II
Antep meşayihinin en eski ve en ulularından olarak anılır. Aslen Hintli bulunduğunu söyleyenler olduğu gibi Türküstanlılığını da ileri sürenler vardır. Fakat, ekseriyet birinci rivayetin arkasındadır.
Harpten evvel birçok Hintliler gelir, Şeyhcan Tekkesi'nde günlerce kalırlarmış. (8) İngilizlerin Gaziantep'i işgali zamanında Hintli askerlerin Şeyhcan Türbesi'ni büyük bir huşu ile ziyaret ettiklerini görenler çoktur. Hem bu ziyarette türbenin yanına varmadan dizlerinin üzerine oturur, bu vaziyette yürüyerek yapılan hususi bir takım jestlerle icra edilirmiş. Bazıları Şeyhcan'ın Hindistan tarikat erbabı meyanında büyük bir şöhret sahibi olduğunu söylemektedirler.
Diğer taraftan eskiden tekkelerde söylenen ve:
Buhara'dan Yahu gelmişem ben
Cümle diyarları gezmişem ben
diye başlayan ilâhinin Şeyhcan'a ait bulunduğunu beyan edenler vardır. Geçen sene Teşrin aylarında etnografya tetkiklerinde bulunmak üzere şehrimizi ziyaret eden Budapeşte Etnografya Müzesi Türkiyat kısmı şefi Alim Can Tağan, Şeyhcan Tekkesi'ni avlusunda sağ tarafla Karataş'tan yapılmış, üzeri kitabeli (9) külâhı bir yana doğru eğri mezarı görünce hayret ve sevincini gizlemeyerek:
— Bu mezar Türkistan'daki mezarın tıpkısı, demişti.
Halk arasında Şeyhcan'a ait birçok vakıflar bulunduğu söylendiğinden evkaf kayıtlarından hayat ve şahsına ait bir malumat elde ederim ümidiyle müracaatta bulundum. Başkâtip Bay Mehmet, bu hususa ait yalnız Meşihat cihetinin Mustafa Baba'ya tevaccühü hakkında şu beratın mevcut bulunduğunu söyledi:
(ARKASI VAR)