Yeni üniversiteler ve yüksekokulların açılması konusunda Ankara’da “Yükseköğrenim Müesseselerinin Gelecekteki Nitelikleri, Sayı ve Yerlerinin Tesbiti” adı altında bir şûra kurulduğunu gazetelerden öğrenmiş bulunuyoruz. Yeni üniversiteler ve yüksekokulların açılması konusundaki görüşümüzü Sayın Şûra üyelerine ve muhterem devlet adamlarımıza saygı ile sunarız:
DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU İLE GAZİANTEP BÖLGESİ BİRBİRİNDEN AYRILMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR BÜTÜNDÜR
Kuzeyde Sinop Burnundan, güneyde İskenderun Körfezi’ne çekeceğimiz bir hatla Türkiyemizi batı ve doğu diye iki büyük parçaya ayıracak olursak, doğuda kalan büyük parçada Gaziantep’in en büyük şehir olduğunu görürüz. 1927 yılından beri yapılan bütün genel nüfus sayımlarında Gaziantep şehri, tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük şehri olduğunu ispat etmiştir. Haritaya baktığımız zaman güneyde bir hudut şehri gibi gözüken Gaziantep’in; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük ticaret, sanayi ve kültür merkezi olmasının sebepleri üzerinde, ilim ve devlet adamlarımızın önemle durmalarını dileriz. Yine haritaya baktığımız zaman Gaziantep ve çevresinde nüfusu on binleri geçen İskenderun, Osmaniye, Antakya, Maraş, İslâhiye, Nizip, Kilis, Birecik, Besni gibi kasaba ve şehirlerin kümelendiğini görürüz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun başka hiçbir köşesinde kasaba ve şehirlerin bu kadar sık kümelendiğini görmek mümkün değildir.
Osmanlı Devleti zamanında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun ticaret ve sanayi merkezi Halep ve Şam, limanı Beyrut’tu. Cumhuriyet devrinde ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun ticaret, sanayi ve kültür merkezi Gaziantep; limanı İskenderun olmuştur. Gaziantep şehrinin yeni kurulan mahalleleri, sokakları, otelleri, hanları, pazarları: Vanlılar, Erzurumlular, Karslılar, Elazığlılar, Mardinliler, Bitlisliler, Malatyalılar, Sivaslılar, Karadenizli ve Urfalılarla doludur. Gaziantep’in kaderinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya, doğu ve güneydoğunun kaderinin de Gaziantep’e sıkı sıkıya bağlı olduğunu halkımız çok iyi bilmektedir. Gaziantep, Doğu ve Güneydoğu’nun ayrılmaz bir parçasıdır. Doğu ve Güneydoğu’nun dertlerinin çarelerini ve hızlı kalkınma yollarını Gaziantep’ten ayrı düşünmek; sosyal ve ekonomik kanunlara olduğu kadar, coğrafî ve beşerî gerçeklere de tamamen aykırıdır. Gelen giden birçok Cumhuriyet hükûmeti bu gerçekleri çok defa göz önünde tutmadıklarından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yapılan milyarlık yatırımlar, bu bölgelere yeterli canlılığı getirememiştir.
Biz ise yurt gerçeklerinin ışığı altında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun süratle kalkınması için Gaziantep’te acele kurulması gereken yükseköğrenim müesseselerinin en önemlilerini aşağıya sıralamış bulunuyoruz:
GAZİANTEP SOSYAL ARAŞTIRMA MERKEZİ
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun davaları Türkiye aydınları tarafından ilmî ölçülerde bilinmemektedir. İleri sürülen hâl çareleri, çok defa faraziyelere ve tahminlere dayandığından bu bölgeler halklarınca gülünçlükle veya kayıtsızlıkla karşılanmaktadır. İlmî zihniyetle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun gerçeklerinin ve dertlerinin tespit edilmesi için Gaziantep’te bir sosyal araştırma merkezinin acele kurulması gerekir.
