On bir ay içerisinde, yedi bin şehidin kanı ile sulanan şehir. Senin için toplandı Büyük Millet Meclisi; senin için kanun yaptı, sana gazilik unvanı verdi. Adaşın Mustafa Kemal, senin için en güzel nutuklarını irad etti, seni kendine ad arkadaşı seçti. Sen Gazi şehir oldun, adaşın Gazi Mustafa Kemal. Çünkü yurduna giren düşmanları sizler attınız; sizler balta, kürek hatta sopalarla savaştınız. Anadolu’ya doğan hürriyet ve istiklal güneşinin ilk ışıkları sizden yayıldı. Sen, at satırınla düşmanı iki parça ettin. Sen dünyaya, vatanın nasıl müdafaa edileceğini öğrettin. Sen Atatürk’e "Gençliğe Hitabesi"ni yazdırdın. Sen, amansız düşmana aman dedirttin. Sen ona: “Fransız Verdünü üstünde Antep adı” dedirttin. Teslim şartlarına karşı olan beyaz bayrağın yerine al bayrağı sen çektin. Sen Şahinler, Karayılanlar, Özdemirler, Söylemezler, Ökkeşler, Aliler, Fedai Mehmetler yarattın. Sen yedi bin şehidin şehadet parmağını havaya kaldıran abideler diktirdin.

Senin için ne söyledi adaşın Mustafa Kemal: "Bütün şehirler, kasabalar ve hatta en küçük Türk köyleri Gaziantep’i kahramanlık misali olarak alabilirler."

Adaşın çok doğru söylemişti; sen yalnız savaşta değil, sulhta ve sanayide de gazilik durumundasın. Çalışkanlar diyarı benim şehrim. Şimdi sizden çok uzaklardayım fakat sizlere çok yakınım, benim Gazi şehrim. Şimdi çalınan davullar, zurnalar, gazilerimizin giydikleri savaş urbaları renk renk geçiyor gözümün önünden. Göğüslerine takmış oldukları İstiklal Madalyası'nın parıltıları güneşi kıskandırıyor. Sen her zaman özgürlük savaşına hazır, sen her zaman sanayi savaşına hazır, sen her an bir vatan yaratmaya hazırsın. Nice 25 Aralıklar sana çalışkan ve kahraman Gaziantep’im. İstediğin her an milyonlarca 25 Aralık yaratacak olası belde, selam sana.