Napolyon istilalarını sayıklayan mağrur Fransızlar, nihayet anladılar ki Gaziantep’e trampet çalarak, zafer neşideleri söyleyerek girilemez.

Muzafferiyetleri hülyasıyla yeni bir Osterliç sevdası peşinde koşan gafiller, en sonunda gördüler ki Gaziantep, emperyalist emellere boyun eğecek bir bölge değildir. Fransızlar bilmiyorlar mıydı ki Antep’i müdafaa edenler de vaktiyle Fransız ovalarında at koşturmuş, Avrupa’ya dehşet salmış Attila’nın kanındandır.

Gaziantep bugün Türkiye’nin cenubunda gururla maziye bakan uyanık ve kahraman bir bekçidir. İstenmeyen ve beklenmeyen hadiseler karşısında onun, tekrar mucizeler yaratması için Çankaya ufuklarından belirecek bir işaret yeter.

(İstanbul Cumhuriyet Gazetesi, 1937)