Gaziantep’te kültürel faaliyetlere meraklı öğretmen, yüksekokul mezunu, eski Halkevi mensupları olan bizler, bir buçuk yıldan beri Kültür Derneği çatısı altında birleşmiş bulunuyoruz. Bizler, Gaziantep’le ilgili bilgi ve fikirleri topluyor; ilmî araştırma ve tetkikler yapıyor; dergi, gazete, kitap ve broşürler yayımlıyor; sık sık toplantılar tertipliyor ve sergiler açmaya çalışıyoruz. Bu faaliyetleri bir kuruş ücret almadan, şahsi işlerimizden fedakârlık ederek yapıyoruz. Kültürel faaliyetler için lüzumlu döner sermayenin çoğunu Gaziantep Belediyesi temin ettiğinden, kültür işlerini aksatmadan geliştirebiliyoruz.
Kültürel faaliyetlerin önemini kavramamamış bir kısım öğrenci yurdu taraftarı hemşerilerimizin tenkitleriyle sık sık karşılaşıyoruz. Bu hemşerilere toptan bir cevap vermeyi ve işin iç yüzünü vatandaşlara açıklamayı uygun bulduk:
Bazı öğrenci yurdu taraftarlarına göre bizler, yurt işine önem vermiyor, talebe yurdunun aleyhinde bulunuyormuşuz. Bizler yurdun aleyhine değiliz; yurt kurulabilse çok iyi olur. Fakat yurt kurmak paraya ihtiyaç gösteren bir iştir. Kiralık bir binada açılacak 40-50 kişilik bir yurt için dahi en az 40-50 bin lira paraya ve candan çalışacak elemanlara ihtiyaç vardır. Her şeyden önce 40-50 bin lirayı kısa zamanda temin etmek gerektir. Bu para derneğimizin elinde mevcut değildir.
Bazı hemşeriler, Kültür ve Yardım şubelerimizin döner sermayesinin yurt işine tahsisini teklif ediyorlar. Kültür ve Yardım şubesinin bütün sermayesi 110-120 bin lira civarındadır. Bu miktardan bir kısmını yurda tahsis edersek Kültür ve Yardım şubelerimizin faaliyeti ya tamamen durur veya gülünç bir seviyeye düşer. Gaziantepli üniversiteliler yalnız Ankara’da ve yalnız İstanbul’da okumuyorlar; İzmir’de, Erzurum’da ve yabancı ülkelerde okuyan Gaziantepliler de çoktur. Bir yurt kurulsa bile başka şehirlerde okuyan öğrenciler için yardımın devam etmesi gerektir. Yardım şubesinin sermayesi ancak 25 kişilik bir yardım kadrosuna yetebilir. Yüzlerce kişilik öğrenci kitlesi için 25 kişilik yardım kadrosu büyük bir rakam değildir. Hatta Yardım şubesinin sermayesi çok az sayılır; yıllardan beri Gaziantep Belediyesi ile Özel İdare’nin yardımı sayesinde şube işleri yürümektedir.
Yurt kurmaktan, öğrenci yardımından maksat memlekete aydın yetiştirmektir. Aydın demek, şahsi işlerinden başka memleketini de düşünen insan demektir. Memleketine hizmet edecek aydınların memleketi hakkında bilgiye ve kültürel faaliyette bulunan teşekküllere ihtiyacı vardır. Bir teşekkül ki memleket hakkında bilgi ve fikirleri toplar, yayımlar; aydınlara memleket hizmetinde kullanacağı lüzumlu vasıtayı temin ederse bu teşekkülün elindeki sermayeyi almak doğru mudur? Kültür şubemiz, Gaziantep hakkında bilgi ve fikirleri toplayıp aydınlar istifade etsin diye yayımlamaya çalışıyor. Vazifemiz; henüz kuruluş hâlinde olan Kültür şubesinin sermayesini elinden almak değil, bu sermayenin en az on misli artmasını temin etmek olmalıdır kanaatindeyiz.
Ankara ve İstanbul’da bulunan yurt taraftarları bize müracaat ediyor; “Şu kadar para gönderirseniz yurdun kurulmasında çalışırız.” diyorlar. Asıl iş bu parayı temin etmektir. Para temin olunduktan sonra çalışan çok olur. Yukarıda sıraladığım sebeplerden dolayı Kültür Derneğinin yurt işine ayıracak parası yoktur.
Yurt taraftarlarına düşen vazife; bizler gibi şahsi işlerinden fedakârlık ederek yurt için lüzumlu parayı temin etmeye çalışmaktır. Bizler ancak lüzumuna inandığımız ve uğraşmaktan zevk duyduğumuz kültür işlerinde, bir kuruş ücret almadan çalışabiliyoruz. Zamanımızın büyük kısmını herkes gibi ailemizin günlük ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğini teminat altına almak için ayırmak mecburiyetindeyiz. Akşamlarımızı ve tatil saatlerimizi kültür işlerine veriyor, günde en az 3-4 saat bu işle uğraşıyoruz. Talebe yurdu için lüzumlu parayı temin etmeye zamanımız kalmıyor. Bizi tenkit eden yurt taraftarlarının çoğuna teklifte bulunduk: “Geliniz birlikte çalışalım, Kültür Derneğinin kapıları sizler için açıktır.” dedik. Hemen hepsi, şahsi işlerini mazeret olarak ileri sürerek çalışamayacaklarını söylediler. Yurt taraftarları günde bir dakikalarını dahi inandıkları dava için ayıramıyorlar; fakat bizlerin dernek için günde ayırdığımız 3-4 saati az buluyorlar, “Yurt işini neden yürütmüyorsunuz?” diye bizden hesap soruyorlar. Bizlerin de insan gibi yaşamak için paraya ihtiyacı vardır; bu fahri işte geliniz beraber çalışalım, siz de birkaç saatinizi yurt işine hasrediniz. Vaktinizi ayıramıyorsanız bizim kalbimizi kıracak şekilde tenkit etmeye hakkınız olmadığını hatırlatırım.
Merkez Yönetim Kurulu Adına Başkan Hulûsi YETKİN