Kimi yaz tatilleri Gaziantep’imize bir profesörler heyeti uğrar. Birkaç yıl önce yine, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Profesörü Cemal Alagöz’ün başkanlığında on beş kişilik bir heyet geldi. Kültür derneğimizce bunları ağırladık; fıstık ve üzüm zamanı olduğu için bu muhterem heyete fıstık, üzüm ve baklava ziyafetleri verdik. Bu sofralar; çay ziyafeti, yemek ziyafeti sofralarından ayrı bir özellik taşıyordu ve Antep toprak ürünlerinden en başta gelenleriyle meşhur Gaziantep baklavasının sergilendiği, güzel manzaralı bir sofraydı bu.


Profesörler heyetinin Antep’e gelişini o zaman; Gazikentlilerin ısrarla Antep’te açılmasını istedikleri bir fakültenin, hangi fakülte olmasının uygun olacağını yerinde incelemek ve bir rapor hazırlamak üzere geldiklerine yorumladık; ama ne yazık ki bugüne kadar rüyamız hakikat olmadı.


Bu heyetten, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Profesörü Sayın Halil İnalcık, müzedeki şer’iye mahkemesi sicillerini görmek istedi. Cemil Cahit Bey’le götürdük. Orada siciller üzerinde birkaç saat uğraştı. Ertesi günü bize, sicillerin o güne kadar bizim görmediğimiz bir özelliğini şu sözlerle belirtti:


"Bursa Şer’iye Mahkemesi Sicilleri’nin içinde çok Arapça ibareli hükümler ve kararlar var. Gaziantep Şer’iye Mahkemesi Sicilleri’nde ise böyle ibareli kararlar az. Bundan, Türkiye’de Gaziantep’in, Suriye hududunda Türk harsının ve Türk kültürünün fethedilmez bir kalesi olduğu manasını çıkarmak lazım gelir."


Profesörlerin gelişi, sicillerimizin bu tanıklığını bize bildirmesi bakımından çok faydalı oldu. İnalcık Bey’e teşekkür ederiz.


Şakir Sabri Yener