Cemiyetin Kuruluşu: Maarif-i İslâmiye Cemiyeti ilk olarak Maarif-i Mahalliye adı altında kurulmuştu. Bu derneğin kuruluşu şöyle olmuştur: Sene 1881... Bu sıralarda Halep merkezinde Maarif İdaresi adlı bir teşekkül var. Antep’te ise sadece iki okul var. Bunlar Yetim Mektebi ile Rüşdiye Mektebi. Fakat buna karşılık Ermenilerin 7 tane mektepleri var.
Bu seneler zarfında Antep’e bir kaymakam gelir. Adı Rifat Bey'dir. Bu zat Antep’e geldikten birkaç sene sonra, 1895 senesinde, bir sayım sonunda Müslüman Türklerin Antep’te nüfusun çoğunluğunu teşkil ettiğini, fakat buna karşılık gayrimüslimlerden daha az okulu olduğunu görür ve oldukça müteessir olur. Nihayet günlerce düşüncenin mahsulü olarak esas ilhamını Batı'daki demokrasiden alan Kaymakam Rifat Bey; Antep Meclis-i İdare azalarıyla Maarif Şubesi azalarını bir toplantıya çağırır. Toplantının olacağı gün maaş alma günü olduğundan Rifat Bey, toplantıdan evvel veznedarı çağırarak derhal maaşını getirmesini ister. Veznedar derhal Rifat Bey'in maaşını getirip verir.
Rifat Bey maaşını alınca toplantı salonuna girerek elindeki bir aylık maaş tutarı olan 22 altını masanın üzerine dökerek şu konuşmayı yapar: "Arkadaşlar, görüyorsunuz ki memleketimizdeki ekalliyet mektep ve maarif hususunda bizden fersah fersah üstün ve ileridedir. Asıl memleketin sahibi olan biz Müslümanlar eğer harekete geçmezsek netice hüsrandır. Bilenle bilmeyen bir olur mu?
Binaenaleyh bugünkü içtimamız, bizim de bir mahalli maarif teşkilatı kurmamız içindir. Bu iş tabii her şeyden evvel paraya mütevakıftır. Karınca kaderince derler. İşte ben de kendi halime göre bir aylığımın tutarı olan şu 22 altını bu hayır işi için teberru ediyorum. Sizler de gönlünüzden kopanı verin."
Bu konuşma üzerine kaymakamın bu asil hareketi oradaki heyeti galeyana getirir. Hepsi de memleketin zenginlerinden olduğu için kaymakamdan geri kalmamak üzere mali kudretlerine göre teberruda bulundular. Bu hadiseyi müteakip Kaymakam Rifat Bey bir "Maarif-i Mahalliye" nizamnamesi hazırlar. Birkaç gün sonra aynı heyeti tekrar toplayarak taahhütlerini alır. Bu nizamname gereğince de aralarında bir idare heyeti seçerler. Böylece Antep’te ilk olarak bir maarif derneği teşekkül etmiş olur.
Bu Derneğin Gelirleri Nelerdi?
Bu derneğin yaşaması için bazı tedbirler alınır. Her şeyden önce toplumdan gelir kaynağı sağlanır. Ayrıca kurban derileri toplanarak satılıp parası vezneye yatırılır. Cemiyetin bu aktif çalışması toplum tarafından benimsenerek camilerde vaazlar verilir; bu cemiyet gerek maddeten gerekse manen desteklenir. Bundan başka cemiyet, kıymetli yerlerdeki arsaları ucuz fiyata alarak buralarda dükkan ve han inşa edip bunların gelirleriyle de kuvvetlenir.
Okul Yapımına Başlanması
Dernek ilk olarak eline geçen arsaların üzerine han (şimdiki Maarif Hanı olan Belediye Hanı) ve dükkan yaptırmakla yetindi. Antep’te bu derneğin ilk açtığı okul Mahmudiye İlkokulu'dur. Bunun açılması da şöyle olmuştur:
Kaymakam Rifat Bey’in 1311 senesinde ilkokul çağına gelmiş Fehim adlı bir çocuğu vardır. Rifat Bey tabii olarak bu oğlunu ne Ermeni ne de yetim okuluna verebilir. Bunun üzerine şimdiki hükümet binasının önündeki boş bir arsayı satın alıp buraya iki katlı muazzam bir bina diker. Bu binanın alt katı karakol, üst katı ise okul olur. Bu okulun adına da "Mahmudiye İlkokulu" denir. (Bu muhteşem bina Antep Harbi zamanında Ermeniler ve top atışlarıyla yıkılmıştır.)
İşte bundan sonradır ki derneğin eline çok miktarda para geçmesi sebebiyle hızla okul yapımına başlanmıştır. Bunlardan bazıları: Balıklı'da, İki Kapılı Han'ın yanında ve Tabakhane'de Ali Nacar Camii'nin içinde okul açmıştı. Bundan başka yüksekokul kademesinde olan Rüştiye'yi tamir ettirmiştir. Burada şu önemle belirtilmelidir ki bu okulların bütün masraflarını ve öğretmenlerin aylıklarını yine bu dernek öderdi. Ayrıca yüksek tahsil yapmak isteyen kabiliyetli öğrencileri de Amerika’ya tahsile kadar gönderirdi.
