Yazıma, son yıllarda Türk kültürü hesabına sevindirici bir olay olan kitap yayımlarının artması nedeniyle birkaç söz ederek başlayacağım:
Kitap hayat için nurdur. Toprak için suyun değerinden çok daha gerekli olarak; kültür kitapla kaimdir. Ve Lytton’un dediği gibi, en iyi dost ve en sadık sevgili kitaptır.
Reşidiye (Cumhuriyet) İlkokulu'nda kendilerini hiç unutmadığım değerli hocam Şakir Sabri Yener ile ilk, orta ve lise sınıflarında birlikte okuduğumuz aziz arkadaşım Hasan Remzi Çitçi’nin hazırlayıp birlikte yayımladıkları "Gaziantep’te Sanat ve Ticaret Dalları" adlı kitabı inceledim. Okurken o derece zevk duydum; 50 yıl önceki anılarım öyle canlandı ki bahtiyar oldum. Bu güzel yapıtlarından dolayı kendilerini candan kutlarım.
Bu kitap resmî kanaldan yazdırılsa kupkuru bir numaralandırma (enumeration) olurdu. Ancak yazarlar, ilk anda sarıcı ve çekici görünmeyen konuyu öyle hoş ve cazip bir sıralama ve anlatışla sunmuşlar ki insan hayranlıkla karışık bir zevk duymaktan kendini alamıyor.
Amerikalı filozof ve eğitimci J. Dewey’e göre: “Eğitimin amacı yalnızca bilgi edinmek değildir; kişinin karşılaşacağı etkenleri kullanabilmesini sağlamak da gerektir.” Başka deyimle eğitimde ilke; hayat denilen kavga alanında kişiye yeteneklerini bilerek kullanması olanağını, gelişmesini sağlayacak hayat deneylerini vermektir. Böylece değerli yazarlar, Dewey’in teori ile pratiği kaynaştıran “aletçilik” (instrumentalism) kuralına uygun düşen bir eğitimci sistemi izleyerek gerçekten yararlı ve güzel bir kitap meydana getirmişlerdir.
Kitabın İçeriği ve Bölümleri
Kitap, birinci bölümünde alfabe sırasıyla (No: 1. Abacılar)dan 109. sırada (Yemeniciler) ve (110: Yemeni eskicileri)ne kadar belli iş yeri olan sanat ve ticaret erbabını; ikinci bölümde belli iş yeri olmayan sanatçı ve işçileri (111: Ameleler) - (154: Zibilcileri, süprüntücüler)i kapsamaktadır.
Üçüncü bölümde eskiden bulunmayan şimdiki ticaret ve sanat dalları (1: Baklavacılar -eskiden baklavayı kebapçılar yaparlardı-) ve son madde (No: 31- Züccaciyeciler) sayılmıştır. Dördüncü bölümde pazar ve çarşı adları yer almıştır. Beşinci bölümde ise aşağıdaki meslek ve sanatı yapanlar sayılmıştır:
İmamlar
Kar küreyicileri
Kiremit aktarıcılar
Mevlit okuyanlar
Fetvacılar
Külcüler (Evlerden odun ve kömür küllerini satın alanlar)
Sala verenler
Özel okul öğretmenleri
Özel ders öğretmenleri
Göz otacıları (Hasta gözlere toz veya damla koyan pratik sağaltıcılar)
Kabalcılar (Bağ, bahçe ve bostanlardan ürünleri götürü olarak satın alanlar)
Sanat ve Tiyatro Üzerine
Her sanat ve meslek dalına ilişkin açıklamalar o kadar sade, o kadar güzel yazılmış ki kişiye ister istemez yazarları kutlamaya koşmak duygusu geliyor. 120 numaralı çalgıcılardan, 143 numaralı sahan kaymakamcılardan, 8 numaradaki avukatlar ile sayfa 78’de yer alan özel okul öğretmenleri maddelerinden örnekler vermek isterim; fakat yazı çok uzayacak, yalnız (No: 103 tiyatrocular) ile ilgili de sözüm var.
Çalışmasını, yaşayıp eğlenmesini, aynı zamanda Tanrı’ya ibadet etmesini bilen Gaziantepliler; gözlerimde, yiğitlik ve kahramanlık karakterleri yanında tiyatro ve sanatseverlikleri ile de “manevi değerler düzeninin” seviyeli bir derecesine varmış mutlu bir topluluktur.
(No 103, Tiyatrolar: Eskiden Antep’te yerli tiyatro kumpanyaları vardı. Bunlar tuluatçı olmakla birlikte kaliteli eserler, komediler de temsil ederlerdi. Bunların kendi kendilerini yetiştirmiş komikleri...)
Hocam ve arkadaşım, Gaziantep kültür hazinesine güzel bir yapıt kazandırmışlardır. Kendilerini tekrar kutlarım, var olsunlar.