1961 yılında Kurucu Mecliste anayasa tartışmaları yapıldığı sırada Gaziantep’te "Nisbî Temsil mi? Dar Bölge mi?" isimli bir eser yayımlandı.
Eserin yazarı olan Hüseyin Bayaz; 1946 yılına kadar CHP, 1946-1948 yıllarında Demokrat Parti, 1948-1953 yıllarında Millet Partisi Gaziantep il teşkilatlarında çalışmış; yıllarca gazetecilik, avukatlık, tarih öğretmenliği yapmış; halkımızı yakından tanıyan, eskiden beri çiftçilikle meşgul olan Gaziantepli bir aydınımızdır.
Hüseyin Bayaz bu ilmî ve tarafsız eserinde, toplumlarda uygarlıkların kimin eseri olduğunu kısaca tarihe dayanarak izah ettikten sonra Türkiye’de demokrasi denemesini gözden geçiriyor; nisbî temsilin özellikleri, nisbî temsili uygulayan devletlerle bize göre nisbî temsilin sakıncalarını açıklıyor; sonra çoğunluk sistemini ele alıyor ve bize uygun olan seçim sisteminin dar bölge olduğu fikrini savunuyor. Dar bölge sisteminin toplum düzenimize yapacağı yararları sıralıyor; nisbî temsil sisteminin yakınmaları önleyemeyeceğini heyecanla ifade ediyor. Nisbî temsilin Kurucu Mecliste prensip olarak kabul edildiği ve benim siyasi bir parti teşkilatında ilk defa vazife aldığım Nisan 1961 ayında Sayın Hüseyin Bayaz tarafından bana bir nüshası hediye edilen bu eserin üzerinde pek durmamış, göz gezdirmekle yetinmiştim.
Ne zamanki ben de siyasi bir partinin il teşkilatında çalışmaya başlamış; köy köy, kasaba kasaba dolaşmış, binlerce vatandaşı siyasi yönleriyle daha yakından tanıyınca yeni kabul edilen nisbî temsil sisteminin bünyemize uymadığı neticesine vardım. Genel seçimlerin yapılmasına iki hafta kala, Ekim 1961 ayında Sayın Hüseyin Bayaz’ın eserini yeni baştan okudum. Halkımızın içinde bulunduğu siyasi durumu tespit eden satırlara candan katılıyorum. Son altı ay içinde halk arasında yaptığım gözlemlere uyan bu eserin üzerinde uzun uzun düşündüm.
Siyasi konuları ilmî cepheden ele alan bu küçük eseri okumalarını okuyuculara candan tavsiye eder, kıymetli tarihçimiz ve gözlemcimiz Hüseyin Bayaz hocamı da tebrik ederim.
Aydınlarımızın arasında, bünyemizle ilgili sosyal araştırmalara gerekli değeri veren pek az. Kanun koyucular sosyal bünyemizi bilmeden ve sadece tahmin üzerine kanunlar çıkarıyorlar. Bu sebepten mevzuatımızın büyük kısmı bünyemize uymuyor. Milletimizin gelişmesi gecikiyor, sıkıntılarımız artıyor. Yurdumuzda yaşayanların sosyal durumlarının, ihtiyaç ve dünya görüşlerinin yer yer tespiti, yayımlanması ve bilim adamlarının tetkikine sunulması gerekiyor. Sayın Hüseyin Bayaz’ın eseri, sosyal bünyemizi aksettiren, varlığına çok ihtiyacımız olan incelemelerden biridir.
Sayın Hüseyin Bayaz’ın şahsi malî fedakârlıkla çıkardığı, ilk aylarda ilgi görmeyen bu değerli eserinin zamanla layık olduğu ilgiyi göreceği kanaatindeyiz.
Hulûsi YETKİN