Başpınar Dergisi'nde Gaziantep'e dair folklor derlemeleri sahasında devamlı çalışmaları arasında bize zaman zaman halk inanmaları ve âdetleri hakkında bilgiler veren sayın ağabeylerimin yazılarını okuyorum. Bunlar arasında Bay C. Cahit Güzel'in, Mecmua'nın 9'uncu sayısında yazılı Gaziantep Tıbbi Folkloru Hakkında Notlar başlıklı yazılarını da okudum. Bu yazının ilgilendirdiği folklor maddesi "Folklor Kılavuzu"ndaki “Doğum ve Çocuk” hakkında derlenecek şeyler olmakla, gerek şehir içinde ve gerek öğretmenliğimde bulunduğum köylerle ayrıca gezdiğim köylerde bu konu etrafında yedi-sekiz yıl önce derleyebilmiş olduklarımla karşılaştırdım. Bu konu üzerinde benim derlediklerimden de bazı ufak ekler yapmaklığıma müsaade edilmesini sayın adaşımdan rica ederim.
Folklor Kılavuzu'nda doğum ve çoçuk kısmında ise “Çocuk Olması İçin Tedbirler” ile başlanmış ve bu seri öylece tevali etmiştir. Ben bundan başladıktan sonra, sayın ağabeyimin yazılarını takip edeceğim.
I— Çocuk Olması İçin Tedbirler:
A— Birer miktar polat şekeri ile kuyruk yağından yapılmış merhem.
B— Veya ıtriye çiçeği, kuyruk yağı ile medeğiş (merzengûş) tan birer miktar dövülüp; merhem yapılarak bir pamuk ile içeriye (ferce) götürülür.
C— Sade yağı yakıp yumurtayı da üzerine kırdıktan sonra yumurta pişmeden bir çimdik nane de karıştırarak aşağıdan (rahme) alınmak.
D— Sarı mentir çiçeğinin yaprağı ile kuyruk yağından yapılacak merhem.
E— Çekem, kuyruk yağı ve polat şekerinden yapılan macunun alınması.
F— Kuyruk yağı ve hurmadan yapılma merhem.
G—- Nefse emi ([1]) denilen on iki türlü baharattan yapılma maddenin hamamda içeriye alınması.
H— Kütükte dövülen yağlı bir etin sıyrıntısını karabiberin ufağı ile merhem yapıp bir iplikle içeriye sokulması. (ipliğin hizmeti pamuğu geri çıkarmak içindir.)
Köylerde: (tutuğum) bahanesiyle içerisine kıyık (çuvaldız) sokmak.
J— Bu tabirlerden önce (içi hileli) olanlar, iç temizliği için: Itriye çiçeği yaprağıyla em dizilirken, yaprak tek olursa (mesela: 3, 5, 7 ) oğlan, çift olursa (2, 4, 6 . . . ilh. yaprak) kız olurmuş. [ Bu tababetin bu kadar inceliğine şaşılır!].
II— Çocuk olmaması için:
Maalesef bu dert dünyanın her tarafındaki bazı memleketlede büyük bir düşüncesizlik ve cehalet eseri olmakta; aynı hal ve şartla köylerde de fazla evlât besleyememek sebebiyle büyük bir sosyal âfet olarak işitilmektedir.
A—Köylerde) çuvaldız ile içerisini karıştırmak.
B— (Şehirde) karı koca yatarken, dövülmüş kinini götürünmek. (Her birleşmede bunu kullanmak gerek. Bir gece kullanılmadığı takdirde, bilakis gebe kalınırmış.)
C— Aybaşı âdeti geçince şiş, çöp sokunmak vs.
III— Doğacak çocuk için oğlan veya kız olacağına dair yormalar:
A— Çocuk olması için yapılan ıtriye çiçeği yaprağını ezerken koyulacak yapraklar tek ise oğlan, çift ise kız olurmuş.
B— Gebe kadının karnı üç aylık iken yoklanınca, balık biçiminde bir söbelek (uzun) olursa oğlan, yuvarlak olursa kız olurmuş.
