Babamdan dinledim ey muhterem halk!

Vaktiyle Antep’te bir tufan olmuş.

Düşmana demişler: “Git buradan kalk!”

Keyfini bozmamış, büyük kan olmuş.

Maldan, candan her şeyden vazgeçmişler;

Kadınları, çocukları seçmişler.

Çetelere birer hülle biçmişler;

Her bir çete canlı bir iman olmuş.

Yorganları salıp silâh almışlar;

Aç kurt gibi düşmanlara dalmışlar

Tam on bir ay on gün çakmak çalmışlar;

Bu kavgalar tarihlerde şan olmuş.

Kapılara kara kilit vurulmuş;

Dağlarına büyük toplar kurulmuş;

Güvercinle göğden haber sorulmuş;

Acı çekirdekler aziz nan olmuş.

Zâlim felek kara yazılar yazmış;

Kurşun yağmur gibi yağar, durmazmış;

Bir top beş kişiyi ezerse azmış,

Karşılıklı ateş pek yaman olmuş.

Ne içmişler, ne yemişler doymuşlar;

İşleri dalma hayra yormuşlar;

Beş şehidi bir mezara koymuşlar

Tam altı bin koç yiğit kurban olmuşlar;

Vurana dağlar da dayanmaz derler;

Böylece, çarpıştıkça kahraman erler

Yirmi altı yıl önce bugün, bu yerler

Kurtulmuş, her taraf gülistan olmuş.

İşte bugün, o gündür vatandaşlar!

Bugün dinmiş gözlerden akan yaşlar

Bugün kalkmış yere eğilen başlar;

Bugün bize haklan armağan, olmuş.

Bu işleri sensin yapan, yaratan!

Bize bağışladın büyük bir vatan!

Asırlara, tarihlere verdin şan!

Atatürk varlığın bir ihsan olmuş.

İşgal tadını tattın!

Düşmanı çabuk altın!

Büyük zafer yarattın!

Tarihle Güzel Antep!


Benziyorsun Bozkurda!

Kurbanım böyle yurda!

Nasıl kalır gâvurda?

Türkündür ezel Antep!


Billur dereler akar...

Mor dağlar fıstık kokar!

Manzaran beni yakar!

Öpeyim gel gel Antep!..


Cihanda yok sana eş!

Dağların meviş meviş!

Kurtuluşun yirmi beş

Aralık güzel Antep!