Maarif-i Mahalliye Derneği’nin Gelişmesi
Antep Maarif-i Mahalliye Cemiyetinin esas gelişmesi Kaymakam Kâmil Bey zamanında olmuştur. Bu dönem 1902 senesinde başlar. Bu devirde Halep Valisi Mecit Bey, Halep Maarif Müdürü Mahmut Celalettin Bey, Antep Kaymakamı ise Kâmil Bey'dir. Yine bu devirde Antep Maarif-i Mahalliye Komisyonu şu zatlardan müteşekkildir:
Reis: Kaymakam Kâmil Bey
Üye: Mazlum Efendi
Üye: Hacı Osman Efendi
Üye: Nuri Bey
Üye: Abdülkadir Efendi
Katip ve Veznedar: Yasin Efendi
Bu tarihte idare edilen okullar ise: Mahmudiye Mektebi, Mecidiye Mektebi, Hamidiye Mektebi, Selimiye Mektebi, Orhaniye ve Orul Mektebi'dir.
Kâmil Bey kaymakam olarak Antep’te tam iki sene kalmıştır. Bundan sonra 1904’te Antep’e kaymakam olarak Halep Maarif Müdürü Mahmut Celalettin Bey tayin edilmişti. Mahmut Celalettin Bey'in zamanındaki Maarif Komisyonu ise şöyledir:
Reis: Kaymakam Mahmut Celalettin Bey
Üye: Mazlum Efendi
Üye: Hacı Osman Efendi
Üye: Abdülkadir Behçet Efendi
Veznedar: Halil Efendi
Bu komisyon zamanında okul yapımına daha da hız verilmiş ve Antep’te ilk mektep sayısı 10’a yükselmişti. Bu devirde yapılan mektepler: Ferhadiye Mektebi, Süleymaniye Mektebi, Lohan Mektebi ve Osmaniye Mektebi'dir. Bundan başka Antep’te bir ana mektebi vardır; adı Pazarbaşı Nuri Bey Ana Mektebi'dir. Buna Rüştiye ve yetim mektebi ile İmam Hatip Okulu eklenince okul sayısı 15’e çıkar.
Maarif-i Mahalliye, Maarif-i İslâmiye Oluyor:
Bu devrelerden bir az sonra Antep evvela İngilizlerin, sonra da Fransızların işgali altına girince; Antep’e öç almak üzere gelen Ermenilerin Antep Maarif-i Mahalliye Cemiyetinin mallarına sahip çıkması üzerine, o zaman Maarif-i Mahalliye'nin başında bulunan Antep Mutasarrıfı Celalettin Bey ile ilköğretim müfettişi Fettah Bey Ermenilerin bu isteğine dirsek çevirip "Bu cemiyet Maarif-i Mahalliye değildir. Maarif-i Mahalliye-i İslâmiye Cemiyeti'dir." demesi üzerine, halkın "Ellik Ermenisi" dediği bu Ermeniler, karşılarına zorlu kimseler çıkınca bu isteklerinden vazgeçtiler.
Maarif-i Mahalliye-i İslâmiye’nin Tasfiyesi:
Antep Maarif-i Mahalliye-i İslâmiye Cemiyeti önüne gelen bütün zorlukları yenmesini bildi. Hatta savaşı bile. Türkiye Cumhuriyeti ilan edildikten sonra 1926 senesinde Gaziantep’e Vali Talat Bey getirildi. Ayrıca yine bu devirde bir de Maarif Eminliği teşkilatı kuruldu. Antep Maarif Eminliğine de Besim Bey isminde birisi getirildi.
Yine aynı zamanlarda, mahalli maarif teşkilatlarının feshine ve mallarının muhasebe-i hususiyelere devredilmesine dair çıkan kanuna dayanan Valilik karşısında Maarif-i İslâmiye, son çareyi Ankara’da teşekkül eden Türk Maarif Cemiyetine bağlanmakta buldu. Böylece Antep Maarif-i Mahalliye-i İslâmiye Cemiyeti'nin adı "Türk Maarif Cemiyeti Gaziantep Şubesi" oldu. Bu sıralarda bu şubenin reisi Avukat Şefik Barlas idi. Şefik Bey de Antep maarifine çok hizmette bulunmuş bir zattı.
Fakat Vali Talat Bey ile Maarif Emini bu derneği tasfiye etmeyi kafalarına koymuş ve bunun için uğraşıyorlardı. Derneğin mallarını satacak, komisyonu dağıtacaklardı. Ama buna Şefik Bey şiddetle karşı koyuyordu. Sonunda Vali, Şefik Bey'i başkanlıktan azletti. Yerine de o zamanki ilk tedrisat müfettişlerinden Raşit Bey'i getirdi. Komisyonu da dağıttırarak yeniden Reşit Bey tarafından kurdurdu.
Bundan sonra Vali ihtiraslarını gerçekleştirerek cemiyetin bütün mallarını satıp göndermeye başladı. Bu paralarla Bursa'da Türk Maarif Cemiyeti bir kolej açtı ve her sene bir Antepli talebeyi bedava olarak okutacağına Anteplilere söz verdiyse de sonunda yalnız bir sene bir Antepli talebeyi okuttu ve ertesi sene de Antepli parası ile yapılmış bir koleje hiçbir Antepli t
Eğer bu de