Mahmut Oğuz Göğüş’ün çıkardığı Gaziantep’i Tanıtıyoruz dergisinin son yayınlanan 13 Ağustos 1964 tarihli sayısında, rahmetli İbrahim Konuralp’ın isminin yeni yapılan bir okula verilmesi kararı şiddetle tenkit ediliyor. İbrahim Hilmi Konuralp’ın, Gaziantep millî eğitim hayatına getirdiği faydalı yenilik inkâr ediliyor. "Gaziantepli büyükler dururken Cumhuriyet Okulu’nun tamamına bu isim verilmemeli idi," deniyor.

Gaziantep hakkında araştırmalar yaptığını bildiğimiz M. Oğuz Göğüş’ün yüzlerce Gaziantepli'nin gönüllerine yerleşmiş olan İbrahim Hilmi Konuralp’tan habersiz oluşuna çok şaştık doğrusu.

Gaziantepli okumuşlar her vesile ile İbrahim Hilmi Konuralp’ı anmışlardır. Mesela Cemil Alevli, Gençlere Başarı Yolu isimli kitabında değerli öğretmen İbrahim Hilmi hakkında aynen şöyle diyor: "Gaziantep’te ilk defa Batı anlamında ilim zihniyetini, Batı görüşünü getiren ve bu bölgede Batı zihniyetinin yerleşmesine öncülük eden ilk öğretmenin Sayın İbrahim Konuralp olduğunu tahmin ediyorum." Aynı eserde İbrahim Hilmi Bey’in Gaziantep’teki davranışı uzun uzun anlatılıyor. Oğuz Göğüş’ün okumasını tavsiye ederim.

Sayın Şakir Sabri Yener’in Gazianteplilerin Maarife Hizmetleri isimli kitabının 51’inci sayfasından birlikte okuyalım: “Altı senelik Numune Rüştiyesi müdürü meşhur riyaziyeci İbrahim Hilmi Konuralp ki bu zat Antep maarifinde bir inkılap yapmış ve Numune Rüştiyesine verdiği sağlam bilgilerle kurulan temel sayesinde birçok büyük adamların yetişmesine sebep olan bir maarifçidir.”

Birinci Cihan Harbi’nden evvel, Gaziantep’te ilk defa ilim zihniyetini getirenlerden, millet olma şuurunu ilk defa bizlere aşılayanlardan biri olan büyük öğretmen İbrahim Hilmi Konuralp’ın hatırası önünde hürmetle eğilirim.

Gaziantepli büyüklerin isimlerinin yeni yapılan okulların çoğuna verilmesine bu şehirde itiraz eden çıkmaz. Fakat Cumhuriyet Okulunun bahçesine yapılan yeni dershanelere İbrahim Hilmi Konuralp isminin verilmesini de çok görmek, büyük bir haksızlık olur kanaatindeyim.

M. Oğuz Göğüş’ün yazısını üzüntü ile okurken hatıralarım canlandı. Yıl Rumî 1327. Ben, rüştiye okulunda öğrenciyim. Başöğretmenimiz İbrahim Hilmi Bey. Bir emir geliyor: Başöğretmenimiz Halep’e gidiyor. Bütün öğrenciler bu ayrılığa dayanamıyor ve iki hafta okula gelmiyorlar. Öğrenci velileri harekete geçiyor. Emir geri alınıyor, Halep’ten dönen başöğretmeni yüzlerce Antepli karşılıyor. Kendini halka sevdirmesini ve halka yol göstermesini bilen büyük insan İbrahim Hilmi Konuralp’a Tanrı’dan rahmet dilerim.

Mustafa GÜZELHAN


Azizim M. Oğuz Göğüş;

Gaziantep’i Tanıtıyoruz dergisinin Cilt 2, Sayı 8 nüshasında İbrahim Konuralp hakkındaki yazınızdan çok üzüntü duydum. Nasıl bir etki altında kalarak bu satırları yazmışsınız, anlayamadım. Daha başlıkta, "İbrahim Konuralp kimdir ve memlekette kaç kişi bu zatı tanır?" diyorsunuz. Azizim, bu şehirde elli beş sene evvel yaşamış olanlar İbrahim Konuralp’ın kim olduğunu pekiyi tanır. Siz bu zatın kim olduğunu tanımak merakına düştünüzse onu iyi bilenlerden, zamanını yaşamış olanlardan sorup anlamalı idiniz, bilmeyenlerden değil.

Siz, bu şehirde elli beş sene evvelki maarif hayatını biliyor musunuz? Ermeni cemaatinin birçok özel okullarını Türk okulları ile mukayese etmek imkânını bulabildiniz mi? Bunları bilemezsiniz tabii. İşte azizim, bugün gördüğünüz modern eğitimin bu şehirde ilk temelini atan, ilk tohumlarını saçan bu zat olmuştur. Hem de yaptıklarını halka candan sevdirecek; sarı mektebin salon hâlinde binasını bölmelerle ayırarak sınıflar hâline getiren, bina önüne ahşap koridoru yaptıran bu zattır. Okulun bugünkü geniş teneffüs ve oyun sahasının arpa tarlası hâlinde olduğunu bilir misiniz? Burayı okula teneffüs mahalli şekline getiren bu zattır. Yalnız kendi okulu ile değil, bütün ilkokul hocalarıyla temas ederek onlara yeni usuller öğreten bu zattır. Benim sözlerime inanmazsanız size o günleri iyi bilen Ahmet Muhlis Tüzün, Tevfik Karslıgil, Hasan Ocak, Fazlı Danışment, Eczacı Cemil Barlas, Hayri Altınöz, Eczacı Asef Erkılıç, Eczacı Bekir Aksoy, Rıza Cenani, Mustafa Ahi, Diş Tabibi Cemil Karslıgil, emekli öğretmen Şakir Sabri Yener, Hayri Öner, Abdurrahman İpekçi, Ali Nadi Ünler, Cemil Alevli, Ömer Ersoy, Hanifi Koçum, Cemil Cahit Güzelbey ve saireye sorunuz.

Bir gün arkadaşımız Şakir Sabri Yener, bir kitabında İbrahim Konuralp hakkında şöyle demişti: "Bu şehrin maarifi adına heykeli dikilecek adamdır." Gayreti, çalışkanlığı, ahlak ve karakteri, bilgi ve fazileti de ayrı bir mesele; uzun sözün kısası, tam manasıyla kâmil ve hakikî bir insan. Bu hususta gerek Millî Eğitim İdaresi gerekse Vilayet İdare Meclisi büyük kadirşinaslık göstermiştir. Tebrik etmek lazımdır. Yalnız siz bu zatı küçümseyen yazınızla büyük bir günah işlemiş oldunuz. Tövbe etmeniz lazımdır.

Osman AKSOY