Gazişehir’in sanatkârları, civar vilayetler sanatkârları ile kıyaslanamayacak kadar ileridir. Bu ilerilik hemen hemen her meslekte açık olarak göze çarpmaktadır. Son senelerde bilhassa radyoculuk alanında takdir edici teşebbüsler göz alıcı bir hâldedir.

Metel radyolarını alan bazı dostlarım, bu marka ve müessese hakkında röportaj yapmama sebep oldu. Dergimiz adına röportaj için gittiğim tabelasında aynen şöyle yazmaktadır: "Metel Radyo İmalat ve Ticaret Ortaklığı M. Tütüncüler - H. Demirel. İstasyon Cad. No: 5/B"

İmalathaneye girdiğimde Hüseyin Demirel’in imal ettiği radyoları monte etmekte olduğunu gördüm. Kendimi tanıtınca ve ziyaret sebebini söyleyince memnuniyetle diyerek hemen kabul etti. Vaktimin az olması dolayısıyla hemen sorularıma geçtim.

S: 1- Bir radyo ortalama olarak kaç ana parçadan ibarettir? — Şöyle böyle 40 ana parçadan ibarettir zannediyorum.

S: 2- Radyoculuğa ilk olarak ne zaman başladınız? — Tahminen 20 sene önce Nizip’te radyoculuğa pratik olarak başladım. Metel imalat atölyesini açmazdan önce bir müddet Muzaffer Bakbak’ın yanında radyo imalatında bulundum.

S: 3- Gazişehir’de belli başlı radyo monte atölyeleri hangisidir? — Bir zamanlar Muzaffer Bakbak «Tisso» marka radyo imal ederdi. Mezkûr radyo imalatında bizzat kendim çalıştım ve bazı sebepler yüzünden M. Bakbak’ın yanından ayrıldım. Diğer imalathanelerin kapısında imalathane yazısı olsa bile ekserisi tamiratla uğraşmaktadır.

S: 4- Diğer mesleklerde olduğu gibi sizin meslekte de istismar edenler var mı? — Pek tabiidir ki bizim meslekte de vardır. Bazı geçici hevesliler ve para kazanırım hırsıyla işe başlamakta ve işin ehli olmadığından top atmakta ve müşteri bulamamakta sonuçlandırmış oluyor.

S: 5- Reklamcılığı lüzumlu buluyor musunuz? — Evet, reklamı bugünkü şartlar altında bütün dünyada lüzumlu bulmaktayım. Hani bir söz vardır: "İşleriniz yolunda iken reklam yapınız... Bozulursa yine reklam yapınız..." Kendim için şimdilik reklama lüzum yoktur. Beni tanıyan dostların bana güvenleri vardır. Aldıkları radyolardan çok memnundurlar.

S: 6- Bugün çalıştırmakta olduğunuz Metel Radyo İmalathanesini nasıl kurdunuz? — Bundan 8 ay önce M. Tütüncüler ile iptidai bir hâlde kurduk. Bugünkü durumumuzdan pek memnunum. İmalatımız seri bir hâl aldı.

S: 7- Metel ismini siz mi verdiniz, yoksa yabancı bir firmanın mı ismidir? — Hayır, yabancı bir firmanın ismi filan değildir. Ortağım Mehmet’in isminin "Met" hecesi ile benim Demirel soyadımın son hecesi olan "El"in yan yana gelmesinden başka bir şey değildir. Zaten birçok tanıdıklar da yabancı bir firma filan zannediyorlar.

S: 8- Bugünkü radyoculuğumuzun istikbalini nasıl buluyorsunuz? — İyi buluyorum. Kendi istikbalim ise müşterilerin memnuniyetine ve imal ettiğim radyolardan arıza sayılamayacak kadar az şikâyetlerin olması, beni ümitle istikbale baktırıyor.

S: 9- Yabancı radyo ile yerli imalatı olan radyolar arasında teknik bir üstünlük yok mudur? — Vardır amma bu üstünlük malzeme kalitesi ve şahsi titiz bir çalışma ile kapatılabilir. Bazı teknik imkânsızlıklar ve istediğimiz malzemenin olmaması bizi onlardan geri koyabiliyor. Amma bu hâl telafi olursa onlara yetişmek azmindeyiz.

S: 10- İmal ettiğiniz radyoları taksitle de veriyor musunuz? Peşin olunca fiyatta fark olmuyor mu? — Şimdilik reklam mahiyetinde taksitle veriyoruz. 6 lambalı bir radyoyu 635 liraya veriyoruz. Vadesini müşterinin isteğine göre ayarlıyoruz. Peşin fiyatla ise pek fark yoktur. Yalnız senet bedeli gibi cüzi bir fark almaktayız. Müşteriye hizmeti düşünüyoruz, yoksa soymayı değil.

Tevazu sahibi, güler yüzlü, hoşsohbet bir hâli olan Hüseyin Demirel’in kıymetli zamanlarını aldığımdan teşekkür ve hürmetlerimi bildirerek ayrıldım.