5 Mart 1964 günü vilayet toplantı odasında Vali Vekili Behçet Kepkep’in başkanlığında UNESCO komitesi ikinci toplantısını yaptı. Dr. Kemal Ahi’nin açışından sonra ilk sözü; UNESCO Halk Sağlığı Eğitimi Gaziantep Komitesi İkinci Başkanı Lütfi Söylemez aldı. Komite adına Ankara’daki toplantıya temsilci olarak gitmişti; her ayın ilk cumartesi günleri yapılan bu toplantının havasını anlattı. Millî Eğitim sağlık teşkilatı adına Avrupa’da bir tetkik gezisine gidip dönmüş olan bir mütehassısın okul hijyeni bakımından topladığı bilgileri aktardı. Gaziantep Millî Eğitim Müdürü’nün de bu konularla ilgilenmesini temenni etti. Okullarda çocukların temizlik ve taharet konularında bilgili yetişmelerini ve bunların her okulda tatbiki olarak da yapılmasını istedi. Birçok okulumuzda sabun değil, suyun bile güç tedarik edildiğinden yakındı.

Belediye Başkanı İ. Tevfik Kutlar, bütün gayretlerin birleştirilip el birliği ile sinek mücadelesinin yapılmasını söyledi. Bu muazzam işle sadece belediyenin savaşmasına imkan olmadığını, eğer "yapılır" denirse bunun sözde kalacağını, her hakikatin açıkça söylenmesinde fayda olduğunu ifade etti. Emeklerin kaybolmaması için UNESCO'dan bu iş için bilgili bir yol gösterici mütehassısın istenmesini ve mücadele için yapılacak iş bölümünde vazifelerin isimlendirilmiş şahıslara dağıtılıp onlardan iş istenmesini ifade etti.

Sağlık Müdürü Cemal Alagöl; sinekle mücadele işinin biraz da bir kültür ve görgü işi olduğunu, şehrin belediyecilik ve kültür durumunu ortaya koyarak bu şartlarda neler yapabileceğinin düşünülmesini, nazari olarak masa başında ortaya atılacak tedbirlerle bir mücadele yapılamayacağını söyledi. Şehir içinde bulunan ağılların dışarı çıkarılması için gerekli kanuni hazırlıkların şimdiden yapılmaya başlanmasını; bu iş oluncaya kadar mevcut ahır ve hayvan besleme yerlerinin fenni şekilde temizlenmelerinin temini ve bunun kontrolünü istedi.

Belkıs Ander, tabakhanenin şehrin içinde bulunmasının temizlik ve sinek bakımından mahzurlarını saydı ve bunun dışına çıkarılmasını temenni etti.

Tekrar söz alan Belediye Başkanı İ. Tevfik Kutlar; belediyenin temizlik işleri ile vazifelendirdiği 305 temizlik amelesinin olduğunu, ara sokaklara kadar giden hoparlörle teçhiz edilmiş ciplere bindirilen ekipler vasıtasıyla çöp atılmaması, yerlere tükürülmemesi gibi aydınlatıcı ikazlar yapıldığını, 19 yerde kanalın ıslahı için çalışmalar yapıldığını, ana caddelerden geçen kanalların toprak seviyesinden az derinlikte bulunduğu için yağmurlu havalarda taşmalar olduğunu ve bunların ıslah edilmekte olduğunu anlattı. Tabakhanenin Humanıza çıkarılması için 20 sene önce vilayet hıfzıssıhha kurulunca karar alındığını fakat karar almanın başka, tatbik etmenin başka şey olduğunu; bazı kararların kişi menfaatiyle ilgili birçok sebepten derhal tatbik edilemediğini, bu sene bu kararın tatbiki için gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi. Belediyenin tek başına başarısının az olacağını, "kanun ve mevzuat müsait değildir" diyerek yardımdan kaçınmanın doğru olmayacağını, memleket menfaatine uygun olan bazı işlemlerde kanunların zorlanabileceğini, bu suretle el birliği yapılırsa iyi sonuçlar alınabileceğini ve memleketin hayrına olan işlerde ufak kanuni hatalar olsa bile bunun müfettişlerce daima iyi niyetle karşılanacağını ifade etti.

Sıtma Eradikasyon Başkanı Dr. Mehmet Ali, sinekle mücadele için halkın eğitiminin şart olduğunu, mücadele ekiplerinin de bu konuda yetişmiş elemanlar olmasını, güçlükle tedarik edilen ilaçların israf edilmemesi için bunların nerelere döküleceğinin iyice bilinmesi lazım geldiğini, mesela bir berber dükkanı ilaçlanırken ilacın döşemeye sıkılmasının israf olduğunu ifade etti.

Dr. Lütfi Söylemez; ilaçlanacak yerlerin tespiti ve bunların kontrolü işinde hekim, sağlık memuru gibi bilgili şahısların iş bölümü yapmalarını, şehri kendi mesuliyetleri altında bölgelere ayırarak fahri olarak kontrollerde bulunmalarını teklif etti.

Abdullah Özer; ilaçlamaya başlamadan önce ekipler teşkil edilmesini, sağlık memurlarının başkanlığındaki bu ekiplerin avcı hattına yayılmış gibi şehri bir baştan bir başa inceleyerek gözden kaçan hiçbir sinek yuvası bırakılmamasını teklif etti. Millî Eğitim Müdürü Aziz Gözaçan; okullarda temizlik eğitimine önem verildiğini, 300 okul içinde 90 tanesine sabun dağıtılarak tatbiki olarak bu işe başlandığını, su yetmezliği olduğunu, taşıma su ile temizlik yapıldığını, halk eğitimi işinin sadece vilayet merkezinde değil bütün kaza ve köylere teşmil edilmesini söyledi.

Sonuç olarak aşağıdaki kararlar alındı:

  1. 15 Mart tarihinden itibaren sıtma savaş memurları avcı hattına yayılmış gibi şehri bir baştan bir başa tarayacaklar. Kavaklık Kahvesi karşısındaki kör kuyu, çalışmayan haraflar gibi su birikintileri, Çiftçilerin Mağarası, Teftin Köprüsü, lisenin bulaşık suyu gideri ağzı gibi sinek yuvası olan yerler bir hafta içinde teker teker tespit edilecek.

  2. Belediyece teşkil edilecek hoparlörlü nakil vasıtaları devamlı olarak şehir içinde dolaştırılacak. Bu hoparlörlerle halkın anlayabileceği şekilde kısa ve açık cümlelerle yerlere çöplerin atılmaması, yerlere tükürülmemesi, çöp kutularının kapanması ve trafik kuralları hakkında ikaz konuşmaları yapılacak. Bu işi Dr. Mustafa Özyurt takip edecek.

  3. Sağlık Müdürlüğü, Trahom Mücadele Başhekimliği, Sıtma Savaş Başkanlığı ellerindeki imkanları zorlayarak belediyeye ilaç ve insan yardımı yapacak.

  4. Mart ayında yapılacak Ankara’daki Halk Sağlığı Eğitimi UNESCO genel oturumuna Dr. Kemal Ahi sinekle mücadele konusunu götürecek ve bir mütehassıs isteyecek.

  5. Alleben Deresi'nde birikinti su kalmaması için belediye birkaç amele tahsis edecek.