NOT: Gaziantep köylerinde sık sık kavgalar olmakta ve her ay yüzlerce vatandaş yaralanmakta, ölüm vakaları sık sık yaşanmaktadır. Son Taşlırumevlek köyü kavgası üzerine Sinan Bahçeci’nin yazdığı bir menzumeyi aşağıya alıyoruz:


Şu kavgalar niçindir? Niçin yaparlar bunu?

Doldurmaz hiçbirisi bir fındık kabuğunu.

Bir değil, iki değil; böyledir bu her zaman,

Söner nice ocaklar; bir davadır ki yaman!


Çekilir tabancalar, bilemezsin ne için?

Can yanar, kanlar akar; hepsi bir hiç için!

Kimi boylar mezarı, kimi gider zindana,

Efin tefin dağılır, her birisi bir yana.


Genç kadınlar olur dul, yavruları hep yetim,

Ezelî bir yara bu, kalbinde memleketin.

Ne demek bu asırda hâlâ böyle kan gütmek;

Bir hiç için öldürüp birbirini mahvetmek!


Ya bir su meselesi ya da ağız kavgası;

Ya bir tavuk içindir yahut bir it davası!

Ya dama bir kuş konmuş ya davar girmiş bağa,

Ya "İleri git!" demiş birisi bir uşağa.


İşte budur sebepler; kavga böyle başlıyor,

Bir köy birbirini bunun için haşlıyor!

Başka bir şey arama, yüzde yüz budur sebep,

Mavzerlerin ucundan dumanlar kelep kelep.


Bir anda köy meydanı döner savaş yerine,

Avrat, uşak, genç, koca girerler birbirine.

Köyün tam bir yarısı vurulur, ölür, yanar;

Öteki yarısı da hapishaneyi boylar!


Bilmezsin kazanan kim, hani kaybeden nerede?

Asırlardır oynanır tekrar tekrar bu perde.

Gider hep bu uğurda bağ ve bahçe harası,

Satar satar verirler hep avukat parası.


Tâ ilk çağdan bir miras, alır gider her köyü,

Adı kan davasıdır, yeşertmez hiç köylüyü.

Bu daha pek çok gider girmezse köye okul,

Evvela her bir köye bir okul çaresi bul!..