Şer’i mahkeme ve evkaf sicil kayıtlarında bugüne kadar yaptığım incelemelerden çıkardığım sonuca göre vaktiyle Gaziantep’te 25 tane medrese mevcuttur. İşte adları:
Fethiye (Tarîhacıömer), Ahmet Çelebi, Çamurca, Ebülhüda, Ferferi, Hüseyinağa, Cenanizade Emin Efendi, Hacı Osman, Basmacızade Hacı Ömer Efendi, Kariye, Küşadiye, Kuzanlı, Mihaliye, Voyvoda, İbrahim Ağa, Nakip, Sunguriye, Osmanağa (Hacı Osman’la aynı şahıs ve medreselerin de aynı olması ihtimali vardır), Zülkadiriye, Debbağ Efendi, Ayşe Bacı, Hüseyin Paşa, Ali Nacar, Tahtanı medreseleri.
Bu medreseleri tesis edenler; öğretmen ve öğrenciler için binalar yaptırmış; binaların bakımları, öğretmenlerin ve odacıların ücretleri için akar tahsis etmişlerdir. Medreseleri kurup yaşamaları için akar bırakanlardan başka birçok hayır sahibi tarafından da aynı maksada hizmet etsin diye ilave vakıflar tesis eylemişlerdir. Bazı evlat vakıflarında belli medreseler için hisseler ayrılmıştır. Bütün bu medreseler ve tahsis edilen vakıflar, bu memleket evlatlarının okumaları ve çağdaş bilgilerin kazanılması için kurulmuştur. Bugün yurdumuz bir ilkokul sıkıntısı içinde sürünüp gidiyor. Böyle bir ortam içerisinde insanın aklına hemen şu soru gelmektedir:
"Bu medreselerin binaları, tahsis edilen mallar ne oldu?" Duyduğumuza göre bunların büyük bir kısmı, Maarif-i İslâmiye Cemiyeti’nin akıbetine uğramış ve uğramaktadır. Satılarak bedelleri merkeze gönderilmiş, başka yerlere harcanmıştır. Hâlen de aynı şey yapılıyor.
Bu da birinci hareket gibi Gaziantep’i horlamanın, ona önem vermemenin başka bir örneğidir. Biz Gaziantepli olarak satılanların iadesi ile bu maksada harcanmalarını, hâlen mevcut bulunanların da tahsis edildikleri amaca yöneltilmelerini istiyoruz.
Cemil Cahit GÜZELBEY