Bu sular yazın 40 metre arz ve 1 metreden başlayarak 3 metreye kadar değişen bir derinliğe maliktir. Mart ve Nisan aylarında derinlik ve genişlikleri birkaç kat artar. Bu suların taşkınlığı zamanında ancak Merzimen Suyu'nun “Akdeğirmen” civarındaki köprüsünden geçit verirler. Sinap Suyu da Kilis kazasının 15 kilometre şarki şimalinde kâin Cercik köyündeki pınardan kaynağını aldıktan sonra akarken Narlıca, Arap höyüğü, Kenfer, Uzunlu, Konak adındaki köylerin sularını da alarak Kılıcon köyü civarında “Karayusuf değirmeni” yanında Kuveyk Suyu'na karışmaktadır. Bu su mecrası fazla birikinti yaptığından dolayı mücaviri olan köylerde sıtma eksik olmamaktadır.
Balık Suyu ise, Kilis kazasının 15 metre şimalinde kâin “Ispanak” nahiyesi dahilindeki pınardan menşeini alarak mecrasını Ömer oğlu, Telhabeş, Mısırcık sularını da aldıktan sonra “Yasdı geçit” köyü civarında Kuveyk Suyu'na dökülmektedir.
Afrin Suyu, Kilis'in batı ve şimal kısımlarını ihtiva eden Musabeyli nahiyesinde bulunup cenup istikametinde bir mecra takip eden bu su, yağmur ve sel sularıyla beslendiği için kurak yıllarda kurumakta ve sarp araziden geçtiği için de sulama hususunda kendisinden belli başlı istifade edilememektedir. Yağışlı senelerde bu su gelip geçmeğe engel olacak derecede genişler.
Kaynaklarını Erzurum yaylasından alan Fırat Suyu ise bu bölgelerde Murat suyu adını almaktadır. Bu nehir, Birecik kazası ve Halfeti nahiyesi topraklarından vilayet hududuna geçer ve mecrası 40 kilometre kadar uzadığı tahmin edilmektedir.
Nehrin yazın eni 70-400 arasında, feyezan zamanında ise 400-500 arasında değişir. En derin yeri yazın 5-6, kışın 8-10 metredir. Bu nehir seyri sefere birçok yerlerinde pek elverişlidir. Bir zamanlar bayağı nakil vasıtalarından olan tulumların bağlanıp şişirildikten sonra, ağızları bağlanarak yan yana dizilmesi ve bunların üzerine de ağaç ve daha üzerine ağaç dalları konulmasıyla husule getirilen, Kelek adı verilen nakil vasıtasıyla daha sonraları altı düz bir yelken gemisi büyüklüğünde bulunan gemi veya sandal gibi nakil vasıtalarından istifade edilmektedir. Şimdiki hâlde nehir üzerinden gelip geçme belli noktalarda işlemekte olan kayık ve sandallarla icra olunuyor. Bu gemiler herhangi bir otomobili rahatça içine alacak ve geçirecek büyüklüktedir. Suyun mecrası tathir edilecek olursa, İstanbul'da köprü ile Haydarpaşa ve adalar cihetine işleyen vapurlar cesametindeki nakil vasıtalarının bile seyri seferlerine müsait bir hâle gelir.
Göller: Vilayet dahilinde zikre değer başlıca göl yoktur. Yalnız vilayet merkezinin 20 kilometre kadar batısında Sülülü köyü yakınında Sülüklü Göl adındaki bir küçük göl vardır.
Bu göl havalisinde bulunan köylerden gelen köylüler bu sudan bazı hastalıklarını tedavi için sülük çıkararak vücutlarına yapıştırırlardı. Bu gayri sıhhî hareketin yapacağı fenalık düşünülerek göl bundan dört sene kadar evvel hükümet tarafından kurutulmuştur.
Bataklıklar: Vilayet dahilinde anılacak büyük bataklıklar yoktur. Ancak Sacur, Karasu, Merzimen sularıyla Kilis kazasındaki Sinap, Balık suları mecralarında birtakım birikinti ve sazlıklar yapar. Bu suların sağlı sollu köylerinde – bilhassa yağmurlu senelerde – fazla miktarda sıtma görülmektedir.
Arkası Var