1945 Pazar günü Halkevlerinin 13’üncü yıl dönümünü kutlamak üzere, program gereğince tespit edilen saatte Halkevi'nde, yüzlerce davetli önünde tören yapılmıştır.
Törene İstiklal Marşı ile başlanmış. Bunu Halkevi Başkanı Sabri Güzel, Halkevlerinin önemi ve 13 yıldan beri yurda yaptıkları büyük hizmetleri aşağıda özünü yazdığımız şekilde belirttikten sonra, mecmuamızın 69’ncu Şubat Nüshasında çıkan evimizin bir yıllık faaliyet raporu okumuştur. Bundan sonra Yunan klasik eserlerinden Sofokles’in "Kral Oidipus"dan son sahnesi ile Moliere'den "Kibarlık Budalası" komedisi temsil edilmiştir. Sahneyi idare eden Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun stajyer Nuri Gökseven tarafından sahneye konacak olan piyesin seyirciler üzerinde gereken tesir bırakılması için piyes ve klasik tiyatro hakkında izahat verildiği gibi tiyatronun tarihçesi, bizde tiyatro telakkisi, tiyatronun bediî terbiyede ve bu münasebetle kültür alanındaki değerinde anlatmıştır. Lise müzik öğretmeni Ferit Ginol'un idaresindeki koro ve ağız armonikası ile de baştan sona kadar ilgi ile takip edilen iyi bir gün geçmiştir.
Bu mutlu günün kurucu ve koruyucuları sayın büyüklerimize ağırlama telgrafları çekilmiş, karşılık olarak aşağıdaki iyi dilek cevapları alınmıştır:
Millî Şef ve Cumhurbaşkanının iltifat telgrafı.
Sabri Güzel
Halkevi Başkanı
Gaziantep
"Asıl duygularına teşekkür eder, Halkevi arkadaşlarıma selâm ve saygılarımı sunarım."
İsmet İnönü
Başbakan Şükrü Saracoğlu’nun iltifatları
Sabri Güzel
Halkevi Reisi
Gaziantep
Halkevi ve Halkodalarının 13'üncü yıldönümünün kutlanması dolayısıyla izhar olunan iyi duygulara teşekkür eder, başarılar dilerim.
Başbakan
Ş. Saracoğlu
Halkevi Başkanı Sabri Güzel’in telgrafları:
Sayın İnönü
Millî Şef ve Cumhurbaşkanı
Ankara
Büyük emeklerinizle kurulan, çoğalan ve gelişen Halkevlerimizin açılışının 13'üncü yıl dönümünü sevinç tezahürleri içinde kutlayan ve büyük gaye ve maksatların tahakkuku için bu kültür kurulumuza bağlanan Gaziantep Halkevlerinin bu mutlu günümüz münasebetiyle Millî Şeflerine karşı duymakta olduğu derin sevgi ve güvenlerini ellerimizden öperek yüce katınıza arz ederim.
Halkevi Başkanı
Sabri Güzel
Sayın Şükrü Saracoğlu
Başbakan
Ankara
Yüksek idarenizle refah ve saadet içinde Halkevlerinin açılışının 13'üncü yıl dönümünü kutlayan Gaziantep Halkevlileri bu büyük bayram günlerinde müsbet ve müsmir hizmetlerinizi hürmetle anar, içten sevgi ve bağlılıklarını yüksek katınıza arz ederiz.
Halkevi Başkanı Sabri Güzel
Sayın Memduh Şevket Esendal
C.H.P Genel Sekreteri
Ankara
Partimizin kültür kurulu ve vatandaşın mukaddes bir yuvası olan Halkevlerimizin açılışının 13'üncü yıl dönümünü kutlayan ve kültür sahasındaki faaliyetlerimize daha fazla hız vermek kararı ile kaynaşan Gaziantep Halkevlerinin şuandaki heyecanlarına ve hissiyatına tercüman olarak genel sekreterlerine karşı izhar etmekte oldukları sarsılmaz bağlılıklarını yüksek katınıza arz ederim.
Halkevi Başkanı
Sabri Güzel
Günden güne daha verimli hızla artan hizmetiyle evimize ısındıran başkanımızın temiz ve asil görüşlü söylevinden şu parçayı okuyucularıma sunmayı kendime borç bildim.
