Köy Enstitüsü Talebelerine Sevgilerimle

KÖYÜ YÜKSELTENLER

-Geçen Sayıdan devam-

Evet doğru, yok değil; benim de bir dileğim.

Sizlerin hep düzeldi yürünecek yolunuz

Geliniz hep birlikte bana da siz bulunuz

"Özdemir"

Sen yolunu bulursun, gönül indirme öyle,

Bizi uzun bekletme, ne ise doğru söyle,

"Onat"

Sevimli kardaşlarım, özden arkadaşlarım,

Gece gündüz bu yurdun sevgisile yanarım,

Kimdeki var yurt için kavrulmayan bir yürek

Koparın, atın onu, yırtarak yutsun köpek,

Kim ki yalnız düşünür kendinin çıkarını.

İsterim yüce Tanrı göstermesin yarını

Yurt için beri isterim en yüce ünlü bir iş

Tutmalıyım meydanı ulus bana emretmiş

Bu yurdu şenletecek ülkücüler ordusu,

Ta kaynağın gözünden içmezlerse eğer su,

Emekleri verimsiz umutlar sonsuz kalır;

Uğurundan tez döner, yollar koşunsuz[1] kalır,

Ankaradır kardaşlar; dediğim pınar başı

Düşünerek söyledim, değil sözüm kör taşı.

Ankara pınar gözü Türk ili ordan alır,

Yaşayacak gücünü, verimli can suyunu,

Ankaraya ermeyen âlemde cansız kalır,

Gideceğim işte ben gözüme aldım bunu.

Yıldızsa bütün dünya, Ankara benzer aya

Güneşten daha parlak bu yerlerde Çankaya

Bu yerlerden her yana sönmez ışık saçılır.

Bu yerlerden cennete bin bir kapı açılır,

Orada otururdu, büyüklerden en büyük;

Yurdu ordan korurdu kızıl saçlı Atatürk.

Baksaydı bir cihana akan sular dururdu.

Fırtına ses çıkarmaz, yıldırım otururdu

Dönseydi öbür yana açılırdı çiçekler;

Kış gider bahar gelir uçardı kelebekler;

Onun bir tek ünüyle sarp dağlar düzleşirdi,

Karanlıklar çekilir, gece gündüzleşirdi,

Değer veren bizlere değil midir, kendisi?

Demedi mi köylüye (milletin Efendisi)

Efendilik, Beylikte kalktı ya, şimdi birden

Artık yurtta hep biriz, ne sen varsın, ne de ben!'

İşte yalnız biz varız başımızda İnönü,

Millet onun emrile buldular mesut günü,

Kala gibi birleşmiş, arzular tek söz olmuş,

Yirmi milyon kaynaşmış; bir yürek birgöz olmuş>

Ayrılık ne, unuttuk özge parti bilmeyiz,

Hep halkız, hep halkçıyız nedir tartı bilmeyiz,

İnkılapçı, laikiz; dinimiz milliyettir.

Bizleri mesut eden ancak Cumhuriyet'tir.

Ezelden devletçiyiz, ülkümüz altı oktur.

Bu altı yoldan başka gidilecek yol yoktur.

Millî Şef'in uğrunda ben de bir yol alırım,

Çok yüksek bir ödevle Ankara'da kalırım.

“Polat”

Nasıl olur? Bu Onat! sözü etraflı düşün!

Köyünden vazgeçer mi bir Türk genci büsbütün.

Türk olup ta sevmeyen var mıdır Atatürk'ü?

Var mıdır? Millî Şef'in buyruğuna yan çizen,

Bu ikinin sevgisi sevginin en büyüğü,

Türkün makûs bahtına bunlar olmuş şan çizen

Bunlar olmuş bir ünle Türk gücüne hız veren.,.

Ayrık yola yönelmiş tarihleri çeviren..

Olmasaydı o Şefler, bugün olur mu idik?

Yüksek Cumhuriyet'i köylerde bulur muyduk?

Ebedî Şef bu yurda sönmez ışıklar yaktı.

O ışığı yaymayı Millî Şef'e bıraktı.

Okuttu bizleri durman, çalışın deye..

Dünya ulusları ile uçun yarışın deye..

Sen köyden ayrılırsan şu köyü kim şenletir.

“Onat”

Belki bizim aklımız yetmiyor, gel sen, yetir...

Sözüm bitmiş değildir, ben köyümü severim.

Her bir zaman köylerdir, benim konalkaryerim

En kuytu köyleri de gezip dolaşacağım;

En yalçın sarp dağları yılmadan aşacağım.

Durmadan koşacağım altı okun izinde.

Anlatırsam aklınız erer şimdi sizin de.

İnönü demedi mi “küçük köylü çocuğu"

Belki yarın olacak devletin bir başbuğu

Bu kudret vardır onda her bir Türk inanacak

O ışığı arayın mutlak bir gün yanacak.

Ünlü kurultayında olacağım bir üye,

Selamlar salacağım her köye her köylüye

Gözüme aldım bunu yüzde yüz göreceğim.

Sizlerden Şefimize selam götüreceğim

Bir köy değil kardaş, köyleri şenletmeli,

Ancak o gün yükselir baştan başa Türk ili,

“Gündüz”

Arkadaşlar, çok güzel Onat da saylav olsun,

Çalışsın her bir köyde olsun bütün ulusun.

Bir sözüm var sizlere azıcık bana bakın!

Haydi artık durmayın şimdi ayağa kalkın!

Söz verelim bu yönde and içelim hepimiz!

Bu köycülük yolundan dönmeyelim geliniz!..

(Hep birden ayağa kalkarlar)

“Bütün Çocuklar”

Söz veririz, bugün de yurdu yaşatmak için,

Her kötüyü çiğneyip köylerden atmak için;

Duygumuz, düşüncemiz sade köyler olacak,

Yasak olsun ..bizlere başka yerde yaşamak.

Ne mutlu? bizlere ki hem Türküz, hem köylüyüz,

Savaşta yurda güvenç vermekte bir kömüz.

Perde

Yazan: Ö. ÖZBAŞ


[1] Koşun, asker.