Her gün biraz daha tahrip edilen ormanlarımızda 12 metreküp kereste veren ağaçlar vardır. Bugün bir metreküp kerestenin fiyatı 1.200 lira olduğuna göre; bir ağacın yanması veya kesilmesi bu memlekete kaça mal olmaktadır, hesap edilsin. Hâlbuki birkaç günlük göçebe konaklaması, birkaç saatlik sahra âlemi için on binlerce, yüz binlerce ağaç kül oluyor, yok oluyor. Gelişmemiş devletleri bir tarafa bırakırsak dünyanın hiçbir yerinde bizim kadar korkusuzca, düşüncesizce ve zalimce ormanlarına kıyan bir memleket yoktur. Avrupa’da kesmek, yakmak şöyle dursun; çıplak dağları pazu ve para kuvvetiyle orman hâline getirmektedirler. Benim nazarımda bir orman suçlusu; bir katilden, bir yol kesiciden, bir kaçakçıdan hatta bir casustan da farksızdır. Katil ve eşkıya umumî rahat ve huzuru bozuyor; kaçakçı memleketin malî varlığını sarsıyor; casus yurdun istiklâl ve mevcudiyetine kastediyorsa; orman yakıcısı, orman kesicisi ve orman sökücüsü de memleketin tabiî servetine, yurdun bekasına kastediyor. Casus vatan düşmanlarının istila etmesini kolaylaştırıyorsa orman suçlusu da verimli ve yeşil dağların, vadilerin zamanla birtakım çıplak kayalar ve kum yığınlarından ibaret bir çöl hâlini almasına, barınılamaz bir duruma gelmesine sebep oluyor. Birisi kısa zamanda, diğeri tedricen mahvetmeye çalışıyor. Aradaki fark sadece budur. Bir dakika bile fevtetmeden ormanlarımızı koruma tedbirlerini ciddileştirip sıklaştırmamız bir vatan ve memleket borcudur.
ORMAN DAVAMIZ
GÜZELBEY,
C. "
ORMAN DAVAMIZ".
Gaziantep Kültür Dergisi. (
1959)
Anahtar Kelimeler: Orman Koruma, Millî Servet, Orman Suçları, Doğal Kaynaklar, Ağaçlandırma, Ekoloji