Kına, Gaziantep düğün adetlerinin en orijinallerinden biridir. Kına gecesi iki taraf hazırlanır; kına töreni için iki tarafa davetliler toplanır, kız evinde kadınlar, oğlanın evinde erkekler bulunur. Kız evinde ve erkek evinde çalgılar çalar, oyunlar oynanır. Kına gecesi bütün erkeklerin rakı içmesi âdet hâline gelmiştir.
Kınayı oğlan evi hazırlar; geniş ve işçiliği iyi bir bakır tepsiye 8-9 topak, kaz yumurtası büyüklüğünde kına yoğrulup konur. Etrafı renkli mumlarla ve çiçeklerle süslenip gününde okuyucu tarafından kız evine törensiz olarak yollanır.
Erkek Kınası: Akşam yatsı namazından sonra oğlanın arkadaşları yah çağırıp mani ve türküler söyleyerek kız evinin kapısına gelip kına isterler. Bu sırada şu manilerin söylenmesi şarttır:
Araba fellahı Severiz billahi Arayıp da bulamasam Çekerim silahı
Bahçede havuz Etrafı yavuz İçtiğimiz rakı Yediğimiz karpuz
Ey mismire mismire Kınayı verin bize Kınayı vermezseniz Biz de küseriz size
Manisini okuyup kapı çalınır; açıldığı zaman da:
Ver kınayı gidelim Hacıya selam edelim Hacının kızını kurt kapmış Yolda bayram edelim
kıtası ile kına tepsisi gelinceye kadar mani okumadan yalnız yah ve zılgıt çağrılır. Kına tepsisi gelince erkeklere tepsi teslim edilmeden önce aşağıda üç kıtalık mani okunur ve bu sırada tepsideki mumlar yakılır:
Babam ben bu dağda ne bülbülüm ne gülüm Koymaz felek ne ağlayayım ne güleyim Ben garibim öz başına değilim Dört gaziler diyemem, diyemem gelen suna kimindir?
Bir ay doğdu ilk akşamdan yüceden Şavkı düşer pencereden bacadan Uykusuz mu kaldım dünkü geceden? Dört gaziler...
Bir balıkçı aldı kaçtı fesimi Çok çağırdım işitmedi sesimi Ama bacım yok ki çeksin yasımı Dört gaziler...
Bu maniler de bittikten sonra yola, oğlanın evine kadar yine yah ve zılgıtlarla devam edilir. Kınada söylenen ve her mısraından sonra yah çağrılan bir mani daha vardır:
Ey hamamcı bu hamamlara güzellerden kim gelir? Ne bileyim beyefendi, günde yüz bin can gelir. Önünde halayıklar, ardından sultan gelir; Ne bileyim beyefendi, günde yüz bin can gelir.
Kına taşıyanların sesi oğlan evinden duyulmaya başlayınca güveyi saklanır ve bütün davetliler aramaya başlarlar. Eğer arama bir saat falan sürerse damadın yerini belirtecek bir hareket yapması lazımdır. Damat bulununca ellerinden sıkıca bağlanır ve davetlilerin huzuruna getirilir. Burada bekar bir arkadaşı damadın eline kına yakar. Bu sırada oğlanın kadın akrabaları, kına yakan çocuğun adını çağırarak (mesela bu isim Sami olsun): "Maşallah... Maşallah... Hayırlı olur inşallah... Abisi de Sami Paşa’ya olur inşallah..." der ve zılgıt çalarlar. Zılgıt bitince e
Yeşil ipek bükerler
Derdi kına dökerler Saçlarından bir tel ver Kefenimi dikeler
diye bir mani söyler ve erkek kınası bitmiş olur.
Kız Kınası:
Erkek kınası dağıtıldıktan sonra orada bulunan kadınlar da kız evine gelir. Burada da kına yakılacağı sırada kızın sırtındaki her şeyin yeni olması ve ilk defa giyilmiş bulunması lazımdır. Kızın başına büyük bir namaz bezi örterler; odanın ortasına konan sertçe bir yastığın üzerine oturtulur. İpekle kızın eline nakışlı kına yakarlar. Kına yakılıp sonuna geldiği sırada şu mani okunur:
Ufak örün şu gelinin saçını
Kınalayın eli ile kıçını Bugün dursun yarın çekin g öçünü Konun turnalar, uçun turnalar. Kara çalının gülü mü olur? Arsız peteğin balı mı olur? Yetim kızlardan gelin mi olur? Konun turnalar, uçun turnalar.
Sandıklar içinde gelin babası Kâğıtlar içinde gelin kınası Hani bunun ağa babası? Konun turnalar, uçun turnalar.
Bu maniler bittikten sonra gelin ağlamaya başlar; bu ağıta biraz sonra kızın annesi ve arkadaşları da iştirak ederler. Bazen bu ağıt dövünüp saç baş yolmakla yapılır. Ağıt faslı 10-15 dakika devam ettikten sonra tekrar oyuna başlanır ve misafirler dağılırken ellerine gelinin annesi tarafından kına verilir. Misafirler kınayı kendi evlerinde yakarlar.