27 Mayıs İnkılabı ile ele alınan davalarımızın başında gelen eğitim davası ve bunun tam, eksiksiz, gerçeklerimize uygun ve çağdaş bir şekilde hâlli; Türk öğretmenlerine, Türk terbiyecilerine düştüğü kadar Türk aydınlarına da düşer. Bu yönden davanın önemi ve genişliği daha da artar.

Liselerimizde, sanat enstitülerimizde okutulan derslerin müfredatı yeniden ele alınmalıdır. Lüzumsuzlar çıkarılmalı, yeni bilgiler ilave edilmelidir. Liselerimizde birçok bilgi veriliyor. Bunların arasında tarih öğretimini inceleyerek aksak taraflarını ve nasıl olması lazım geldiğini inceleyelim.

Ortaöğretimde altı sene tarih dersi okutulur; üç sene ortaokulda, üç sene lisede. Bu üçer senelik öğretimlerin müfredatı ayrıdır. Lisede biraz genişleme vardır; fakat bu genişleme, izahlı olma hocanın himmetine kalmıştır. Hoca bilgili veya meraklı ise ortaokul tarih derslerinin lise derslerinden daha ağır geçtiği görülmektedir. Bu yönden orta ve lisenin tarih konularının ayrılması icap eder.

Orta ve lise kısmında tarih konularının aynı ve tekrarlı oluşu öğretimde bir nevi usanç meydana getiriyor, alakasızlık doğuruyor. Her şeyi öldüren alakasızlık, bilhassa bu ders için çok tehlikeli oluyor. Ortaokul 1’de Mısır’ı, Etileri okuyan bir çocuk, lise 1’de bu konuları tekrar aynı hevesle okuyamıyor. Öğretimde konu yeniliğinin önemi açıktır. Tarihte konu yokmuş gibi veya tarih başka türlü bölünmezmiş gibi, körün değneği bellediği gibi biz de bu çerçeve dışına çıkamıyoruz. Bence ortaokul konularıyla lise konuları ayrılmalıdır:

  • Orta 1: Eski Çağ (Yunan ve Roma tarihi hariç)

  • Orta 2: Yunan ve Roma Tarihi ve Türk Tarihi

  • Orta 3: Orta Çağ Dünya Tarihi

  • Lise 1: İslam Tarihi

  • Lise 2: Dünya Tarihi (Kısa), Selçuklular (Tafsilatlı)

  • Lise 3: Osmanlı Tarihi (Yakın Çağ’la alakasını belirterek)

Türk İnkılap Tarihi, orta 1’den itibaren altı bölüme ayrılarak lise son sınıfa kadar tarih dersleriyle beraber okutulmalıdır. Tarih zevkini aktüel tutmak ve günümüzü değerlendirmek için bu lüzumludur. İnkılap tarihini şu şekilde altıya bölebiliriz:

  • Orta 1: 1876 Birinci Meşrutiyet’i hazırlayan olaylar, ilanı ve sonucu; 1908 İkinci Meşrutiyet hareketi.

  • Orta 2: Balkan Harpleri, Osmanlı İmparatorluğu’nu ayakta tutmak için başvurulan çareler.

  • Orta 3: 1914-1918 Birinci Cihan Harbi’nde Türk tarihi ve fikir hareketleri.

  • Lise 1: 1919-1923 Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ile Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen devrenin tarihi.

  • Lise 2: Cumhuriyet’in ilanı ve Atatürk inkılaplarının meydana gelişi (tafsilatlı) ve ideolojik münakaşası.

  • Lise 3: Atatürk’ün ölümünden sonraki (1938-1960) devre ve bu devredeki Türkiye’nin ana davaları; bu davaların hâlli yolunda aydınlara düşen görevler.

Bu suretle inkılap tarihi ve tarih dersleri beraberce yürütülür, tekerrürden kurtulur, ders saatleri de kâfi gelir.

Diğer taraftan siyasi tarihlerin yanında İlimler Tarihi’nin de okutulması lazımdır. Türk gençliğinin ilme karşı sevgi ve saygısını artırmak, ilim adamlarının hangi güç şartlar altında yetiştiğini tarihe dayanarak öğrenmek, bugünkü teknik vasıtaların hangi safhalardan geçerek bugünkü hâle geldiğini bilmek; bence siyasi tarih kadar, hatta ondan daha lüzumludur. İlimler Tarihi’nin ise lise 1’den başlayarak üç sene olması faydalıdır:

  • Lise 1: İlk Çağ İlim Tarihi

  • Lise 2: Orta Çağ ve Yeni Zaman İlim Tarihi

  • Lise 3: Yakın Çağ ve Zamanımız İlim Tarihi

Atatürk inkılaplarının ve onun rönesansı olan 27 Mayıs İnkılabı’nın ön plana aldığı ilim sevgisi, bu dersin lise müfredatına alınmasını icap ettirir kanaatindeyim. Ali Kuşçu’nun hayatının bilinmesi, Çandarlı Halil’in hayatının bilinmesinden daha önemlidir. Tekerleğin geçirdiği safhaların, motorun tekâmülünün bilinmesi en az siyasi olayların bilinmesi kadar önemlidir.

Felsefe öğretimine gelince; bu öğretimin yeniden ele alınması, dağıtımının değiştirilmesi lazımdır. Ortaokul mezunu bir gencin psikoloji okuması ve bilmesi faydalıdır. Psikolojinin lise II’den alınarak orta III’üncü sınıfa alınması uygun olur kanaatindeyim. 15-16 yaşındaki bir gencin en çok meşgul olduğu olaylardan birisi de benliğinde meydana gelen değişmelerin analizidir. Bunların cevabının psikoloji derslerinden alınması bu dersin daha alaka çekici olmasını temin edecektir. Felsefe derslerinin (Mantık, Felsefe ve Sosyoloji) son sınıfta hepsinin bir senede okunması bu dersin verimini azaltmaktadır. Bu bakımdan derslerin sınıflara şu şekilde dağıtılması verimi artıracaktır:

  • Orta III: Psikoloji

  • Lise I: Sosyoloji

  • Lise II: Mantık

  • Lise III: Felsefe

Bu bölme gençlerin bu derslere alakasını devam ettireceği gibi, ağırlığını hafifleterek pedagojik kurallara intibakını sağlayacaktır. Davalarımızın yeniden aydınlığa çıktığı şu zamanda, kendi ihtisasım dahilinde olan tezimin toleransla karşılanarak nazarıitibara alınacağını ümit eder, bilvesile saygılarımın kabulünü dilerim.

Şahin TOPRAK Felsefe Öğretmeni Gaziantep Türk Kültür Derneği Başkanı