Fotoğraf: Burç nahiyesinde 11.07.1962 günü açılan Toprak-Su Çiftçi Eğitim Kampı’nın genel görünüşü.
Bugün, bütün dünyada, ziraat arazilerinin verimliliğini devamlı olarak artırmanın önemi gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Verimli arazinin, insan geçiminin emniyet kaynağı olduğu, her yerde ve daima insanların refahına esas teşkil ettiği ortaya çıkmakta; zaruri besin maddeleri, nebatî ve hayvani yağlar, giyim için lüzumlu lifler, deri ve hayvan yemi gibi mahsuller, tamamen toprağa bağlı olduğumuzu göstermektedir.
Fakat, dünyanın gıda istihsaline hizmet eden toprakların büyük bir kısmı, erozyon sebebiyle ve bilgisiz kullanma yüzünden gün geçtikçe verimliliğini kaybetmektedir. Bundan dolayı; arazi işlenmesi güçleşmekte, toprağın esas prodüktivitesi yok olduğundan çiftçileri, dolayısıyla memleket nüfusunu çok güç durumlara düşürmekte; çiftçiyi ümitsizliğe, borca hatta iflasa sürüklemekte, sosyal buhranlar doğurmakta ve milli gelir kaynakları zayıflamaktadır.
Yurdumuzda da erozyon afeti mevcuttur. Yapılan tetkiklere ve yakın tahminlere göre memleketimizden her yıl denizlere giden toprak miktarı 440 milyon ton civarındadır. Bu kadar toprak, 20 cm kalınlığında yığılmış olsaydı Kıbrıs adasına yakın büyüklükte bir arazi meydana gelebilecekti. Bu şekilde, bir senede kaybolan toprağın aynı miktarının tekrar meydana gelebilmesi için en müsait tabiat şartları altında dahi 1.400 ila 7.000 seneye ihtiyaç vardır. Memleketimizin coğrafi ve topoğrafik özellikleri ile araziden faydalanma metotlarının geriliği de düşünülürse erozyon tehlikesi bütün azametiyle kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Bu tehlikeyi mümkün olduğu kadar giderebilmek için hükümet var gücüyle çalışmakta, çeşitli metotlara başvurmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar arasında en fazla verim alınan "Toprak-Su Çiftçi Eğitim Kampları" olmuştur. Birçok yerlerde olduğu gibi Gaziantep’te de her sene ziyan olan toprak ve suyun muhafazası için bir "Toprak-Su Çiftçi Eğitim Kampı" açılmıştır.
Yakın tarihe kadar birçok yerleri orman ve mera sahaları iken yakılarak tarla haline getirilen binlerce dönüm meyilli arazinin mevcut bulunduğunu gören ve hiçbir işe yaramadığını tespit eden Gaziantep Toprak-Su Ekip Başmühendisliği, bu arazilerin üzerlerinde ziraat yapılabilecek bir hale getirilip kıymetlenmeleri için çalışmalara başlamıştır. Yapılan çalışmalar sonunda; erozyonun çok ilerlememiş olup toprak derinliğinin fazla olması, mera ve orman sahalarının bulunması, muhafaza tedbirleri alındığı takdirde işe yarar verimli bir arazi haline gelebilmesi bakımından en uygun yer olarak Gaziantep’e 30 km mesafede Burç nahiyesi tespit edilmiş; 11.07.1962 tarihinde "Toprak-Su Çiftçi Eğitim Kampı" açılmıştır.
Kampın açılış gayesinin köylülere yerleştirilmesi, çalışmaların benimsetilmesi ve itimat verme hususlarında teşkilat hayli yorulmuş, gayret sarf etmiştir. Köylüler, bidayette arazilerini vermek istememişler; ancak çeşitli şekil ve usullerle verilen teminat üzerine vermeye başlamışlardır. İşlenebilecek miktarda arazi elde edilince işe başlanmış, kısa zamanda iyi neticeyi gören köylüler bu sefer arazilerini teşkilatın emrine vermede birbirleriyle adeta yarış etmişlerdir.
İşlenen arazide zirai aletlerden ziyade çiftçi eleman çalışmıştır. İş ve İşçi Bulma Kurumu, köy öğretmeni ve muhtarlarla iş birliği yapılarak; Türk vatandaşı ve çiftçi olup az da olsa bir arazisi bulunan, askerliğini yapmış, 25 yaşından yukarı olmayan, öğrendiğini kendi arazisinde yapmaya yatkın olanlar Burç nahiyesi ve civar köylerden seçilerek kampa alınmıştır. Bu suretle arazi ve eleman temin edilerek çalışmalara girişilmiştir.
