İstanbul’da Bakırcılar Çarşısı’nda beş katlı hanını Gaziantep Doğumevi’ne bağışlayan Ali Diler, Rumi 1316 yılında Gaziantep’te doğmuştur. Babası iplikçilikle uğraşan Mehmet Efendi’dir. Ali Diler’in beş kardeşi vardır. Bunlardan Hanefi adındaki kardeşi öğretmen olmuş ve askerlik vazifesinde bulunurken Karadeniz’de boğularak ölmüştür.
Bütün bilgisini ağabeyinden ve mahalle hocası olan ninesinden alan Ali Diler, çocukluğunda iplik bükücülüğü yapmış ve askerlik vazifesini yaptığı Şam’da gözü hastalandığından vazifeye başladığının altıncı ayında terhis edilmiştir.
"Antep" Harbi’nde boş durmamak için Ede Fahret Mustafa ile beraber eştiği sıçançık, Teftik’in cephesi çarpışmasında işe yaradığından Özdemir Bey tarafından mükâfatlandırılmışlardır. Zira eştikleri sıçançık işinden kumandanların önceden haberleri olmamıştı.
"Antep" Harbi sırasında Karayılan’ın öldüğü Sarımsaktepe Savaşı’nda kulağından yaralanan Ali Diler, harpten sonra dokumacılık ve iplikçilikle uğraşmış; üç yıl Adıyaman’da, üç yıl da Mardin’de oturmuş, kardeşinin kızının Mardin’de ölmesi üzerine de 1930’da İstanbul’a nakletmiştir.
Önceleri iplik bükücülüğü ve balık ağı yapan Ali Diler, İstanbul’a geldiği zaman cebinde 95 kuruşu bulunmakta olduğu hâlde azimli çalışması ile işini ilerletmiş ve 1940 yılında Beyoğlu’nda (şimdi yerinde İş Bankası’nın bulunduğu dükkânda) pastane açmıştır. Ali Diler baklavayı ilk defa İstanbul’da yapmaya başlamazdan önce; Patpat Fethi ile birkaç İstanbullu, Gaziantep’ten posta ile getirirlerdi.
Yedi yıl vitrinine yalnız Gaziantep baklavası dökerek satış yapılan dükkândan 1948 yılında çıkarılınca 1950 yılına kadar boş gezdi ve hacca gitti. 1950’den 1955 yılına kadar "Gaziantep Hanı"nı yaptırdı.
Küçükken mahallelerinde bir kadının ihmal ve bilgisizlik yüzünden ölmesinden dolayı Ali Diler, hanın gelirini Gaziantep Doğumevi’ne bağışlamıştır. Bu bağış, mal satmamak yetkisi olmadan ilelebet devam edecektir.
Bina yapıldığı zaman Gaziantep Yurdu yapmak için teşebbüse geçilmiş; fakat Ali Diler’in bu fikrini desteklemeyen, ilgi göstermeyen o zamanki Kültür Derneği İstanbul idarecilerinin yüzünden tatbik edilememişti.
Ömer Asım Bey tarafından düzeltilen Aydî Divanı’nı bastırmış olan Ali Diler, bundan sonra kendisinin doğduğu, ağabeyinin ders çalıştığı ve babasının öldüğü evi satın alarak çocuk yuvası yapmak istemektedir. Yarım milyon liralık hanını Doğumevi’ne bağışlamış bulunan Ali Diler’in bundan sonra yeni ideallerini de gerçekleştirmek için uğraşacağından eminiz.
H. Uğurol BARLAS