Şakir Sabri Yener’den Cemil Cahit Güzelbey’e


(Sarıgüllük) şahırdım, gül oldu mu?

Kızlar elçim elçim yaprak yoldu mu?

Bağlarda yaprak dolması doldu mu?

Söyle Cemil, ne var ne yok Antep’te?


Coşa coşa Alleben akıyor mu?

Gül dalında bülbüller şakıyor mu?

Güzelleri cana can katıyor mu?

Söyle canım, ne var ne yok Antep’te?


Burcu burcu iğdeler kokuyor mu?

Göçmen kuşlar şarkılar okuyor mu?

Çiçek, çimenlere tül dokuyor mu?

Söyle canım, ne var ne yok Antep’te?


Buram buram balçiçeği esansı

Bahçelerde mest ediyor mu nâsı?

Yasemin kokulu mu Antep havası?

Söyle canım, ne var ne yok Antep’te?!


Tarlalarda gelincikler açtı mı?

Kaynaklar gürledi, coştu taştı mı?

(İncilipınar)ın suyu coştu mu?

Söyle canım, ne var ne yok Antep’te?!


(Kavaklık)ta kaynıyor mu kazanlar?

Kasideler yazıyor mu ozanlar?

Kuşlar okurlar mı akşam ezanlar?

Söyle canım, ne var ne yok Antep’te?


(Kavaklık)ta davullar çalıyor mu?

Antepli hayattan öç alıyor mu?

Çiğ köfteler, lahmacunlar yiyor mu?

Söyle Cemil, ne var ne yok Antep'te?!


Yenidünya, elma, keme kebabı

Esansları sarıyor mu Antep’i?!

Benim gibi perhizler yutsun hapı;


Miden sağlam iken ye Cemil kardeş!

Olsun Allah yardımı sana yoldaş!...

Ankara Atatürk Çiftliği


Cemil Cahit Güzelbey’den Şakir Sabri Yener’e


Hülya göklerinden bize bakarsın

Dertli dertli yakınırsın, yakarsın

Şimşek olur gönlümüzde çakarsın

Her mektubun olur vuslat serabı.


Antep değişmedi, halkı değişti.

Kimisi hıraldı, kimisi şişti.

Herkes bir âlemin içine düştü

Dönüyor durmadan ömür dolabı.


Antep ki gözünde tütüyor, belli

Nasıl tütmez yurtların en güzeli

Havası, güneşi, suyu, her hali

Yine şairlere hayal mihrabı.


Her köşesi taşır ayrı ışık, renk

Yükselir bağlardan nağme ve ahenk

Kurulmuş sofralar, atılır tek tek

Haraflardan taşar hayat şarabı.


Kavaklık’ta sıra sıra tencere

Halılar açılmış yeşillik yere

Üstte kuşlar, altta ses verir dere

Sırsırla kurbağa vurur mızrabı.


Adalar insandan denizdir, taşar.

Kızlar kendir seker, oğlanlar koşar

Her köme ayrı bir dünyada yaşar

Unutmuşlar günahı ve sevabı.


Sarımsak dişleri sanki kuyruktur,

Taze göv soğanlar badem sucuktur,

Kırmızı erik lokum lokum oluktur.

Tüter mangallardan cartlak kebabı.


Künefe, baklava, helva ve börek

Ayran, cacık buzlu; lahmacun gevrek

Kuzu kızartması ya o mübarek,

Haykırır: «Gel çeşit çeşit aş kabı»


Âlem ol âlemdir, devran ol devran

Yeter artık evden çıksın da ferman

Bizim ele doğru oluver revan,

İşte hocam, mektubunun cevabı...