Bu ev; Kürkçüler Mahallesi, Yaralı Sokak’ta olup 1872 yılında yapılmıştır. Duvarları keymıh taştan olup alanı 22-29 m’dir; dış duvarlardan bir tek kapıyla içeriye girilir. Küçük bir giriş kısmından sonra ikinci bir kapıdan bahçeye girilir.

Bu kapıdan 17 m kadar ilerledikten sonra güneye bakan bir merdivenle karşılaşılır; bu merdiven beş basamaklı bir çıkıştan sonra iki kola ayrılır. Bu kol, güneye bakan odalara doğru kıvrılır. Yine bu merdivenin kenarında, çıkarken tutunmak için iki santimetre eninde, şekil verilerek yapılmış demir parmaklıklar vardır.

Bahçenin güneybatısında mutfak, kuzeydoğusunda bir musluk ve altında 1,5x1,5 m boyutlarında taştan oyulmuş bir curun bulunmaktadır. Curunun biraz ilerisinde, giriş kısmının yanında; her evde bulunan, şire yaparken üzüm tepelemeye yarayan taştan oyulmuş bir sal bulunmaktadır. Bu sal, bir metre yüksekliğinde iki taş sütun üzerine oturtulmuştur. Giriş kısmının sol tarafında da hela bulunmaktadır. Bahçenin boşta kalan çevreleri çiçekliklerle, ağaçlarla süslüdür. Mutfağın önünde bir asma vardır; diğer boşluk kısımlar ise beyaz ve kara taşlarla, motiflerle döşenmiştir.

Oda kısımlarına gelince; bura iki katlı olup güneye bakan tarafın iki katı da aynı şekilde yapılmıştır.

Güneye bakan alt kat: Bu kısım bir oda, bir sandık odası ve bir kaya odadan ibaret olup ayrıca oda kapısının yanındaki bir kapıyla girilen bir ahır ve bunun devamı olan bir mağaradan teşekkül eder. Oda kapısının önünde bir eşiklik vardır; burası odadan biraz engindir. Oda üç pencereli olup pencerelerin dış kısımları demir parmaklıklıdır; bu pencerelerin üzerinde de kuş pencereleri bulunur. Odanın diğer üç duvarında dolaplar bulunmaktadır; bu dolaplardan eşikliğin yanında bulunanı yiyecek, diğer dolaplar ise yatak koymak içindir. Yatak dolaplarının tam ortasındaki dolap kapaksız olup işlemeli tahtalarla süslenmiştir; iç kısmı ayna ile kaplanmıştır. Tavandan bir metre aşağıya kadar tahtayla kaplanmıştır; bu tahtaların üst kısımları 25 cm boyunda, dantel şeklinde işlenmiş, üçgen biçimli boyalı tahtalarla süslenmiştir. Bu oda kadın misafirler içindir; bu odanın içinde bulunan iki kapıdan biri sandık odasına, diğeri ise kaya odaya açılır.

Kaya oda; misafir odasından iki basamak çukurda olup dikdörtgen şeklinde kayaların içine oyulmuştur. Burası serin olduğundan, sıcakta bozulacak yiyecekleri koymak için kullanılmaktadır. Sandık odası ise misafir odasından beş basamak yüksekte olup sandık ve bazı eşyaları koymaya yaramaktadır. Sandık odası, tavana yakın olan dört kuş penceresinden ışık almaktadır.

Misafir odasının yanında bulunan kapıdan ahıra girilmektedir. Burası bahçeden üç basamak aşağıdadır; ahır şeklinde yapılmış ise de yeri uygun görülmediğinden bazı değişiklikler yapılarak odun ve kömürlük hâline getirilmiştir. Buranın içerisinde bulunan bir kapı ile de mağaraya girilmektedir. Mağara da odunluktan dokuz merdiven aşağıda olup kayanın içine oyulmuştur. O zamanlarda harp olduğu vakit kadınların saklanması içinmiş; duvarlar kandil koymak için oyulmuştur.

Buraya kadar olan kısım, güneye bakan kısmın alt katını teşkil etmektedir. Üst kat da alt katta bulunan misafir ve sandık odasının aynısıdır. Tek farkı, alt kattakinden ayrı olarak bir çatı katı bulunmasıdır. Çatı katına sandık odasından bir merdivenle çıkılmaktadır. Buraya seneden seneye bir defa lüzumlu olan eşyalar konulur. Yukarı kattaki oda ise erkek misafirler içindir. Çatının üzeri kiremitle örtülmüş olup etrafı tahta oymalı saçaklarla çevrilmiştir.

Batıya bakan tarafta alt kat; bir oda, bir sandık odası ve bir banyodan ibaret olup sandık odasına ve banyoya bu odadan girilmektedir. Bu oda evin büyüğüne aittir. Oda kapısının yanında kiler kapısı vardır. Kiler ise dört duvarı taştan bir odadan ibarettir. Yukarı katta ise biri küçük, diğeri büyük iki oda; odalara ait sandık odaları ve çatı katı vardır.

Batıya bakan iki kat, harpten önce güneye bakan taraf şeklinde iken harpte harap olduğundan tekrar yeniden yapılmıştır. Şimdiki hâli ise yeni yapılan evleri andırmaktadır.

Güneye bakan tavanlar köşe olup şekil verilmiştir; renkli yağlı boya ve tabiat tabloları ile tavan süslenmiştir. Mutfak ise yamuk şeklinde olup uzun kenarında üç penceresi vardır. Bu pencerelerden bir tanesinin içi oyularak küllük (buraya küllü su konularak çamaşır günlerinde kullanılır) yapılmıştır. Diğer duvarlarda ise ocak vardır; mutfağın üzeri toprak olup kışları burası loğlanırmış.

Bu model evlerde; kiler, mutfak ve odalar birbirine çok uzak olduğu için yorucu ve kullanışsızdır. Mevsimlere göre güneşin az veya çok gelişine göre yapıldığı için sıhhîdir. Ayrıca binanın içinden ayrı olarak binek hayvanları beslemek için ek kısım yapılmıştır; bu, binanın arka kısmındadır.

Not: Bu yazı, 1961 yılında Gaziantep Kültür Derneği tarafından tertip edilen "Gaziantep’in Eski Eserleri" konulu yarışmaya katılan yazılardan biridir. Aysel ARPACIOĞLU