“Bu millet ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler!” ATATÜRK
Tarih boyunca Kilis şehrimiz; Araplık ve Türklük hattı üzerinde kültür, hars, dil, âdet gibi değerlerin korunması için bekçilik yapmıştır; hâlâ da yapmaktadır. Birinci Cihan Harbi'ne kadar Halep’e bağlı iken, harpten sonra Türkiye-Suriye’nin birbirinden ayrılması yüzünden Antep’e bağlanmıştır. Toprağı 1.196 km²dir. Nüfusu 27.660 kişidir; köylerle beraber ise 62.445’tir.
Kilis’in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Müslümanlıktan önce Doğu Roma İmparatorluğu'na bağlı kalmıştır. Bilâhare Müslümanlığın ilk yıllarında Halid bin Velid kumandasındaki bir ordu tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Mezkûr savaşta can veren şehitler arasında Şürahbil Hazretleri de vardır. Şehrin doğu konağındaki Karataş tepesinde yatmaktadır. Evliya Çelebi, Şürahbil Hazretleri için şöyle yazmaktadır:
“Bir tekkegâh-ı âli var... Cümle ondan nümayandır ve bir mecmaü'l-irfandır. Ondan bir kubbe-i pür-envar var; içinde Hazreti Şürahbil metfundur. Hazreti Risaletpenah’ın akrabalarındandır. Cenab-ı Bari tarafından nail olunan ayet-i kerime ve vahy-i rabbaniyeyi, Muaviye Hazretleri ile vahiy kâtibi idi; onlar kayıt ederlerdi. Amma nazil olan vahiyatı ve cümle umuru Hazreti Risalet bu sultan ile meşveret ettikleri için 'Şürahbil' ondan galattır.”
Yine Evliya Çelebi, Seyahatname’sinin bir yerinde Kilis için şöyle demektedir:
“Halep eyaletinde sancaktır. Lâkin valide sultanların hass-ı hümayunlarından 70 yük akçe iltizam ile mutasarrıf olunur sancaktır ve 300 payesi ile sadaka olur şerif kazadır. Bu Kilis şehrinin canib-i erbaası kal'a misali divar-ı âlidir. Lâkin çok yerleri kerpiç, kalın divardır. Ve devre-i medarı cürmü kâmil 7.300 adımdır. Ve canib-i erbaasında cümle 8 kapıdır. Bazı evler dirsek dirsek, kal'a kuleleri gibi ileri bina olunmuştur; velâkin etrafında hendekleri yoktur. Eğer hendeği olsa bir metin kale olurdu. Ve bu cürümde olan varoş-ı azim icra cümle 5 mahalle, 4.660 topraklı ve kireç örtülü mükellef, mamur evlerdir. Ve cümle 30 mihraptır. Cümleden ruşen ve musanna ve müzeyyen, cemaat-i kesireye malik padişahane cami, Canbolatoğlu'nun camisidir… Ve minberleri var ki buralarda şebekesine kalem urur mermerber yoktur. Çeşm-i ibretle nazar eden âdem teaccübane valih ve hayran olur. Ve cümle 7 medrese ve 11 mekteb-i sıbyandır. Ve 9 çeşme-i candır. Ve 11 kâgir bina handır. Ve 2.170 dükkândır. Ve 3 hamam-ı rahat-ı candır… Ve suuk-ı sultanisinde olan dükkânların çoğu, Halep ve Bursa çarşısı gibi kâgir kemer dükkândır. Ve bazı çarşının iki başında bedesten misali demir kapılıdır. Bu şehrin cemî sokakları pâk kaldırımdır. Havası sevahildir. Limon ve turunç, nar ve zeytin inciri cihanı tutmuştur. Rum ve Arap ve Acem’e nice 1.000 yük gidip Kilis inciri meşhurdur. Ve 40 elvan üzümü sicillatta mesturdur. Ve bağ ve bahçeleri Kilis sahrasını zeyn etmiştir. Ve nice servi dırahtları var ki sermedî yeşil meleğe benzer… Ve bu şehir, kadim eyyamda şehr-i azim olmağile nice bin kibar-ı evliyaullah metfundur.”
Mehmet SOLMAZ
(Not: İkinci yazı Kilis’in tarihi ve yetiştirdiği büyük adamlar üzerinedir.)
“İyi insan, bizzat kendi hareketlerini tahdit eder; adaletsiz olan kimse sınır tanımaz.” BOSSUET