C— Gebe kalınan geceyi bilmek: Karı koca yattıkları zaman kadın kuru olarak (bir şey akıtmadan) kalkarsa gebe kalırmış.
D— Kadının memesi kahverengi olursa oğlan, daha koyu kara gibi olursa kız olurmuş.
IV— Doğumu kolaylaştırmak için alınan tedbirler:
A— Kadının boynuna, karnına muska koymak.
B— Ateşin yanında durmak.
C— Bir yastığın uzunluğundan geçmek, hoplamak, sıçramak.
D— Sade yağ içirmek. (Bununla çocuğun başı dönermiş.)
E— Ebe kadının arkasına sırtını vererek sırtlanıp sallanmak, silkinmek. [Bütün bunlar köylerdeki hallerdir.]
V— Loğusalık:
Burada B. Cemil Cahit güzelin 4 numaralı notuna ek olarak yazıyorum:
A— Loğusayı görmeğe gelme- Loğusa şerbeti- Loğusa hamamı- Loğusaya gelen hediyeler
1— Loğusayı görmeye gelme: Yerine göre birçok türlü olur. Bilhassa bazı köylerde yumurtayı pişirip üzerine bir ekmek koyarak getirmek. Nişasta ile yapılmış helva [kuymak] götürmek. Parası olan kimse [giyecek] basma, kumaş [çit] götürürler. Bazıları çocuğun başına [gazi] veya haline göre bu kıymette altın para ve s. takarlar.
Bazı kasabalarda, ilk önce ebeye para, sonra ayrıca loğusaya entarilik kumaş getirir ve çocuğa altın takarlar.
Bunlar ayrı ayrı olarak da götürülür.
(Yükü olmayan) bir şey getirmeye gücü yetmeyen ve çok defa akrabadan olmayanlar bir demet çiçek ile görmeye gelirler.
2— Loğusa şerbeti: Pekmez veya şekri şerbet hâline koyup içine gül suyu katarak loğusaya içirilir. (Bu loğusaya süt getirirmiş.) Keza: bunun için yumurta da yedirilirmiş. Aynı zamanda bu maksatla kuymak denilen (bazı yerlerde: cacırın) nişastalı ve bol yağlı tatlı da verilir.
Misafirlere ev sahibinin hâline, varlığına ve mevsime göre kahve, çay vs. ile ikram edilir. Köylerde bunun için şire (şıra) yani üzüm, incir, sucuk, bastık (pestil), ceviz, fıstık ile misafir ikram edilir.
3— Loğusa hamamı: Bundan, Bay C. C. G.'in yazısındaki 5 numarada bahsedilmiştir. Loğusa, çocuk doğurduktan 20 ve bir de 40 gün sonra, doğrudan doğruya kırk gün geçince (çocuğun kırkını çıkarmak) için hamama götürülür ve tuzlanır.
(Bu tuzlamadan kinaye olacak burada hemen şu darbımesel hatıra gelir: Tuzlayım da kokmıyasın! Fakat bu hareketin fennen yanlışlığını izaha hacet yok. Hatta o darbımesel kullanılırken, söyleyen adam karşısındakinin bir hareketini beğenmediğinden ötürü bir alay ile ve yüzünü ve dudağını kırıştırıp buruşturarak söyler.)
Loğusa zengin ise hamamı kapısından kiralar, değilse hamamda bir curun [ kurna] kiralar ve akrabalarıyla bazı komşularını, sevdiklerini bu hamama davet eder ve yıkanırlar. Hamamda iken bir yemek de yiyerek evlerine dönerler.
4— Loğusaya gelen hediyeler: Loğusa, mevsimine göre portakal, armut, nar gibi yemişlerle gurabye, bademli şeker, çikolata ve bonbonlar, bazı tatlılar ve yiyecekler, çiçekler de hediye getirilir.
VI— Emzirme: Süt gelmemesi— Süt nine
A— Süt gelmemesi bir korku ve bazan bir nazar değmesi sebebiyle olur.
Yazan: Cemil GÜÇYETMEZ
[1] Bu sözden B. Cemil Cahit Güzel'in dergide S.4 'teki yazısında bahsetmektedir.