13 Eylül 1959 tarihi dünya tarihinde yeni bir dönüm noktasıdır. İnsanoğlu yer çekimi hudutlarını aşmış ve bir dünyaya bağlı kalmaktan çıkmıştır. Sovyetlerin Lunic 2’si 13 Eylül 1959 tarihinde aya ulaşmış ve insanlık ay yolunda bulunuyor. İlim ve teknik sayesinde insanlık, pek yakında aya ve yeni yeni dünyalara muhakkak gidecek.

Fezanın kapıları insanoğluna füzelerle, peyklerle açılmış bulunuyor. Bir Sovyet füzesi aya yetişirken, bir Amerikan peyki arzımızın etrafında yeni bir suni dünya oluyor.

İleri milletler ilme gereken önemi verdiklerinden yeni yeni bilgi ve tecrübelerle, teknik ilerlemelerle her sahada başarılı neticeler alıyorlar. Birbirine zıt rejimlerle idare olunan Amerika ile Sovyetlerin aldığı parlak neticeler, sahip oldukları rejimlerden ileri gelmiyor; ilme ve ilim adamlarına, bilgiye verdikleri büyük önemden bu parlak neticeler doğuyor. Halkın hayat seviyesi yükseliyor.

İlmin sağladığı yeni imkânlar ve ufuklar karşısında Türkiye’mizin hâli her bakımdan üzüntü vericidir. Aydınlarımızın ezici çoğunluğu ilim zihniyetinden, hür düşünceden mahrum; basit "sen-ben" kavgalarıyla meşgul. Büyük Atatürk’ümüz: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." demiş. Bu vecizeyi her yere yazmışız ve tekrar eder dururuz. Fakat ezici çoğunluğumuz bu fikri benimsemiş göründüğü hâlde tatbik edememektedir. İşlerimizi çok defa ilim zihniyetiyle değil, gelişigüzel yürütüyoruz. Yapılanları ilim zihniyetiyle incelemeden gelişigüzel kötülüyoruz. Yurt için gerçekten çalışanları düşünmeden, yersiz tenkit ederek çalışma gayretlerini kırıyoruz. Kabahati bizde değil, daima başkalarında buluyoruz. Hülasa: Her davranışımızda bilgiye, fikre, ilme yan çiziyoruz.

Lunic 2’nin aya varışı bütün Türk aydınlarına sert bir ihtar olmalıdır. Türkiye’nin geleceğinin ilim zihniyetinden teminat altına alınabileceğini artık anlamamız gerekiyor.

Hulûsi YETKİN