İki kısımdan ibaret olup Arasa tarafındakine (Kemikli) ve Buğday Hanı cihetindekine de (Mecidiye) bedesteni denilen ve umumiyetle "Kemikli Bedesten" olarak anılan bu mühim bina, 1281 (M. 1865) tarihinde şimdi Atay soyadını taşıyan Müftüzadelerin ceddi Müftü Hacı Osman Efendi tarafından yaptırılmıştır.

O vakitler şehrin bu kısmında büyük bir arsa varmış. Bedestenin bulunduğu yer salhane imiş. Şimdi Yetkinlerin sabun fabrikasının bulunduğu mahalle de "Ahmakın Bağı" tesmiye edilirmiş. Deve, beygir vesair hayvanlar barındırılırmış.

Bir gün Battal Bey, Hacı Taha Efendi ve Müftü Hacı Osman Efendi aralarında konuşurlarken sözü geçen boşluğu imar etmeyi kararlaştırmışlar. Bunun üzerine Battal Bey Tuz Hanı'nı; Hacı Taha Efendi şimdi pasaj yapılan Eski Pazar yerine nazır yüksek kahve ile altındaki dükkânları; Hacı Osman Efendi ise konumuz olan iki bedestenle şimdi Müftüler Hanı da denilen Buğday Hanı'nı yaptırmışlar. O zaman bedestenlere "Mecidiye Bedesteni", Buğday Hanı'na da "Mecidiye Hanı" adı verilmiş. Ancak Arasa tarafındaki bedestenin temelleri kazılırken birçok eski mezara ve insan kemiklerine rastlanmış. Bu sebeple halk "Kemikli Bedesten" adını takmıştır.

Mevzumuz olan bedestenler tahminen 15x60 ebadındadır. İki mah hâlinde; ikisi Sabancı Pazarı'nda, ikisi Eski Pazar yerinde, Osmaniye Kasteli önüne açılan dört kapısı vardır. Yetmiş iki dükkanı ihtiva etmektedir. Orta yerinde birbiriyle irtibatı mevcuttur. Geniş ve sağlam temeller üzerine istinat etmektedir.

Kemikli Bedesten'in bir Mısır Çarşısı hâline konması bir "gayret-i âsafâne"ye bağlıdır. Böyle eski ve oldukça tarihî sayılan bir binanın çökmesine gönül razı olmuyor. Burası esaslı olarak tamir edilirse, ayrıca üzeri kristal büyük bir salon hâline getirilirse ne kadar mükemmel bir şey olur.

Cemil Cahit GÜZELBEY