KUZEY SURİYE’DE TÜRKİYELİ BİRÇOK GENÇ GELİN VAR


Suriye’nin köy ve kasabalarında aslen Türkiyeli olan birçok genç gelin ve kadın var. Bunların yaşları genç olduğuna göre Ankara Antlaşması’ndan sonra doğmuşlardır. Bunların nedenlerini araştırdım; vardığım netice şudur: Birçok Türkiyeli'nin Suriye’nin hududa yakın köylerinde akrabaları vardır. Türkiyeli olan Türkler, Suriye’deki akrabalarına kızlarını vermişlerdir. Bir kısım Türkiyeli köylüler ise başlık fiyatının Suriye’de yüksek olması dolayısıyla paraya tamahen kızlarını vermişlerdir. Hani gazetelerdeki Arap memleketlerine kaçırılan beyaz kadın ticaretinde oldukları gibi... Hudut üzerinde bundan 15-20 sene önce öğretmenlik yaptığımda birçok kız öğrencim vardı. Maalesef bunlardan birkaçının Suriye’de gelin olduklarına şahit oldum. Bunda esaslı faktör ikidir: 1- Akrabalık, 2- Paraya tamah etmek. Türkiyeli olup da Suriye’de gelin olan Türk kızları çok pişmandırlar; boyuna Türkiye’yi arzulamaktadırlar. Türkiyeli babaları ve anneleri de çok pişmandırlar; çünkü felaketli ve mutlu günlerde kızlarını ziyaret edememektedirler.


Bazılarının iki gözü iki çeşme halindedir. Önceleri memnun ve mesrur, sonraları ise pişmandırlar. Ne yazık ki son pişmanlık fayda vermiyor. Doğan çocukların durumu ise çok fecidir. Çocuklar ne Türkiyeli dedesini ne ninesini ne teyzesini, hasılı bir kimseyi tanımıyor. Çoğunun evinde Türkiyeli yakınlarının fotoğrafları duvarda asılıdır; tek tesellileri fotoğraftır. Türkiye’den gelen mektuplar ise ellerine zor geçiyor; hele matbu bir şey olunca ellerine geçme imkânı olmuyor. Adeta gelen yazılı kâğıtlardan şüpheleniyorlar. Zaten PTT teşkilatlarının köylere pek uğradığı yoktur.


BAZI TÜRK KÖYLERİNDE ATATÜRK’ÜN FOTOĞRAFI VAR


Hududa yakın yüzlerce köyde Türk büyüklerinin fotoğrafı evlerde asılı bulunmaktadır. Bilhassa köy odalarında Atatürk’ün fotoğrafına sık sık rastlanmaktadır. Sebebini sorduğumda bana aynen şöyle diyorlar: "Atatürk biz Türklerin kurtarıcısı ve büyüğüdür. Araplar istiklale kavuşmalarında Atatürk’ü örnek almışlardır. Atatürk çok büyük insandır. Eğer Suriyelilerin başında olsaydı Suriye ve diğer Araplar İsrail karşısında bu duruma düşmezdi." Bazı Araplarla meskûn köylerin odalarında ise Atatürk fotoğrafı yerine Cemal Abdünnasır fotoğraflarına rastlamak mümkündür; hem de ifrat dereceye vardırırcasına... Odanın dört duvarında Nasır’ın fotoğrafları vardır. Hangi köy odasına giderseniz gidiniz, hükûmet tarafından bedeli mukabili verilen propaganda takvimi vardır. Bir de aynı odaların duvarlarında Suriye haritası vardır. Tabii her asılı haritada Hatay kendi hudutlarında bir il merkezi olarak gösterilmektedir. Odada oturanlar ise köylere gönderilen Çiftçi dergisini okumaktadırlar. Adı Çiftçi dergisi ama içerisindekiler savaş, tarih gibi çiftçilikle ilgisi olmayan hususlar ile dolmuştur. Bir de şunun bunun propagandası var; güya adına da Çiftçi dergisi diyorlar. Gayesi çiftçileri tenkit etmekmiş. Kâğıdı ise birinci hamurdan... Odalarında diğer bir husus ise bol miktarda pilli çanta radyo ile boyuna istasyon değiştirip ajans haberlerini ve meşhur Mısırlı, 62 yaşında bulunan Ümmü Gülsüm’ü dinlemektir. Adeta bütün Suriye Ümmü Gülsüm’ün hayranıdır; çocuklarına bile Ümmü Gülsüm adını vermektedirler. Kısaca Ümmü Gülsüm herkesin vazgeçmeyeceği sevgilisidir.


SURİYE MÜLKİ MAKAMLARI HALKI TÜRKİYE’YE KOLAY KOLAY GÖNDERMİYOR


Yüzlerce kişi Türkiye’de bulunan akrabalarının yanına gelmek istiyor. Gelmek isteyenlerin müracaatı pek fazla inceleniyor; bir kısımlarının müracaatı nazarıitibara bile alınmıyor. Bu hususa ait yüzlerce kişi dert yandılar. Yoksa akrabaları için can atıyorlar.


SURİYELİLER DİNÎ BAYRAMDA GÖRÜŞ DOLAYISIYLA BAYRAMIN GELMESİNİ SABIRSIZLIKLA BEKLEMEKTEDİRLER


Yıllardan beri dinî bayramlarda Suriye-Türkiye hudut kapılarında bayram dolayısıyla tel örgü gerilerinden görüşme yapılır. Akçakoyun, Karkamış, Çobanbey, Tibil gibi yerlerde bayram namazından sonra yüzlerce kadın, çocuk, genç, ihtiyar çeşitli vasıtalarla hududa gelir. Aynı durumda Suriyeli akrabalar da hudut kapısına gelirler. Her iki tarafta birbirlerine ufak tefek hediyeler ikram ederler.


Mehmet SOLMAZ

(Devam edecek)