Halk Bilgisi Derneği İstanbul merkezinin vaktiyle yayınladığı "Halk Bilgisi Haberleri" adlı folklor dergisinin 10 ciltlik koleksiyonu, bugün Ankara’da Millî Kütüphane’dedir. Her cildi 12’şer sayıdır; son cildi 15 sayı olduğu için hepsinin tutarı 123 nüshadır. İlk 12 sayının müdürü İzzet Adil, geri kalanlarınki Halit Bayrı’dır. "Bu dergi yalnız 123 tane mi yayınlanmıştır?" diye kütüphanenin dergi işlerine bakan memuruna sordum. "Hayır efendim," dedi; "sonradan daha epey çıkmış ama ne kadar arattıksa onları bulduramadık." O zaman ben, Hulûsi Yetkin’in "Gaziantep Kültür" dergisinin her sayısından 300’er tane ciltletmesinde ne kadar isabetli hareket ettiğini daha iyi anladım.

Eğer "Halk Bilgisi Haberleri" dergisi gibi Türkiye ölçüsündeki bir folklor dergisini çıkaranlar da vaktiyle bunun her sayısından 150-200 tane ciltletselerdi dergiyi kitaplaştırmış olurlardı ve bugün bu yokluk duyulmazdı. Derginin ilk sayısının tarihi 29 Birinci Teşrin (Ekim) 1929’dur. Son 123. sayının tarihi de Son Kanun (Ocak) 1943’tür. Derginin boyutu 22x15’tir. Her sayının kâğıdı, baskısı güzel; ciltleri de çok sağlam ve zariftir.

Dergiyi birinci tetkikte, yukarıda sözü geçen 123 nüshasının 50’sinde Gaziantep folkloru ile ilgili 61 yazı tespit ettim. Yazıların bu 50 sayıda kapladığı sayfaları bir araya getirirsek 105,5 sayfayı buluyor. Eğer bu yazılar o dergiden alınıp da ayrı bir kitap şeklinde bastırılırsa Gaziantep yeni bir folklor kitabı daha kazanacak. Bu mümkün olmazsa, hiç değilse yazıları oradan kopya ettirip Gaziantep Kültür dergisinde kısım kısım yayınlamak uygun olur.

Halk Bilgisi Haberleri dergisinde çıkan yazılar, vaktiyle bizim yani Gaziantep öğretmenleriyle folklor meraklılarının seferber olup da derlediğimiz folklor malzemelerinin onda birinin dahi yazıları değildir. Belki bunların bir kısmı daha H.B.H. dergisinin bugün elimizde olmayan nüshalarında vardır. Bu malzemelerin toplanması hikâyesi, H.B.H. dergisinin XI. sayısının 177. sayfasındaki "İkinci Seyahat" başlıklı yazıdadır. Bu yazıyı oradan alarak Gaziantep Kültür dergisine gönderdim; folklorcu arkadaşların bu yazıyı dikkatle okumalarını dilerim.

Yazının sonunda: "Toplanan malzeme geçen sene olduğu gibi bu sene de alınan resimlerle birlikte dernekçe neşredilecektir." deniliyor. Birinci seyahatte bu tetkik heyeti Doğu Anadolu’yu gezmiş, topladığı malzemeler "Erzurum Raporu" adı altında bir kitap halinde yayınlanmıştı. Yazıda da belirtildiği gibi tetkik heyeti 14 Temmuz 1930’da Gaziantep’ye geldi. Burada bir folklor malzemeleri derleme seferberliği oldu. Büyük gayretlerle toplanan malzemeler tetkik heyetinin de denetiminden geçtikten sonra bir bavul dolusu evrak ve fotoğraflar halinde, Sayın Abdülkadir İnan’ın başkanlığındaki üç kişilik tetkik heyetine teslim edildi. Rahmetli Enver Koçak’la şimdi İzmir Namık Kemal Lisesi biyoloji öğretmeni Hurşit Nazlı hemşehrilerimizin de dahil olduğu heyet bu malzemeleri alıp götürdüler, tabiî H.B.D.’ye teslim ettiler. Artık folklor malzemelerimiz de bir kitap olarak çıkacak diye bizim sevincimize son yoktu.

Bir bekledik, iki bekledik; çıkmadı, çıkamadı. Meğer H.B.D.’nin bütçesinin müsaadesizliği yüzünden ikinci seyahat raporunun malzemelerinin kitap halinde neşrinden dernekçe vazgeçilmiş. Derneğin yayın organı olan H.B.H. dergisinde parça parça yayımına karar verilmiş. Biz Gaziantep Halkevi Dil, Tarih ve Edebiyat kolunca durumu öğrenir öğrenmez bir yazıyla malzemelerimizi H.B.D.’den geri istedik. Gaziantep Halkevi Dergisi (BAŞPINAR)’da yayımlayacaktık onları. Halk Bilgisi Derneği malzememizi geri vermedi: "Maksat yayınlamak değil mi? İşte bu işi biz yapıyoruz." diye cevap verildi.

İşte bu basılanlar, onların bize el ucuyla verdikleri devede kulak yazılardır. Gerisi nerede kaldı kim bilir? Emeğimiz de sağdıç emeğine döndü ve bu olay benim de içimde bir dert, bir düğüm oldu kaldı. Talihsiz bir kentiz vesselam. Eğer bu ikinci seyahat raporu bir kitap halinde neşredilseydi Gaziantep, Türkiye’de bir eşi olmayan bir folklor kitabı kazanacak ve bu kitap Oğuzlar tarihine yeni bilgiler katacaktı. Çoktan beri aradığım bu koleksiyonun bulunduğu yeri bana bir mektupla haber veren Hulûsi Yetkin’e teşekkür ederim.

Ankara: 01.12.1964

Şakir Sabri YENER