Gaziantep bölgesi Türk halkı, 9 asırdan beri güneyden saldıran Arap kültürüne ve doğudan gelen İran kültürüne karşı başarılı bir direniş göstermiştir. Gaziantep bölgesine gelip yerleşen, Kürtçe konuşan halkların kısa zamanda Kürtçeyi terk ederek eski ana dilleri olan Türkçeyi yeniden benimsedikleri de başka bir gerçektir. Gaziantep bölgesi halkı Türk kültürünü tamamen benimsemiş, tam bir millî kütle olmuşlardır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkının ticaret ve sanayi alanında da Gaziantep bölgesini tercih ettiği, coğrafî ve ekonomik hakikatlerdendir. Bu gibi gerçeklerin ilmî yollarla tespit edilmesi; devlet planlamasında göz önünde tutulması bir zarurettir.
GAZİANTEP EĞİTİM ENSTİTÜSÜ
9 asırdan beri güneyden saldıran Arap kültürüne karşı başarı ile karşı koyan, doğudan gelen İran kültürü saldırısını her defasında durdurup yok eden, millî birlik bilincine erişmiş, millî meselelerde derhal kendiliğinden tepki gösterebilen Gaziantep bölgesinde, bir eğitim enstitüsünün acele faaliyete geçirilmesi çok faydalı olacaktır. Millî şuuru yüksek halk kütleleri arasından seçilecek öğrencilerin, mezun olduktan sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da çok önemli ödevler göreceklerine inanıyoruz.
(Fotoğraf: Süratle gelişmekte olan Gaziantep’te bir cadde: Gaziler Caddesi’nden bir görünüş. 1965) (Fotoğraf: Gaziantep’te yeni kurulan caddelerden biri: İnönü Bulvarı. 1965)
TİCARÎ İLİMLER AKADEMİSİ
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun mahsullerinin alınıp satıldığı, bu bölgelerin en büyük ticaret merkezi olan Gaziantep’te bir ticarî ilimler akademisi kurulması çok faydalı olacaktır. Doğu ve Güneydoğu ovalarının sulanması uğrunda devletin milyarlar harcamaya başladığı bu yıllarda, doğunun mahsulünü değerlendirecek olan ilmî kültürle mücehhez kaliteli tüccarlara ve uzmanlara da bol sayıda ihtiyacımız olacaktır. Doğuyu en iyi tanıyan Gaziantep bölgesi halkından yetiştirilecek elemanların, Doğu ve Güneydoğu’ya daha çok faydalı olacağı kanısındayız. Gaziantep’te kurulacak bir ticarî ilimler akademisi için bina ve öğretim üyeleri durumu da müsaittir.
VETERİNER FAKÜLTESİ
Asırlardan beri Doğu ve Güneydoğu Anadolu; Irak, Suriye, Lübnan ve Arabistan’ın et ambarıdır. Cumhuriyet devrinde de alınan bütün önleyici tedbirlere rağmen güney devletlerine yapılan hayvan kaçakçılığı önlenememiştir. Güney devletleri halklarının biz Türklerin hayvan mahsullerine şiddetle ihtiyaçları vardır. Çok geri ve ilmî olmayan usullerle yürütülen hayvancılığın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kalkınması için Gaziantep’te bir veteriner fakültesine ihtiyaç vardır. Hayvancılık aynı zamanda büyük sermaye ve müteşebbis işidir. Hayvancılığın istediği şartların çoğuna elverişli Gaziantep’te tercihen bir veteriner fakültesi kurulması çok faydalı olacaktır.
GAZİANTEP ZİRAAT OKULU
Gaziantep bölgesi köylü halkının yüzde doksanı geçimini üzüm, fıstık ve zeytinden sağlar. Bol döviz sağlayan fıstığın daha bol yetiştirilmesi, zeytin bahçelerinden ve bağlardan daha kaliteli ve bol mahsul almak amacı ile Gaziantep bölgesi köylüsüne ilmî usulleri öğretecek elemanlara şiddetle ihtiyaç vardır. Gaziantep köylüsü kendi çocuklarının ziraat okullarında okuyarak daha bol fıstık, daha kaliteli zeytinyağı ve üzüm yetiştirmenin yollarını öğrenmelerini candan arzu etmektedirler. Ziraat okulunun açılması için Gaziantep Ziraî Araştırma Enstitüsü binaları elverişli olduğu gibi öğretici eleman bulmak da kısmen mümkündür.
