Bilindiği üzere, kunduradan önce Gaziantep’te giyilen ayakkabı yemeni idi. Yemeniye cenup köylerinde "hide" denmektedir. İstanbul lehçesinde yemeni, daha ziyade tülbentten kadınların başörtüsü anlamında kullanılmaktadır. Esas yemeni ise, belki "Yemen" kelimesinden gelme olduğuna göre Arapça olup Mısır ve Yemen’de kullanılan bir ayakkabı olsa gerek. (Sayın Şakir Sabri Yener’in bu konuda bir yazısı bulunduğunu hatırlıyorum.)

Yemeni, ilk sıralarda çok basit bir hâlde ve çok defa sarı bir renkte idi. Sonraları kırmızı ve siyah çeşitleri çıkarılmıştır. Yemeni, muhtelif derilerden yapılır. Bir kalıp içine (kunduracılıkta olduğu gibi) konulan yüz, tabanla dikilerek yapılır. Kavaflar Çarşısı'nda Yemeniciler Derneği üyelerinden biri olan Sayın Mustafa Dikicibaşı ile bir konuşma yapıyorum:

— Yemenileri hangi hayvan derilerinden yapıyorsunuz?

Mustafa Dikicibaşı şu bilgiyi veriyor:

— Koyun boğazlanır, derisi yüzülür, tabakhaneye gelir. Tabakhanede işlendikten sonra meşin hâline gelir. Keçi derisi de tabaklandıktan sonra sahtiyan olur. İnek de, dana da boğazlanıp derisi yine tabaklandıktan sonra gön olur; dananınki ise (yağlı saten) olur. Kuzu derisi de meşin vazifesi görür, oğlak derisi ise (sıyılık) olur. Bunlar, yemeninin nev’ine göre, yemeni dikilirken muhtelif yerlerinde kullanılır.

Camus da (Camus Arapçadır, Türkçesi manda olup bazı memleketlerde malak ve daha başka terimleri de vardır) boğazlanarak derisi "camus gönü" olarak işlenir. Diğer hayvanların da (köpek, at, merkep, deve, yılan vb.) derileri imalatta kullanılır.

Yemeni yüzü keçi derisinden olur, koyununki meşin olarak ayakkabının içine konur. İneğin gönü ayakkabı tabanında kullanılır, ehven yerlerde yemeninin içine taban astarı vazifesi görür. Oğlak sıyılığı da kenara konur. Camusun derisi gönde, yemeninin tabanında kullanılır.

Hülasa, diğer hayvan derileri de ayakkabıların muhtelif yerlerinde birleştirilerek ayakkabıyı meydana getirirler. Son zamanlarda tabanı lastikten olan yemeniler de yapılmaktadır ki dayanıklı olmakla beraber ayakları yakmaktadır.

— Yemeniler neden eskiden sarı, sonraları kırmızı ve daha sonra kara renkte oluyorlar?

— Bunların sanatta bir önemi yoktur. Bir boya, renk meselesidir; herkes arzu ettiği renkte yemeni giyer. Sarı renk çok açık olduğu için kullanılmamaktadır.