Gaziantep’te Mizah


Bundan 80 yıl evvel Antepli Varvur Osman adında, köylerde çerçilik yapan bir kimse varmış. Bir kış günü merkebine yüklendiği bir çuval havucu yazı köylerinden birine götürüp satmak istemiş. Fakat vardığı köyde hiç kimse yokmuş; sormuş, "Yakın bir köye köy halkı düğüne gitti." demişler. Hemen yolunu düğün olan köye çevirmiş. Köyün yakınındaki köprüye gelmiş; karşıdan Osman Ağa’nın geldiğini gören köy kadınları ve kızları, Osman Ağa köprüden henüz geçmeden onu görmüşler. Geriden, "Aman, çuvalında neler var?" diye sormuşlar. Osman Ağa, "Havuç, havuç!" diye cevap vermiş. Bu sırada Osman Ağa şu türküyü söylemeye başlamış:


Hele köprüyü geçelim

Çuvalın ağzını açalım

İrisini ufağını seçelim

Ammin size havuç versin


Babanın adı Musa mı?

Amminin sakalı köse mi?

Uzun mu istersin, kısa mı?

Ammin size havuç versin


Şuradan buradan gelirler

Beni de geriden bilirler

"Bana da ver." deyü gülerler

Ammin size havuç versin


Şu karşıdaki arılar

Gelinler, kızlar zarılar

Çuvallarım yarılar

Ammin size havuç versin


Çuvalı indirmeli

Ağzını döndürmeli

Varvur sizi bilmeli

Ammin size havuç versin


Osman Ağa köprüyü geçmiş, düğün yerine gelmiş. Bütün köylü kadınları, kızları, gelinleri başına toplanıp havuçları kapışmaya başlamışlar. Bu sırada düğün sahibi, Osman Ağa’nın çuvalının bedelinin bir misli fazlasını verip havuçları düğün misafirlerine dağıtmış. Tam Osman Ağa’nın da keyfi çatmış.


Düğündeki kadınlar, kızlar, gelinler: "Osman Ağa bir halay çekelim." diye yalvarmışlar ve onu oyuna kaldırmışlar. Hep el ele yapışan kadınlar büyük bir halka çevirmişler. Osman Ağa da aralarında kadınlarla el ele yapışmış ve demiş ki: "Ben ne söylersem siz de onu söyleyin." "Pekiyi." diye kabul etmişler. Osman Ağa, "Keşkelem deyiniz." demiş. Oyun başlamış:


İlkbahar gelse

Çiçekler hep açsa

Kızlar çiçek toplasa

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem


Sarı çiçek sararsa

Güllerde bülbüller şakısa

Gelinlerin kızların başına konsa

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem


Güzel gelinlerin başına konsa

Birinden inse ötekine konsa

Ben de birinden insem ötekine binsem

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem

Keşkelem Osman keşkelem


Kadınlardan biri sözün nereye vardığını bir zaman sonra anlamış; "Be... ee... Aman ne söylüyor!" demiş, işi anlamış. Herkes gülüşerek oyunu bırakıp dağılmışlar.


Not: Bu mizahı 1955 yılında Tüfekçi Vahit Yıldırımdemir’den tespit eden Emekli Öğretmen Mustafa Güzelhan’dır.