Arkeologlar, araçlarla yerleri kazıp tarihî eserleri meydana çıkarırlar. Bilimsel araştırıcılar da kalemleriyle sondaj yaparak manevî değerleri gün ışığına çıkarırlar. İşte değerli dil bilginimiz Ömer Asım Aksoy da 1959’dan bu yana, Antebimizin yetiştirdiği üç ünlü dilcimizi, birçok emek vererek 5 tane kitap ve broşür yayınlayarak bize tanıttı. Himmeti var olsun!

Şimdi Asım Bey’in bu üç dilci hakkındaki yayınlarını gözden geçirelim:

1- HASAN AYNÎ ve NAZMÜ’L-CEVÂHİR Antebimizin üç dilcisinden biri olan Aynî Hasan Efendi; Arapça, Farsça, Türkçe manzum bir lügat kitabı yazmıştır. Kitabın adı, ebcet hesabıyla telif tarihi olan (1236-1821) i göstermektedir. Asım Bey bu kitap hakkında 30 sayfalık bir inceleme yapmış; bu etüt (1959) yılında Gaziantep Kültür Derneği tarafından dernek yayınlarının 12’ncisi olarak Gaziantep Cihan Matbaası’nda zarif bir kapak içinde bastırılarak yayınlanmıştır.

2- DÜRRÜ’N-NİZÂM ve NAZMÜ’L-CEVÂHİR Hasan Aynî, NAZMÜ’L-CEVÂHİR adlı manzum lügat kitabının adına önce "Dürrü’n-nizâm" adını vermiş. Bu da gene ebcet hesabıyla kitabın telif tarihi olan (1226-1811) i gösteriyor. Asım Bey, 10 yıl sonra kitabının adını niçin değiştirdiğini ve iki ad altındaki aynı konudaki kitap arasında bir fark olup olmadığını bir güzel incelemiştir. Bu inceleme yazısı önce Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1960’ta yayınlanmış, sonra da Dil Kurumu tarafından gene 1960’ta Ankara’da Türk Tarih Kurumu Basımevi’nde bastırılmış ve yayınlanmıştır.

3- ŞEYH AHMET ve NAZMÜ’L-LEÂL Mütercim Asım’ın 6 göbek yukarıdaki dedesi ünlü dilcimiz Şeyh Ahmed’in "Nazmü’l-leâl" (İnciler Dizisi) adlı Arapça-Türkçe manzum bir lügat kitabı var. Asım Bey bu kitabı tam 18 sene aramış, 19’uncu senede el yazması bir nüshasını bulmuş; buna dair de bir bilimsel inceleme yapmıştır. Bu inceleme yazısı (Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1959) da yayınlanmış, sonra Dil Kurumu tarafından 1960’ta Ankara’da Türk Tarih Kurumu Basımevi’nde bastırılıp okurların yararlanmasına sunulmuştur.

4- ŞEYH AHMET ve NAZMÜ’L-LEÂL ÜZERİNE (Tamamlayıcı Bilgiler) Ömer Asım Bey, Gaziantep köylerinden Çarpınlı Şeyh Ahmed’in Antep köylerinde, il merkezinde ve ilçelerinde bugün yaşayan torunlarıyla, ölen çocuklarını ve torunlarını ve bunlar hakkındaki rivayetleri Gaziantep’te yaptığı ve çok emek verdiği bir inceleme ile saptamış ve 10 sayfalık bir broşür meydana getirmiştir. Bu broşürde de Şeyh Ahmet ve torunları hakkında tamamlayıcı bilgiler var. Bu kitapçık da Gaziantep Kültür Derneği’nin 26 sayılı yayını olarak dernek tarafından 1961 yılında Gaziantep’te Yeni Matbaa’da bastırıldı, yayınlandı. Şimdi asıl sadede geliyorum:

5- MÜTERCİM ASIM Çok zarif kapağı İstanbul’da yaptırılmış ve kendisi Ankara Üniversitesi Basımevi’nde bastırılmış olan 60 sayfalık bu kitap, benim bu yazımda 5. sırada yer almıştır ama Asım Aksoy’un 34. eseridir. Kitap, Dil Kurumunca yayınlanan "Türk Diline Emek Verenler" serisinin 2.’sidir. Arapça bir atasözü var: "Ev sahibi, evinde ne varsa onları daha iyi bilir." Asım Aksoy da bir Gaziantepli olduğu için, adaşı ve hemşehrisi Mütercim Asım’ı hiç şüphesiz Antepli olmayan bilginlerden daha iyi bilir. Evet, Mütercim hakkında birçok kitaplar ve yazılar yazılmış; ama bunların hiçbiri bu zatı, Aksoy’un bu küçük kitabında anlattığı kadar anlatamamışlardır ve anlatamazlar da. Çünkü Mütercim Asım, Kamus ve Burhan-ı Katı çevirilerinde: "Bizim diyarda buna şöyle derler" diye birçok Antepçe sözcükler kullanmıştır. Eski Arap harfleriyle yazılmış olan bu Antepçe kelimeleri ancak Antepli bir bilgin doğru okuyabilir; işte Asım Bey’in "Mütercim Asım" kitabının bir özelliği de buradadır.

Şimdi kitaba geçelim: Üç sayfalık bir giriş kısmından sonra kitabın kapsadığı bahisler şunlardır:

I- HAYATI A. Ailesi, B. Kendisi, C. Karısı ve çocukları, Ç. Eserleri.

II- SÖZLÜKLERİ 1- Kamûs: A. Eserin aslı, müellifi, şârihi, B. Kamûs çevirisi, C. Kamûs'ta sözcük bulma, Ç. Kamûs çevirisinden örnekler: Türkçe karşılıklar gösterdiğine dair örnekler. "Taşra Türkîsinde" veya "Bazı diyarda" ve "Bizim diyarda" dediğine örnekler. Müellifi tenkit ettiğine ve eklemeler yaptığına örnekler; çeviriye şârihin düşüncelerini de kattığına ve müellifle şârih arasında yargıcılık yaptığına örnekler; taşlamalarına örnekler, şakalar eklediğine örnekler; özel hayatıyla ve kişiliğiyle ilgili şeyler eklediğine örnekler; nezahate aykırı ve açık açık sözlere örnekler, D. VANKULU ile karşılaştırmalar.

2- BURHAN-I KATI: A. Eserin aslı, B. Burhan-ı Katı çevirisi, C. Burhan-ı Katı çevirisinden örnekler: Türkçe karşılıklar gösterildiğine örnekler. "Bizim semtlerde, bizim diyarda" dediğine örnekler. Müellifi düzelttiğine örnekler, eklemeler yaptığına örnekler.

3- TUHFE-İ ASIM: Tuhfe-i Asım adlı manzum lügat kitabından beyitler.

III- ASIM TARİHİ Asım Tarihi’nden bir örnek ve çok ağdalı eski dil ile yazılmış bu örneğin bugünkü dile çevirisi. Ve son olarak bu eserde adı geçen kişilerle ve kitaplarla ilgili tarihler.

İşte kitabın içindeki bölümler ve konular bunlardır. Bir okursanız bunun ne muazzam bir eser olduğunu anlarsınız; kâğıdı güzel, baskısı güzel, konusu güzel bir kitap bu. Edebiyatta böyle yazılması, söylenmesi kolay görünüp de herkesin kolay yazamayacağı ve yapamayacağı şeye "sehl-i mümteni" derler. Bunun anlamı: "Yapmak herkesin elinden gelmeyen kolay" dır. İşte bu kitap öyle bir eserdir. Ömer Asım Aksoy’u candan tebrik ederim.