyurmuşlardır; işte bir tanesi: "İlim ve fen dediğimiz müsbet ilim Çin’de de olsa gidin öğreniniz." buyurmuştur. İnsanlığın terakkisine yararlı olan müsbet ilim, Çin gibi Arap Yarımadası’na çok uzak olan bir ülkede bulunduğu farz edilse bile her tehlikeyi göze alarak bu bilgilerden istifadeyi kaçırmayın manasındadır.
Başka bir hadiste: "Beşikten mezara kadar bilgi öğrenin." deniyor. Manası; insanın okuma çağında, ilkokuldan başlayarak son merhale olan üniversiteye kadar bilgi öğrenin ve bu bilgilerinizi ömrünüz boyunca da artırın mealindedir. Peygamberimizin istediği bu bilgiyi bize okul öğretir.
Diğer bir hadis: "İlim ikidir. Biri beden ilmi dediğimiz müsbet ilim, diğeri dinler ilmidir." Peygamberimizin bize tavsiye ettiği bu ilimleri yine okul öğretir.
Hz. Ali: "Bana bir kelime öğretenin kölesi olurum." diyor. Dünya ve ahiretimize yararlı, faydalı kelimeleri bize ancak okul öğretir.
Yine Hz. Ali: "Çocuklarınızı bugünün değil, yarının ihtiyaçlarına göre yetiştirin." diyor. Atom devrine giren ve kimbilir daha ne hale gelecek olan dünyada; çocuklara atom ve henüz bilmediğimiz diğer bilgileri verecek olan yer yine okuldur.
Yine Hz. Ali: "Bir milletin imkânlarından faydalanmak ve zararlarından korunmak için o milletin dilini öğrenin." diyor. Yabancı dilleri bize ancak okul öğretir.
Atatürk: "Hayatta en hakikî mürşit ilimdir." demişti. Ham insanı olgun insan yapan bilgiyi bize yine okul öğretir.
İmam-ı Azam da: "Bilgili insanın uykusu, cahilin ibadetinden bile kat kat üstündür." buyurmuştur.
İşte görülüyor ki aziz dinleyicilerim; İslam dini ilme, fenne, sanata ve her nevi bilgiye o kadar çok önem vermiştir ki saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Ve bunların satıldığı pazarlar da okullardır. Okulsuz bir memleket cehennemdir. Cehennemde kimlerin barınacağını siz takdir edin. Okullarımızı çoğaltmak, geliştirmek zorunluluğundayız. Halen vatanın birçok yerlerinde bedevi hayatı yaşayan ve insan denilen bu mahlûku okul dediğimiz irfan ocağı, müsbet ilimlerle süsleyecek; memlekete faydalı ve toplum kalkınmasında onları enerjik ve dinamik çalışmalarıyla vatanın kaderini değiştirecek olan kıymetli ve bilgili elemanları seri halinde imal ederek memlekete ve millete hediye edecektir.
Sayın dostlarım; bugün imtihanı vermiş, sınıfını geçmiş bir talebenin huzur rahatlığı içindeyim. Toplum yararına hayırlı bir iş yapmak bir nasip ve bir şans meselesidir. Bana bu mesut şansı veren Allah’ıma çok çok şükürler ederim.
Yarının büyük insanı olmaya namzet olan sevgili Atatürk çocukları, size de öğütlerim var: Vatanınızı, ulusunuzu, okulunuzu, öğretmenlerinizi ve nihayet bütün insanları sevmeye, saymaya çalışın; kötülüklerden kaçının. Size kötülük edenleri bağışlayın. Size iyilik edenleri ise asla unutmayın. Ölülerinize, dirilerinize saygı gösterin. Okulunuzu temiz tutun, güzel kullanın ve her halde iyi bir insan olmaya özenin ve geri kalan milletimizi layık olduğu mertebeye çıkarabilmek için durmadan çalışın.
Sevgili yavrular, okulunuz mübarek olsun, güle güle kullanın.
Bu okulun yapılışı sırasında bizden değerli yardımlarını esirgemeyen, hakikî bir maarifsever olduğuna samimi olarak inandığım kıymetli Valimize; bir ihtiyaç zamanında müracaat ettiğim zaman sempatik ve takdirkâr davranışlarıyla imdadımıza koşan sayın Belediye Başkanımıza; ekibinin yardımlarını esirgemeyen Bayındırlık Müdürüne ve kontrol mühendisi Müslüm Yeniay’a en samimi teşekkürlerimi sunarım. Buraya kadar teşrif buyuran vilayet erkânına, maarif ordusu ve komutanlarımıza, bu mesut törenimize iştirak eden kıymetli dost ve arkadaşlarıma minnetlerimi tekrar eder, hepinizi hürmetle selamlarım. Okulumuz millet ve memleketimize hayırlı olsun.
Cemil KARSLIGİL