Gazi şehrimiz; Aynî, Hasırcızade, Münif Paşa gibi birçok şöhret yetiştirmiştir. Bazıları da ilim alanında olmamakla beraber bazı hususlarda isimlerini nesilden nesile efsane kahramanları gibi duyurmaya muvaffak olmuşlardır.

Bunlardan birisi de takriben 50 yıl önce Keçehane'de, Mehmethocaoğlu Sokağı'nda mütevazı hanesinde yaşayan merhum Hacı Ümmet'tir. Hacı Ümmet'ten çeşitli görgüye dayanan olaylar naklederler. Merhumun şirine (tatlıya) karşı meyli çok fazlaymış. Bir gün bağ bozumu mevsiminde üç yük üzümü evlerine getiriyormuş. Bağda yemeye başlamış; eve gelinceye kadar altı mahra üzümün sadece mahraları kalmış.

Yine bir gün Hacı Ümmet'i annesi, damda üzüm suyundan yapılan tarhanayı beklemeye göndermiş. Biraz sonra bakmışlar ki hasırlar aşağıya atılmakta; tam on adet hasır üzerindeki tarhanayı yemiş.

Merhumla bir yakınım bahse tutuşmuşlar, löç kurmuşlar. Bir kuzu, on beş yufka ekmek yemiş; arkasından da bir sitil (bakır kova) dolusu pekmez içmiş.

Merhumun toprağı bol olsun.

Fazıl KAFADAR