Oyun çıkarmak:
Kadın gece toplantıları eğlencelerinden birisi de oyun çıkarmaktır. Orta oyunlarına müşabih olan bu oyunlardan bazılarını çocukken görmüştüm. Aradan uzun seneler geçti. Tabii bunların çoğunu unuttum. Teferrüatını ise tamamen hatırlamak mümkün değil. Bununla beraber ikisinin mevzularını biliyorum; bunları bütün teferrüatıyla tesbit edemezsem de şöyle böyle canlandırmaya çalışacağım.
Eşkili oyunu (1)
Bu oyun iki kişi ile oynanır. Yaşlıca bir bayan ana rolünü alır ve odanın ortasında bir yere oturur, genç bir bayan da kız rolünü alır. Başına bizde meşefe tabir olunan ve eskiden çarşafa girmeyen kızlar tarafından sokakta örtü olarak kullanılan bir örtü ve eline de bir tas alır. Anne yüklüdür (gebe) aşermektedir. Canı eşkili (turşu) istemiştir. Kızını komşulara turşuya gönderir. Kız komik bir yürüyüşle odanın içinde çepeçevre oturan bayanlardan birinin yanına varır:
— Ayşe bacı, Fatma teyze .. diye hitap eder. Babam gideli altı ay oldu. Anamın karnı üç aylık, gönlü eşkili istemiş. Sana selamı var. Eşkili vermeliymişsin.
Deye turşu ister, karşısındaki bayan da:
— Git anam, git, der. Anan oruspu karnındakini hangi döyüstan kazanmışsa eşkiliyi de ondan iste. Benim eşkilim filan yok cevabıyla kızı kovar.
Kız aynı komik yürüyüş ve eda ile anasına gelir ve:
— Ana; Ayşe bacıma gittim, eşkili vermedi ve anan oruspu karnındakini hangi döyüstan kazandıysa git o versin, dedi. d,ye şikayet eder. Artık anadaki baş sallamasını, vücud titremesini görmeli. O namusuna tecavüz edildiğinden ötürü hiddetlenmiştir. Bu kötü haberi gönderenle dövüşecektir. Fakat hasta olduğundan kızının koltuğuna asılacak ve ayakta değil, her ikisi dizin dizin yürüyerek ve her adımda güldürücü sözler sarf ederek o kadının yanına varacak ve onu döverek eski yerlerine avdet edeceklerdir. Oyun bundan ibarettir.
Aynı hal diğer bayanlara da tekrar edilir. Bu süratle gülünüp eğlenilir.
(1) Eşkili: ekşili. Antep'te turşuya eşkili denir.
Deli kıza düğür gelmiş:
Bu da başka bir oyundur. Bunda mevzu daha geniş ve eşhas daha kalabalıktır.
Bir ana oğul var. Ana ihtiyar. Oğul çapkın ve haşarı, işi gücü kuş uçurmak.. Ana oğul yine meydandadır. Oğul elinde ucuna bir mendil bağlanmış uzun bir değnek, ıslık çalarak güvercinleri uçuruyor. Bir ara değneği bırakarak anasına geliyor ve kendini evermesini isteyor. Bu birinci perde.
İkinci perdede ana yanına dost ve akrabadan bir iki kadın alarak düğür gezmeye çıkıyor. Deli kızı görmeye gidiyorlar. Deli kız evlenme cağında bir kızdır. Annesi evde yoktur. Kendisi evde yalnız bulunuyor. O sırada kapı çalmıyor, ve düğürcüler geliyor. Deli kız bunları gülünç tavırlarla göre kapı alıyor. Evin üst başına buyur ediyor. Gösterdiği mindere oturacakları sırada minderi teli için altlarından çekiyor. Düğürcüler, yıkılıp geri kalkıyor ve nihayet mindere oturuyorlar. Fakat ev kirlidir; süpürülmemiştir; dökük, saçıktır. Düğürcüler bu hâlleri görüp burun kıvırıyorlar. Deli kız işin farkına varıyor ve hemen dökük saçık eşyayı şuraya buraya savuruyor; eline bir süpürge alarak yerdeki tozları düğürcüye karşı süpürmeye başlıyor. Düğürcüler bu ve buna benzer hareketler karşısında kızı istemekten vazgeçerek, deli kızın elinden vakayı güç kurtarıyorlar.
Bu arada deli kızla düğürcüler arasında hayli sayam dikkat muhavereler geçiyorsa da bunları hatırlamak mümkün olmadı.
Ceviz Kısmak:
Kadınlar toplantısında oynanan oyunlardan birisi de budur. Oyun şöyle oynanır:
Kadınlar birer eşli iki taraf olur. İçlerinden bir bayan, “Meydanda bir heybe ceviz var. cevizden beşini, onunu, ellisini., Kim kısar.. Kim kısar Fatma kısar" der. Fatma'nın eşi derhal atılıp "kısamaz" cevabını vermeye mecburdur. Bu cevap üzerine birinci "ya kim kısar" deye sorar, o da cevaben başka bir bayanı işaretle "Ayşe kısar" der. Ayşe'nin eşi derhal "kısamaz" demek ve başka birini göstermek zorundadır. Kim şaşırır, eşi için "kısamaz" cevabın yermezse oyunu kaybeder. Kaybeden için hep bir ağızdan mani söylenir. Maninin bir kıt'ası şudur:
Merdinden babam merdinden
Al heybesini ardından
Sen oyna külah sen oyna
Deli… nin derdinden.
Toplayan: A. Nadi ÜNLER
(Devamı var)