İklim şartları göz önüne alınmazsa sakıt iktidar devrinde açılan bazı şeker fabrikalarının külfet ve verimi, üniversite için de düşünülebilir. Diyarbakır’ın kışın dondurucu soğuğu, yazın kavurucu sıcağı; Adana’nın yılın dokuz ayı süren cehennem havası burada talebe ve profesör tutar mı? Hiç zannetmiyoruz. Halbuki Gaziantep için böyle bir mahzur varit değildir. İklim işi bilhassa öğrenci bakımından düşünülmelidir. Hamamın göbek taşında ilim yapılmaz. Bunun için Diyarbakır ve Gaziantep’te ayrı ayrı iki üniversitenin açıldığını düşünelim. Yer hakkında karar vereceklere söyleyeyim ki Diyarbakır’ın koltuğundaki Mardin bile Gaziantep’i tercih eder. Bu hâl, iklim şartlarının kaçınılmaz icabıdır.
Diğer iki şart az çok birbirine tedahül etmektedir. Türkiye haritasını önünüze yayalım. Üniversite ve şubeleri olan yerlerin, Güney Üniversitesi’nin kendilerince açılmasını isteyen şehirleri ayrı renklerle işaretleyelim, bir kıyaslama yapalım: Görülecektir ki mevcut üniversitelere en uzak yer Gaziantep’tir. Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’in üniversitelerine; Diyarbakır ve Malatya, Erzurum’a Gaziantep’ten daha yakındırlar. Böyle bir durum karşısında artık nerenin tercih edilmesi lazım geleceği üzerinde münakaşaya yer yoktur. Adana’dan Ankara’ya bir gecede otobüsle gitmek mümkündür. Öğrenciler ara sıra hafta tatillerinde bile memleketlerine gelebilirler. Aynı düşünce Erzurum için de varittir.
Gaziantep her bakımdan bir bölge merkezidir. Maraş, Urfa, Adıyaman, Hatay illerinin tam orta yerindedir. Yanı başında üniversitelere yüzlerce öğrenci gönderen aydın bir Kilis; akıllara hayret veren bir hızla gelişen ve birçok evladı yüksek tahsil yapan Nizip; Maraş’ın vilayetlerle boy ölçüşen münevverler diyarı Elbistan; aynı evsafta Besni; eski bir kültür merkezi olup Doğu vilayetlerinin birçoğundan fazla yükseköğrenim talebesi bulunan Birecik ve Halfeti var. Bunlar, bir üniversiteyi besleyecek öğrenci kaynağıdırlar.
Bir üniversite açılırken yaşama ve gelişme imkânları en başta aranır. Şuraya veya buraya kurulmasına karar verilmeden önce; sıraladığım şartların, aklımıza şu dakikada gelmeyen diğer gerçeklerin mahallinde inceden inceye ayrı ayrı tetkiki ve birbirleriyle mukayesesi, bundan elde edilen müspet kanaate dayanılarak karar verilmesi iktiza eder.
Gaziantep adı geçen şehirlerin hepsinden daha muhtaç, layık ve şartları haizdir. Yıllardan beri iktisadi bakımdan ve imar işlerinde hep son plana atılan Gaziantep, eğer bu fırsattan da mahrum edilirse ömrü ebedî bir hüsran içinde geçecektir.
(Gaziantep’te Yenigün’den)