Şer’i Mahkeme Sicilleri üzerindeki çalışmalarımız meyvelerini vermeye başladı. İncelemelerde bulunduğumuz günlerde o gün için işimizi bitirip müzeden ayrılırken not defterimize ve fişlere yeni bilgiler kaydetmenin sevinci içindeyiz.

Bir süre önce Şakir Sabri Yener’in Gaziantep Büyükleri’nde birkaç beytini kaydedip hayatı hakkında fazla bilgi vermediği Şair Ömer Kusuri önümüze çıktı. Bunun arkasından Refet mahlasıyla şiirler yazan Karavaizade Hasan Efendi ile karşılaştık. Daha sonra Lami Paşa Küllüoğlu Saip ile ilgili kararların varlığını gördük.

175 ciltlik sicillerden henüz üçünün tetkikini bitirmeden elde ettiğimiz bu malumat; Gaziantep’te yetişen birçok şair, alim ve diğer büyük adamların hal tercümelerine ait eksiklikleri sicillerde bulacağımız kanaatini vermiştir. Bu kanaat yalnız Gaziantep büyükleri ve meşhurları için değil, Türkiye çapındaki şöhretler içindir de.

Edebiyatımızın büyük adlarından Hürriyet ve İnsanlık Şairi Tevfik Fikret ile ilgili iki vesika bu iddiamızın en büyük delilidir. Sicillerin incelenmesinde en yakın tarihten gerilere doğru gittiğimizden Tevfik Fikret merhum hakkında önce 17 Rebiülevvel 1322 (3 Temmuz 1904) tarih ve 403 (2); daha sonra da 23 Şevval 1320 (23 Ocak 1902) gün ve 150 sayılı (3) kararlara tesadüf ettik.

Bu kararlar; şairin babası Hüseyin Efendi’nin dedem Güzelbeyoğlu Emin Efendi’ye ait olup bugün amcam oğlu Mehmet Emin Güzelbey’e geçen, Dr. Mecit Barlas Hastanesi bitişiğindeki evinde kiracı olarak oturup bu evde öldüğüne dair amcam Emekli Edebiyat Öğretmeni Sabri Güzelbey’den işittiğim ve sonradan Avukat Celâl Kadri Barlas tarafından tekrar edilen sözleri pekiştirmektedir. Avukat Celâl Kadri Barlas’a göre Hüseyin Efendi, dedemin evinde ölmüş; Saçaklızade Türbesi civarında dedesi Mehmet Ali Cevdet Barlas’ın mezarı yakınına defnolunmuştur. Sözü geçen kararlardan 150 numaralıda yalnız mahalle, 403 numaralıda ise aynı zamanda ev zikredilmek suretiyle Sabri Güzelbey ve Celâl Kadri Barlas doğrulanmaktadır.

Sayın dil bilgini Ömer Asım Aksoy’un 1924’te Gaziantep Lisesi için hazırladığı Tahrir ve Edebiyat Dersleri adlı eserinde Hüseyin Bey’in Antep’te vefat ettiğini beyan etmiştir. Asım Bey diyor ki: "Ben henüz küçük bir çocuktum. Evimizin karşısında yazlık bir kahve vardı. Mahallenin ileri gelenleri buraya devam ederlerdi. Baş tarafa yüksekçe bir iskemle konur, buraya Hüseyin Bey otururdu. Herkes ona hürmet ederdi. Hüseyin Bey’in Abdülhamit tarafından ikamete memur edildiğini sanıyorum."

Kararlara gelince: Bunlardan 23 Şevval 1320 tarih ve 150 sayılı karar, Esbak Urfa Mutasarrıfı Hüseyin Şükrü Efendi Hazretleri’nin vasiyetnamesini ihtiva etmektedir. Oturduğu evde mahkeme başkâtibi Müftüzade Hamza oğlu Mehmet Zühdü Efendi tarafından düzenlenen vasiyetnameyi üç kısma ayırabiliriz. Birinci kısımda, bütün kararlarda olduğu gibi mahkemenin adı, yapılan yer ve vasiyetçinin hüviyeti açıklanmaktadır. İkinci kısımda karısı Fatma Saade Hanım’la, üçüncü bölümde ise çocuklar ile ilgili hükümler bulunmaktadır. Kararın en mühim parçası olan ve Tevfik Fikret merhumla kardeşine dair bulunan kısmı bugünkü dile çevirerek aynen alıyorum:

