Sosyal hareketlerin, fikir hareketlerinin yayıcı ve kökleştirici rolünü Halkevlerine verdiğimiz gün inkılabımızın realite hâline geldiğini hayretle gördük. Her medeni topluluğun, millet âlinde; dünya ölçüsünde yer almış her fikir düzenini, içtimai ananesini, sanat kapasitesini tanzim ve idame edecek bu türlü sosyeteleri mevcuttur. Fakat tetkik ediniz hiçbir sosyete Halkevlerinin üzerine kurulduğu fikir ve teşkilatı kadar maşerin organı olmamıştır.

Halkevleri, fikirlerin kaynaştığı ibadet yeridir. Ananenin teessüs ettiği bir mekteptir. Gayenin renk ve mana iktisap ettiği bir mihraptır. Dokuz kol, dokuz huzme, hayır dokuz mihrak noktasıdır. Dimağ ölçüsünde yeri ne olursa olsun ona gelen her ışık o mihrakta varlık hâline, tamamlayıcı bir hâle geliyor.

Siyasi teşkilatın dayandığı fikir organları, milletin ve imanını işleyecek bir nizamda olmazsa kalite derhal kabiliyet bozulur. Bir tek omuza ve idrake yüklenmek modası çoktan geçtiğine göre, Halkevlerinin bu dayanmada en büyük vasfı kollektif bir mahiyet taşımasındadır. İttihat ve terakki siyasi sosyetesi fikir namına Ziya Gökalp'e ve onun mecmuasına dayanıyordu. Bir daha çok kere paytaklaşır, çocuklaşır, acze düşer. Kuşu uçuran kanattır. Makinenin en küçük çivisinin bile görülen büyük işte rolü vardır. Halkevleri tek adama, tek idrake, tek kabiliyete güvenmiyor. Milletin hamur hâlinde, küme hâlinde bütün varlığını hulâsa ederek ondan milletçe benimsenen bir anane, bir tarih, bir sanat topyekun bir kültür çıkarıyor.

Bugün on yaşını dolduran bu fikir teşkilatı o kadar kökleşmiş, o kadar millete mal olmuştur ki günün bütün sosyal ihtiyaçları bu evlerin çatısı altında ve kaynağı içinde bulunmaktadır,

Halkevleri her zaman bir mektep hüviyeti göstermişti. Bir Halkevinin verimli bu itibarda bir neslin terbiye ve kültür silindirinden geçmesine tevakkuf eden bir zamanda belli olacaktır. Dikilen bir ağaç nasıl derhal meyve veremezse, bir halkevinden de derhal bir fabrika mamulatı gibi randıman beklenemez. Bu irfan işi, izan işi; inanan ve inandıran baş işi yılların kucağında, emeğin cocuğu olarak hasılatını verecektir.

Halkevine giriniz. Oradaki büyük ruhi istifayı görünüz. Bir mabede girer gibi, bir kudsiyet abidesine yüzünüzü kor gibi, Ata'nın ulviyetine, benliğine, mihrabına sindirmiş bu evlerin feragatli eşiğinden atlar gibi, huşu ile vecitle, istek ve heyecanla oraya girerek, orada çalışmak aşkını yenemeyeceksiniz.

Bana öyle geliyor ki: Vatan ancak iyi bilinince sevilir. Daha bir on yıl sonra vatanın içini inanan ve inandıran baş kaplıyacak, bunların hepsi nurunu, ateşini, aranan inan ve sevgiyi Halkevlerinden almış bulunacaklardır. Bu ülkü evine bağlılık millete, vatana, inkılaba bağlılıktır.

Yazan: T.Tarhan