Eski Dünya kıt’aları diye adlandırılan Asya, Avrupa ve Afrika’nın birbirine yaklaştığı ve üç kıt’anın ortasına düşen yerde, Orta Doğu ülkeleri yer almaktadır. Orta Doğu ülkelerinin de tam ortasına isabet eden merkezî bölgenin bir kısmında da Gaziantep yöresi bulunmaktadır.
Avrupa’dan Mezopotamya’ya ve Afrika’ya geçen; İstanbul-Ankara-Yozgat-Elbistan-Antep-Halep güzergâhını takip eden tarihî ana yol, Gaziantep yöresini kuzeyden güneye doğru baştan başa katetmektedir. Orta Asya, Çin, Pakistan ve Hindistan’dan başlayıp İran üzerinden Musul, Urfa, Antep, Halep, Şam’dan Mekke’ye uzanan tarihî hac kara yolu ve yine Şam’dan Beyrut, İskenderiye, Kahire ve Afrika’nın içlerine doğru uzanan tarihî Asya-Afrika kara yolu da Gaziantep yöresinden geçmektedir.
Akdeniz ile Basra, Akdeniz ile İran ve Çin’e kadar uzanan tarihî İskenderun, Belen Geçidi, Kargasekmez-Antep-Nizip-Birecik ana kara yolu da Gaziantep yöresini batıdan doğuya doğru baştan başa katetmektedir. Hülâsa: Üç kıtayı birbirine bağlayan ana kara yolları; Orta Doğu’nun merkezî bir yerinde bulunan, çöl olmayan Gaziantep yöresinden geçmek zorunda kalmaktadır.
Gaziantep yöresinin coğrafî yapısı da yolların bu bölgeden geçmesini kolaylaştırmaktadır. Gaziantep yaylasının ortalama yüksekliği 500 m-1000 m arasında değişmekte ve az engebelidir, dağlar azdır. Gaziantep yaylasının dört bir tarafı Fırat vadisi ve ovalarla çevrilidir. Arabistan ve Mezopotamya düzlük ve çölleri, Gaziantep yöresinde, Toros Dağları’nda son bulur. Gaziantep yöresinde iklimler de birbirine karışır. Gaziantep yöresinde; Akdeniz iklimine, Arap Yarımadası çöl iklimine, Mezopotamya iklimine, Orta ve Doğu Anadolu kara iklimlerine kısa mesafelerde yan yana rastlanır. Gaziantep; deniz, kara, çöl iklimlerinin düğümlendiği, geçit iklimlerinin hâkim olduğu yörededir. Gaziantep yöresinde doğan akarsuların bir kısmı Akdeniz’e, bir kısmı Mezopotamya’ya, bir kısmı da Suriye çöllerine doğru akarlar.
Dünya kuzey yarım küresinden geçen 37. enlem ve 37. boylam dairesi de Gaziantep yöresinde kesişirler. Gaziantep, kuzey yarım küresinde insanların her mevsim yaşamasına elverişli mutedil iklim kuşağındadır. Gaziantep yöresinin insanların yaşamasına elverişli coğrafî özellikleri sebebiyle, insanoğlunun ilk yerleşme yerlerinden biri de Gaziantep yöresi olmuştur.
Gaziantep yöresinin kuzeyinde yer alan Anadolu’da kurulan Eti, Bizans, Selçuk, Osmanlı isimli büyük imparatorluklar, Orta Doğu’nun merkezî bir yerinde olan Gaziantep’i ele geçirmeye büyük önem vermişlerdir. Ve yine Mısır ve Mezopotamya’da kurulan büyük devletler de ilk fırsatta Gaziantep yöresini elde etmek istemişlerdir. İran, Orta Asya gibi doğu ülkelerinde kurulan büyük imparatorluklar da hâkimiyetlerini devam ettirmek için, Gaziantep yöresinin de içinde bulunduğu Orta Doğu ülkelerinin merkezî bölgesini ele geçirmek için hiçbir fedakârlıktan geri kalmamışlardır. Ve yine Gaziantep’in batısında kurulan Roma ve İskender imparatorlukları gibi büyük kuruluşlar da Gaziantep yöresine büyük önem vermişlerdir.
Eski tarihin en büyük istila orduları Gaziantep yöresinden geçmişler; eski tarihin en büyük orduları, Gaziantep yöresinde bulunan Kadeş, Mercidabık gibi mevkilerde, sonuçları büyük devletler için var olmak veya yok olmak gibi hayati olan meydan muharebeleri vermişlerdir. İki asır süren Haçlı Seferleri’nde, devamlı çarpışılan yerler arasında Gaziantep yöresi adları tarih kaynaklarında sık sık geçmektedir. Büyük devletlerin birbirine gücü yetmediği devrelerde, Gaziantep yöresinde mevcut küçük devletçikler bağımsız yaşamışlardır. Tarih boyunca birçok millet ve devlet elinde zaman zaman el değiştiren Gaziantep yöresinde, birçok millet ve devletin kültür izlerine bir arada rastlanmaktadır.