Emrak’ın bana verdiği notlardan,

1285-1290 tarihlerinde Kudüs'te doğmuştur. Bir binbaşı kızıdır. 19 yaşlarında Urfa'da bir binbaşı ile evlenmiş, 29 yaşında dul kalmıştır. Kocasının vefatından sonra bir daha evlenmemiştir.

Bundan kırk sene evvel Antep'e gelerek yerleşmiş, 30 Haziran 1932 tarihinde Antep'te ölmüştür. Çocukluğu Suriye ve Arabistan'da geçtiğinden mükemmel Arapça bilirdi. Okumak yazma bilmediği hâlde Kur'an okunurken en ufak bir hatayı derhal tashih ederdi. Kur'an'ı tercüme edecek kudrette Arapçası vardı.

İki defa hacca gitmiştir. Çok mütedeyyin bir kadındı ve Nakşî tarikatının halifesi idi. Tekkelerin kapattılmasına kadar evinde zikir edilir, hatim okunurdu.

Çok metin, vicdanlı, doğru özlü bir kadındı. Kendi Kudüs'te doğmakla beraber uzun zaman burada yaşadığından Antepli addediyoruz. Babasının nereli olduğu malum değildir. Belki gelip Antep'te yerleşmesi, babasının meskat-ı re’si Antep olmasındandır... Şiirlerinin ekserisi sofiyanedir. Şurası tuhaftır ki, kendi yazdığı şiirlere hiç mahlas koymaz ve sahipte çıkmazdı.

Yüz mısraya yakın olan "Destan-ı Alem" adında şiiri zamandan şikayetlerle doludur. Bundan bazı parçalar:


Alimler ilmine etmeyor vefa

Kadıların hükmü oldu pürheva

Ümmetim dermola acep Mustafa.

Şer'i şeriyfe rağbet mi kaldı.

Kalmadı âlemde adl-ü- adâlet

Riyayı rişveti ettiler âdet

Şu halde olursa bâb-ı hükümet

Millet umuruna gayret mi kaldı.

Hurucu Mehdinin geldi zamanı

Bilin ki güç oldu hıfız iymam

Mültezimler zapt eyledi cihanı

İcra olunmadık bid’at mi kaldı

Ümmülfesad üç kimseden kopacak

Fasık alim, zalim beyler olacak

İtikadsız cahil şeyhler olacak

Müstakıymi tarika davet mi kaldı.

Hiç rağbet kalmadı ehli kemale

İtibar muhabbet hep hup cemale

Hübb-ü- dünya ile meylimiz male

Hatırda cehennem cennet mi kuldı.

Şair bu parçayı bundan otuz sene evvel yazmıştır.

Aşağıdaki parçayı Harbi Umumî'nin sonlarında İstiklal Savaşı'nın başlangıcında yazmıştır:


Kâbe'yi ilyayı yıkmak isteyen kafirlere

Biz cihad açtık sığındık Hazreti Peygambere

Kahrı Hakla ceyşi âdâ mahvolur birdenbire

İlticamız Hazreti Hakka şefii mahşere

Sen muiyn ol Yâ İlâhi biz fedaî erlere

Ruhu mevlânayı şâdettik bakın ahvarına

Selli seyf ettik .... cümle-i dergâhına

Ahd-ü- peyman eyledik çıktık Hüda'nın rahına

İlticamız Hazreti Hakka Büyük Peygambere

Sen muiyn ol Yâ ilâhı askerü gazilere

Toplanıp bir sancağın altında ihvani kiram

Arzumuzdur intikamII almak âdudan intikam

Korkmayın yardımcımızdır Ol Hudayi lâyenam

İlticamız Hazreti Hakka ulu Peygambere

Sen muiyn ol Yâ ilâhi askerü gazilere

Diyn-ü- millet uğruna cân bezi, için âmadeyiz

O Kemali âzamin hep emrine gerdaneyiz

Bende-i Peygamberiz dergâhi Mevlânedeyiz

İlticamız Hazreti Hakka Şefii mahşere

Sen muiyn ol Yâ İlâhi zabitanü askere

Yurdun üstünde temevvüç eylesin sancağımız

Kalkmasın Kuranımız aksın bizim al kanımız

Rayeti islamı yükseltmek bütün amâlimiz

İlticamızdır Hudaye sevgili Peygambere

Nusrat et sen Yâ ilahi askerü gazilere

Toplayan: Ş.S. YENER