Gaziantep’i bir defa gördüm. Şehri ve insanlarını o kadar sevdim ki... İstediği yerde doğmak insanın elinde olsaydı ben mutlaka Gaziantep’te doğardım. Şevket RADO

Arap elbisesi giymiş bir Türk oğlu Türk... İşte Gaziantep bu bence; yani zarfı tamamen yabancı fakat mazrufu Türk. Benim hayret ettiğim, dünyanın hiçbir tarafında böyle garip bir şehir yoktur. Ya zarf mazrufa tesir eder ya mazruf zarfa... Bunda ikisi de ayrı ayrı duruyor. Bediî FAİK

Antep, yani Gaziantep; benim için Âmâ Şerbetçi ve Karayılan’dır. Sürerim sürerim gitmez kadana, Gâvurun kurşunu geçmez adama. Antep’e selam ederim. Yaşar KEMAL