(Fotoğraf: Gaziantep’te yeni kurulan mahallelerden biri: Kavaklı Mahallesi Ordu Caddesi’nden bir görünüş.)
GAZİANTEP TIP FAKÜLTESİ
Osmanlı Devleti zamanında Gaziantep’te bir tıp fakültesi vardı. Amerikan misyonerleri Gaziantep’in kilit noktada bulunduğunu bundan yıllarca evvel takdir etmişler; Osmanlı topraklarında ilk hastanelerden birini Gaziantep’te kurmuşlar ve bu hastane hâlâ yaşamakta, her yıl yüzlerce Doğu ve Güneydoğuluyu tedavi etmektedir. Tıp fakültesi ise Cumhuriyet devrinden evvel Beyrut’a taşınmıştır. Doğu ve Güneydoğu’dan Gaziantepli hekimlere her gün yüzlerce hasta gelmektedir. Hatta Suriye’den gelen hastalara da sık sık rastlanmaktadır. Değerli hekimlerin ve tesislerin bulunduğu Gaziantep’te bir tıp fakültesinin kurulması çok kolay olacaktır. Gaziantep’te yetişecek yeni hekimlerin doğuda ödev almaları da zor olmayacaktır.
GAZİANTEP TEKNİK OKULU
1965 Genel Nüfus Sayımı’na göre nüfusu 160.000 kişiye yaklaşan Gaziantep şehrinde yaşayan insanların yarıdan çok fazlası geçimini sanayi ve küçük sanatlardan sağlar. Gaziantep’te çok büyük bir sanayi potansiyeli bulunduğu uzmanlarca da tespit edilmiş ve Gaziantep devlet tarafından küçük sanayi pilot bölgesi olarak ilan edilmiştir. Gerçekten Gaziantep, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük sanayi merkezidir. Doğulu halk birçok ihtiyacını Gaziantep bölgesinden temin eder. Doğulu tüccar hayvan ve ziraat mahsullerini Gaziantep bölgesine getirip satar; Gaziantep’ten aldığı sabunu, mensucatı, kilimi, ayakkabıyı, pekmezi, şekerlemeleri, üzümü, mobilyayı ve aletleri yurduna götürüp satar. Makinesi ve arabası bozulan Doğulu, tamir için tercihen Gaziantep’e gelir. Arabasına karoseri ve boyayı tercihan Gaziantep’te yaptırır. Birçok oto yedek parçasını tercihan Gaziantep’ten alır. Oto lastiklerini Gaziantep’te yeniletir. Buzdolabı, radyo gibi Gaziantep’te yapılan sanayi mamulleri de tercihan doğuya sevk edilir. On binlerce genç ilmî kültürden mahrum olarak, Gaziantepli ustasından edindiği pratik bilgilerle Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkına faydalı olmaya çalışır. Gaziantep’te kurulan Gaziantep Erkek Sanat Enstitüsünün ilmî zihniyetin yerleşmesinde olumlu tesirleri görülmeye başlamıştır. Yeni yapılan enstitü binaları bir teknik okul açılmasında çok müsaittir. Teknik okulun vakit kaybedilmeden Gaziantep’te açılması, gelişmekte olan sanayi kollarında kalite ve bol randımanın alınması için eleman yetiştirmesi bir zaruret hâlini almıştır.
SONUÇ:
Yeni yükseköğrenim müesseselerinin yerlerini ve niteliklerini tespit için yurdumuzun her bölgesinin ayrı ayrı imkân ve şartlarını tespit edecek daimî bir komisyon kurulmasını, bu komisyonun her bölgeden gelecek talepleri mahallinde bizzat incelemesini, masa başı tahminlerden ve faraziyelerden kaçınmasını candan dileriz. İlmî yoldan gidildiği takdirde Gaziantep bölgesinde kurulacak ve yukarıda bahsettiğimiz okullara öncelik tanınacağını, 9 yıldan beri Gaziantep Kültür Derneği çatısı altında yapılan sosyal araştırma çalışmalarından anlamış bulunuyoruz.
Saygılarımla, Gaziantep Kültür Derneği Başkanı Hulusi YETKİN