1721 YILINDA BİR VALİNİN AZLİNE VE SÜRÜLMESİNE SEBEP OLAN VERGİ ANLAŞMAZLIĞI

Komşu şehir ve kasabalar arasında kimi çekişmeler, çekiştirmeler, rekabetler var ki Türkiye’nin birçok bölgelerinde bu durum görülmektedir. Buna Elazığ-Malatya, Adana-Mersin, Gaziantep-Maraş, Gaziantep-Kilis şehirlerini örnek gösterebiliriz. Bu durum esasında iki kardeş arasındaki bir anlaşmazlık niteliğini aşmaz. Nedeni bir takım bencil duygular, masum kıskançlıklardır.

Gaziantep şer’i mahkeme sicillerinde rastladığımız kimi belgeler, bu iki komşu ve kardeş şehirler arasındaki çekişme ve çekiştirmelere ışık tutan bir nitelik taşımaktadır. Bu yazımda Gaziantep-Maraş arasındaki bu çeşit ilişkilere konu olan bir olaydan söz edeceğim.

Mısır Memlûkleri çağında bu memleketin bir sınır ili olan Gaziantep, Osmanlı idaresine geçince Maraş Beylerbeyliği'ne bağlı bir sancak merkezi oldu. Beylerbeyliği; valilik ve komutanlığı bir elde toplayan bir örgüttü. Vilayetin öbür sancakları -Maraş merkez sancağından başka- Malatya, Kars-ı Zülkadriye (Kadirli) ve Samsat’tı. Antep 314 yıl Maraş’a bağlı kaldıktan sonra 1829’da bir fermanla Halep’ye bağlandı. 89 yıl da ilkin kaza, sonra sancak olarak Halep'in yönetiminde bulundu.

Gaziantep, Maraş’a bağlı kaldığı sürece il idaresinin taraflı tutumundan şikâyetçi olmuştur. Şer’i sicillerin kapsadığı en yeni tarih olan 1912’den geriye doğru inceleyebildiğim 1721 tarihine kadar, bu şikâyetlere ilişkin belgelere rastladım. İşte yazımın konusu 1721 yılındaki şikayet ve sonucudur.

Maraş ilinin, valilerin tasarrufunda bulunan ve "imdad-ı hazariyye" denilen geliri 11.500 kuruş tutuyordu. Bunun 3.500’ü Maraş, 3.000’i Malatya, 3.000’i Antep, 2.000’i Kars-ı Zülkadriye’den tahsil ediliyordu. Hâlbuki sancaklar genişlik ve bağlı bucak sayısı bakımından bu tevzide eşit değildi. Maraş’ın 28, Malatya’nın 26, Kars-ı Zülkadriye’nin 13, Antep’in ise merkez bucağıyla birlikte yalnız 3 bucağı vardı. İşte Antep halkı bu adaletsiz dağıtım ve toplamadan yakınıyordu. Bu yakınmalar etkisini gösterdi. Henüz Rakka valisi olup Maraş’a atanacağını olayın akışından anladığımız Ali Paşa’ya Cemaziyelevvel 1133 (M. Şubat 1721) günlü şu ferman gönderildi:

"Antep sancağı 3 bucaktan kuruludur. Geliri azdır. Maraş zalimleri ve halkının kimileri kişisel garazlarını yerine getirmek maksadıyla eski Vali Ahmet Paşa’ya, Antep’in Maraş valilerine 3.000 kuruş imdad-ı hazariyye vermesi için emir çıkartmışlardır. Hâlbuki Maraş’ın birkaç kazası olup bucakları da mamurdur. Malatya ve Kars-ı Zülkadriye sancaklarının da birkaç kazası bulunduğu hâlde bunlara da aynı miktarda para tespit edilmiştir. Bu sancaklardan kefere akçası, kışlak akçası kaldırıldığı hâlde Antep’te bu usul sürdürülmekte olduğu Antep kadısı Mevlâna Mustafa tarafından bildirilmiştir.

Divan-ı Hümayun’da saklı kayıtlar incelendiğinde Maraş vilayetinin imdad-ı hazariyesi tutarı olan 11.500 kuruşun; 3.500 kuruşu Maraş, 3.000 kuruşu Malatya, 2.000 kuruşu Kars-ı Zülkadriye’den verilmek üzere emir gönderildiği görülmüştür. Hâlbuki Maraş sancağının 28, Malatya’nın 26, Kars-ı Zülkadriye’nin 13, Antep'in ise yalnız 3 bucağı (Metinde bucak sayısı unutulmuştur, merkezle birlikte üçtür. Öbür iki bucak Burç ve Tılbaşar'dır) bulunmaktadır. Buna karşılık Antep, Maraş’tan ancak 500 kuruş eksik vermektedir. Antep’ye 3.000 kuruş tertibi yersizdir. Her birinin tahammüllerine göre tertip olunmalıdır. Siz ki Rakka valisisiniz; 11.500 kuruşu sancakların ödeme durumlarına göre tertip etmeniz için bu ferman gönderilmiştir. Cemaziyelevvel evaili 1133." [1]

Bundan 6 aya yakın bir zaman sonra şu ferman çıkarılmıştır: [2]