Halkevi Reisi Sabri Güzel
MİLLÎ ŞEFİMİZİN HALKEVLERİ HAKKINDA Kİ YÜKSEK SÖZLERİ
Halkevlerinde ulusal ve sosyal hayatın temelleri terbiye suretinde, öğretim suretinde mütemadiyen kurulmalıdır. Bunu iltizam ediyoruz. C. Halk Partisi'nin Halkevleri vasıtası ile memleket içinde güttüğü kültür politikası, bu vasıta ile ilmî ve fennî, güzel sanatları yaymak; bu memleketin siyasi, ekonomisi hakkında en yeni ve en doğru malûmatı ortaya dökmektir.
Millî Şefimizin yukarıya aldığımız yüksek sözünden de anlaşılacağı vechile sanat ve kültür kaynağı olan Halkevlerinin verimi gittikçe artmakta sayısı her sene çoğalmaktadır. Bu, Atatürk ve İnönü okullarının on yaşını bitirişinin yıl dönümü, önümüzdeki Pazar günü bütün Halkevlerinde yapılacak törenlerle kutlanacaktır. Bizim Halkevimizde en büyük bayramlarımız derecesinde şerefli olan bu ulu günü, hazırlanan hususi programla en derin heyecanla kutlayacaktır.
Evimiz, bu yaş günü münasabetiyle yeni bir devreye ayak basarken daha kuvvetli birlikler daha birleşmiş kudretler halinde gerek bu çatı altında çalışan münevver Halkevliler gerekse sayın halkımızla beraber salona ve yeni çalışma devresine elele vererek geziyoruz. Yeni devreye böyle bir ahdleşme ve dayanışma ile girişimize teminat olmak üzere vakti gelmeden evvel seçim yapılmış, taze ve yeni heyetlerin seçilmesi toplanan kongrelerde geleceğe dair kararlar alınmıştır.
Çalışma programlarının tahakkuku için en verimli yollardan gidilmesi hususunda sözleşilmiştir. Ancak sayın yurttaşlarımızdan ricamız bu çatı altında açtığımız sıcak kucağa koşmaları ve Halkevi'ne aza kaydolunmalarıdır. Bu suretle görülen Noksanların el birliği ve yüz yüze yapılacak ikazlarla düzeltilmesine imkan verilmiş olacaktır.
Esasen Büyük Millî Şefimizin de buyurdukları vechile bir Halkevi'nde görülecek herhangi bir muvaffakiyetsizlik o yerde bulunan bütün münevverlere aittir. Mevzuumuzu değerlendirmek için şu büyük sözü buraya alıyoruz:
Halkevi bütün vatandaşların müşterek malıdır. Halkevlerimizin temiz, feyizli ve ilerler bir hâlde olması, bütün devlet memurlarının, vatandaki bütün entelektüel sınıfın bütün ilerlemek isteyen unsurların müşterek malı, müşterek vasıtasıdır. Halkevlerinin herhangi bir muvaffakiyetsizliğinden doğacak herhangi bir mesuliyet hepsinin, hepsinin boynundadır. Halkevimiz birleri birliklere koşturarak ondaki kudret faydalandırmaya çalışıyor.
Halkevimiz, eski çağlarda hiçbir millette görülmemiş şekilde bilgi, sanat, bedii zevkteki yükseliş bakımından dillere destan olan büyük Türk varlığı göz önüne alarak bütün yurttaşlara layık olduğu olgunluğu kazandırmakta ve milleti ileri atışlarla yüksek kültür seviyesine sürüklemektedir. Gün geçtikçe kafalarda, duyuşlarda meydana gelen kalp ve ruh devrimleri halkevimizin büyük Türk devrimi karşısındaki durum ve anlamını belirtmektedir. Bu suretle teklerin topluluk içindeki kudretli ve rolü her an artmaktadır. Biz Halkevi azaları çalışma kollarımızı teşkilâtlandırarak gayeye doğru koşarken kulaklarımızda Edebi Şef Atatürk’ün şu yüksek sözleri çınlamaktadır: Yüksel Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur.
Bir milletin bir heyeti içtimaîyenin yüzde on beşi veya yüzde yirmisi okuyup yazabilir, yüzde sekseni bilmezse bu ayıptır. Bundan insan olanların utanması lazımdır. Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değil, iftihar etmek için tarihini iftiharlarla doldurmuş bir millettir. Fakat bir milletin yüzde sekseni okuyup yazma bilmiyorsa bu hata bizim değildir; Mazidedir, artık mazinin hatalarını kökünden temizlemek zamanıdır, hataları tashih edeceğiz.
Sabri GÜZEL