"İstanbul’dan Aksaray Ağayokuşu mevkiinde Yakup Ağa Mahallesi’nde hudutları ve çevresi belli harem dairesi ve selamlığın tamamiyle içlerinde vesair yerlerde bulunan bana ait yatak, mefruşat, bakır kaplar, kitaplar vesair ev eşyası halen elimde olup hazır bulunanlara gösterdiğim ve sonradan kendilerine yollayacağım kamçılı elmas münebbihli bir adet amber tespih, Felemenk taşlı iki parça altın yüzük, mineli bir altın enfiye kutusu, bir adet ipek halı ki adı geçen bu eşyanın hepsi sözü edilen harem ve selamlık dairelerinde oturur oğullarım Devlet Şurası Muhakemat Dairesi Aza Mülazımı Saadetlu Hasan Şevki Bey ile Babıali İstişare Odası muavinlerinden İzzetlu Mehmet Tevfik Beyefendilerin…"

Kararın altında vasiyetnameyi tanzim eden Zühdü Efendi’den maada Bayramzade Hacı Abdullah Edip Efendi, Redif Binbaşısı Hacı Hasan Efendi, üvey oğlu İbrahim Efendi, Mahkeme Mukayyidi Vahit Efendi, mahalle muhtarı, imamı ile bazı mahallelinin ad ve kimlikleri yazılı bulunmaktadır.

İkinci karara gelince: Ahmet Efendi oğlu Eski Urfa Mutasarrıfı merhum Hüseyin Bey’in karısı Mahmut Ağa kızı Fatma Saade Hanım, kocasının birikmiş maaşının maliyeden alınmasını temin için oğlu Derviş Havarenoğlu İbrahim Efendi’yi umumi vekil tayin ediyor. İbrahim Efendi; Hüseyin Bey’in mirasçılarının İstanbul’da Saadetli Şevki Bey ve İzzetlu Fikret Bey ile karısı Fatma Saade Hanım olduğundan verasetin sübutuna ve 44.100 kuruş müterakim maaşa müstahak bulunduklarına dair hüküm alıyor.

Bu iki karardan çıkardığımız neticeler şudur: Fikret’in asıl annesi Hatice Refia Hanım’dır. (4) Fikret 12 yaşında iken Hicaz’da koleradan ölmüştü. (5) Şu hâlde Fatma Saade Hanım üvey annesi ve İbrahim Efendi de üvey kardeşidir. Hüseyin Bey, dul Fatma Saade Hanım’la muhtemelen Urfa’da evlenmiştir. Bu tahminin sebebi "Havran" kelimesidir. Hüseyin Bey Urfa’dan ayrıldıktan sonra Gaziantep’e yerleşiyor. 23 Ocak 1902 ve 3 Temmuz 1904 tarihleri arasında vefat ediyor. Binaenaleyh Hüseyin Bey’in Urfa Mutasarrıfı iken öldüğüne dair meşhur adamlar ansiklopedisinde verilen malumat yanlıştır. (6)

Merhumun hal tercümesinden bahseden birkaç kitap karıştırdım. Babası Hüseyin Bey’in aslı, İstanbul’daki hayatı, şahsiyet ve karakteri hakkında bilgi verildiği hâlde bu iki vesikada bahsedilen hususlara dair hiçbir bilgi yoktur. Edebiyat tarihimiz için önemli saydığımdan bu açıklamayı yapmayı gerekli buldum. Cemil Cahit GÜZELBEY

  1. Bu konuya dair ilk yazılarım şehrimizde yayınlanan Gazikent Gazetesi’nin 12 ve 27 Mart 1960 tarihli sayılarında çıkmıştır.

  2. Gaziantep Müzesi Şer’i Mahkeme Sicilleri, Defter 159, Sayfa 397.

  3. Gaziantep Müzesi Şer’i Mahkeme Sicilleri, Defter 159, Sayfa 231.

  4. İsmail Habip, Türk Teceddüt Edebiyat Tarihi, 1341, Sayfa 441.

  5. Tevfik Fikret ve Şiiri, İstanbul Üniversitesi Yayınları, Sayfa 45.

  6. Sayfa 141.