"Eyalette Maraş sancağında 26, Kars-ı Zülkadriye’de 13, Antep’te 3 bucak bulunduğu Defter-i Hakani’de kayıtlıdır. Böyle olduğu hâlde Maraş’ın imdad-ı hazariyye payı Antep’ten yalnız 500 kuruş fazladır. Maraş için tertip olunan 11.500 kuruşun her sancağın tahammülüne göre dağıtılması gerekirken tutulan yol yersizdir. Bu durum daha önce vezirim Ali Paşa’ya yazılmıştır. Antep sancağından 1.000 kuruşun indirilmesi; Maraş bucaklarından Hısnımanur (Adıyaman) hiç kayıtlı değildir, 1.000 kuruş buraya yüklenerek Maraş’ın bu vergisinin 4.500 kuruşa çıkarılması; Kars-ı Zülkadriye durumu göz önüne alınarak hissesine düşen 2.000 kuruşun 500 kuruşunun Malatya’ya yüklenerek 1.500 kuruşa indirilmesi... Şevval evahiri 1133."

Yukarıdaki ferman Maraş eyaletine bağlı kadılara gönderilmiştir. Bu fermandan bir gün sonra Ali Paşa’nın Maraş valiliğine atandığına ilişkin 1 Zilkade 1133 (24 Ağustos 1721) tarihli fermanı okumaktayız. [3]

Ne Ali Paşa ne de kadılar, Antep hissesinin 3.000 kuruştan 2.000 kuruşa indirildiğine dair ferman hükmünü yerine getirmemiş olacaklar ki Antep ileri gelenleri Halep valisine başvurmuşlardır. Rebiyülevvel evaili 1134 (M. 20 Aralık 1721) günlü belgede gidişin Ali Paşa için olduğu yazılıdır. Giderken Vezire (Halep Valisi) ve başka görevlilere hediyeler götürülmüştür. [4]

Öbür yandan Maraş halkı Vali Paşa’ya şu dilekçeyi vermişlerdir:

"Devletlu, merhametlu Sultanım hazretleri sağ olsun. Maraş sancağının 3.500 kuruş imdad-ı hazariyesi olup Hısnımanur bizim bir bucağımızdadır. Öteden beri tekâlifi bizimle birlikte gelmişken Antep sancağı ahalisi, imdad-ı hazariyelerinin 1.000 kuruşunu adı geçen bucağa yüklemişler diye şüyu bulmuştur. Senetleri nedir? Birkaç sakallıları senetleriyle huzur-ı saadetlerine çıka ve bu kulları mürafaa olunmak babında buyurultu-yı şerifleri rica olunur. Baki ferman devletlu, merhametlu Sultanım hazretlerinindir." [5]

Bendoğan Ahali-i Maraş

Maraşlıların bu dilekçesi Maraş Valisi Hacı Ali Paşa tarafından Muharrem sonu 1134 (Ekim 1721) günlü tezkere ile Antep naibine gönderilmiştir. [6]

Ali Paşa’nın fermanlara ve şikayetlere rağmen durumu ferman çerçevesinde düzeltecek yerde Antep aleyhine bir takım keyfi hareketlere girişmiş olması artık bardağı taşırmıştır. Aşağıya alacağımız ferman ile Ali Paşa valilikten çıkarılarak Sakız Adası’nda oturmaya memur edilmiştir. [7]

"Maraş Naibine, Mübaşir atanan Dergâh-ı Muallâ kapucubaşılarından Mustafa’ya: Antep Naibi Mehmet Emin; Antep’in bilginleri, salihleri, saadetlüleri ve şeyhleri, imamları, hatipleri adına gönderdiği mektuptan anlaşıldığına göre: İmdad-ı hazariyenin on iki taksitle alınması ferman gereğidir. Bundan başka zahire-baha, mübaşiriye, devir akçası diye halktan bir şey alınmaması için emir verilmiş ve bu emir teyit edilmiştir. Bu emirde Maraş valilerinin Antep halkına emirlere aykırı olarak karışmamaları belirtilmiş iken Vali Hacı Ali Paşa, Maraş’a gelişinde mübaşir aracılığıyla halktan zahire-baha altında 2.200 kuruş almıştır. Antep sancağının 3.000 kuruş imdad-ı hazariyesinden 1.000 kuruşu indirilmişti. Vali taksit zamanını beklemeden birinci taksit olarak 1.500 kuruş istemiş; halk taksit vaktinden evvel 1.000 kuruş ödemeye razı olmamıştır. Ayrıca 200 kuruş kapı harcı istemiştir. Bu işler için mübaşir (icra memuru) gelip halkı dövmekte, sövmekte, şehirden ve köylerden günahsız kimseleri bağlayıp dışarı götürmekte; kimilerinin deve ve geviş getiren hayvanlarını götürmekle korkutmaktadırlar. Mübaşirler 40-50 gün içinde 2.500 kuruş toplamışlardır. Silahlı adamları mahkemeye gelerek uygunsuz hareketler yapmaktadırlar. Şehirde oturma güvenliği kalmamıştır. Bu nedenle haksız alınan paraların geri verilmesi, Ali Paşa’nın Sakız Adası’na yollanarak burada oturmasının sağlanması... Rebiyülevvel evahiri 1134 (M. 20 Ocak 1722)."

Cemil Cahit GÜZELBEY

[1] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 390

[2] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 319

[3] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 380

[4] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 377

[5] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 325

[6] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 325

[7] Gaziantep Şer'i Mahkeme Sicilleri Cilt: 78 Sayfa: 380