Antep, Millî Mücadele kahramanlarından birini daha kaybetti: Uzun boylu, ak saçı, siyah elbisesi ile bastonlu, parlak gözlüklü bu nuranî yüzlü kahraman mücahidi, cadde ve sokaklarımızda hemen hemen hiç de tanımayan yoktu. O, Antep’in kahramanlık sembolüydü. Fakat kendisini ebediyen kaybetmek korku ve heyecanı ile şehrin esnaf ve eşrafı; zengini fakiri, küçüğü büyüğü onun tabutu etrafında sanki bir halka teşkil etmişlerdi. Âdeta bağırlarına basarak ebedî istirahatgâhına kadar takip ettiler.

Pazarbaşı Nuri rahmetlinin bütün hatıralarını ve hatta şeceresini; Erkânıharbiye-i Umumiye Riyasetinin "Kahramanlar Kitabı"ndan ve Kültür Dergisi Sayı 19’daki kendisine ait olan kısımdan, aynen kendi eserim olacak olan kitabıma da aktardım.

Kendisi çok mütevazı idi. Hatıralarını zapt ederken övünmekten çekinirdi. Onun hakkındaki bazı bilgileri başkalarından topladım. Mesela: Antep Harbi ilk patladığı zaman şimdiki Balıklı Caddesi’nin Ümit Eczanesi köşesinden ilk tabanca kurşunu istimal eden odur, derler. Merhumun Antep Harbi esnasında beş bin madenî altın sarf ettiği, Genelkurmay’ın kahramanlık destanında yazılıdır. Kendisinin itirafı ise yirmi bin altının üstündedir.

Pazarbaşı unvanı: Bundan 400 yıl önce belediye ve ticaret odaları başkanlıklarına verilen unvandır. Pazarbaşı, 1301 yılında doğmuş; Hasırcızade Behiye ile evlenmiştir. Merhum, Ticaret Odası Başkanlığı ve İdare Meclisi Azalığı yapmıştır. 1938 yılında BMM azası olarak da meclise iştirak etmiştir.

Rahmetlinin kendi yazdığı eserler de şunlardır: "Adam Olmanın Anahtarı", "Kur’an Duaları", "Usul Defteri". Bu kitaplar basılmıştır.

Merhum, ömrünün sonunu bir otel odasında aile efradından uzak yaşamıştır. TBMM’nin kendisine tahsis ettiği aylıkla geçinirdi. Öldüğü vakit bu fedakâr ve kahraman adamın cebinden yalnız üç buçuk liracığı çıkmıştır. Düşünceli insanlara ne büyük bir ibret değil mi?

Allah rahmet eylesin.

19.4.1961