Kampın her hususta medeni ve sosyal ihtiyaçları karşılayacak şekilde olmasına dikkat edilmiş ve bu husus başarılmıştır. Başta Toprak-Su Ekip Başmühendisi Mesut Elbeyli, Kamp Müdürü İslam Kutluğ olmak üzere teşkilatın diğer bu işle ilgili elemanları büyük gayret sarf ederek mevcut imkânlarla modern denebilecek bir kamp meydana getirmişler; kampı tertemiz kuzineli mutfağı, turistik kır motellerine benzeyen üstü dallarla örtülü yemekhanesi, her şeyiyle açık hava dershanesi, voleybol sahası ve akşamları için açık hava sineması ile sosyal ve kültürel faaliyetlerin iyi şekilde yapılmasına elverişli hale sokmuşlardır. Bu sayede kamp sakinleri; müzik, spor, eğitim-öğretim, sinema, temiz yemek ve banyo gibi medeni ihtiyaçlarını giderme imkânına kavuşmuşlardır.
Kamp hayatı, tam manasıyla medenî ve kültürel icaplar çerçevesi içinde olduğundan, çiftçilerin görgü ve bilgileri de bu sahalarda çok artmıştır. Bu münasebetle işte ve istirahatte verimli, anlayışlı ve ölçülü bir disiplin kendiliğinden meydana gelmiştir. Kampta bilhassa eğitim-öğretim çok memnuniyet verici olmuştur. Kampın enerjik müdürü İslam Kutluğ ve gönüllü bir öğretmen, okuma yazma bilmeyenlere okuma yazma öğretmişlerdir. Teşkilatın şefi Mesut Elbeyli ve Kamp Müdürü İslam Kutluğ, Gaziantep Kültür Derneği ve Teknik Ziraat Müdürlüğü ile iş birliği yaparak kültürel faaliyetleri, bilhassa her konuda öğretici film gösterilerini temin etmişlerdir. Bu sayede çiftçiler yabancı oldukları birçok konularda aydınlatılmış, en önemlisi 48 kişi okuma yazma öğrenmiştir.
Fotoğraf: İŞ DÖNÜŞÜ: Öğrenci çiftçiler çalışma yerinden tam bir intizam ve disiplinle kampa dönüyorlar.
Fotoğraf: YEMEKHANE: Eksiksiz sofra takımıyla açık hava yemekhanesinde iştahla yemek yenirken.
Film gösterileri bilhassa çok alaka çekici olmuştur. Haftanın salı ve cuma günlerinde muntazaman gösterilen filmlere rağbet o kadar artmıştır ki film günleri civar köylerden hatta şehirden kampa halk akın etmiştir. Kamp; verimli, teknik ve metotlu çalışmasıyla, eğitim-öğretimiyle kısa zamanda her tarafta tanınmış, buraya hemen her gün ziyaretler başlamıştır. Ziyaretçiler arasında Devlet Planlama mensupları, Güneydoğu Anadolu Sağlık Kursu kursiyerleri, Gaziantep bölgesinden geçmekte olan ecnebiler, muhtelif daireler ve Köy Ebe Okulu bulunmaktadır.
Kamp çalışmalarını eski Vali Osman Meriç ile şimdiki Vali Salih Tanyeri büyük bir alakayla takip etmişler, çalışmalara müzahir olmuşlardır. Kampı sık sık ziyaret ederek her hususla ilgilenmişler, halli gereken meselelerin süratle halledilmelerini sağlamışlardır. Bundan dolayı işler herhangi bir aksaklığa uğramadan randımanlı şekilde yürümüş, çalışanların şevk ve gayretleri de bundan dolayı günden güne yükselmiştir.
İşlendikten sonra devletçe hiçbir hak iddia edilmeksizin çiftçi tarafından dikime ve bakıma devam edilmek şartıyla sahibine aynen iade edilmek üzere 380 dekar yer seki ve teras yapılmış; 3 km'lik yol, 350 sırt, 400 metre kadar alttan örme duvar inşa edilmiş, 2.800 metrelik çevirme hendeği geçirilmiş, birçok yerde kullanılan büzlerle su tahliyeleri sağlanmıştır.
Netice olarak; 11.07.1962 tarihinde açılıp 17.11.1962 tarihinde sona eren dört aylık kamp çalışmalarından: Çiftçi; modern ziraat usullerini öğrenmiş; kültürü, görgüsü, bilgisi artmış; beraber çalışmanın faydasını anlayarak kooperatif kurmak suretiyle daha iyi bir şekilde mahsulden istifade etmesini benimsemiş; işlenen arazide toprak muhafazasını ve bu hususlarda alınması gereken tedbirleri, meyilli arazide ekilecek hububatı, dikilecek ağaçları öğrenmiş ve tabii kaynaklardan en iyi şekilde istifade etme hususunda şevki artmıştır. Kampın gayesinin tahakkukunda, Gaziantep Toprak-Su ekip teşkilatının gayret ve emeği de büyük olmuştur.
Fotoğraf: MUTLU SONUÇ: Verimli çalışmayla verimsiz yamaçlar mümbit teraslarla dolup erozyon önlendi.
Fotoğraf: OKUMA-YAZMA: Kampta açılan açık hava dershanesinde 48 kişiye okuma-yazma öğretilmiştir. Resimde dersi ve kampı ziyaret eden Ebe Okulu öğrencileri görülmektedir.
Fotoğraf: FİLMLE EĞİTİM: Kampta işlenen konular, öğretici filmlerle genişletilmiş ve takviye edilmiştir. Resimde filmleri dikkatle takip edenler görülmektedir.