Üstat, ölümünden evvel söylediği son bir beyit ile Allah’tan soruyor:
“Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazîn, Bir çâre yok mudur buna yâ Rabbelâlemîn?”
Ne sorarsın ey ölmez şair? Büyük Allah’tan sorduğun, istediğin tarzda yaşamanın çaresini, sırrını, tılsımını sen bulmuşsun. Allah onu sana ihsan etmiş. O, sana öyle bir kuvvet, öyle bir kudret vermiş ki yeryüzünde Türklük bâki kaldıkça, yani kıyamete kadar sen köhnemeden, pörsümeden, kolların, bacakların titremeden terütaze, hep 20 yaşında bir delikanlı imişsin gibi içimizde yaşayacaksın! Evet, sen de mukadder akıbete kavuştun. Ölüm, senin de fâni vücudunu aldı, götürdü; fakat:
“Koptu evden acı bir vâveylâ, Odalar inledi: Leylâ, Leylâaa!”
diye (Nazar) adlı şiirinde kubbeyi inleten hoş sesindeki ahengi hiçbir kuvvet alıp götüremeyecek.
O ölmez şiirlerindeki tannan sesinle her zaman gökkubbeyi çınlatacaksın ve yaşayacaksın; müsterih uyu!
Şakir Sabri YENER