Resmi Nikâh: Resmi nikâh Türkiye’nin her tarafında olduğu gibidir. Yalnız Gaziantep’te misafirler haremlik-selamlık üslubuna göre otururlar; yani kadın ve kız davetliler bir tarafa, erkek davetliler bir tarafa otururlar. Nikâhtan sonra dağıtılan şeker, dondurma vesaire umumiyetle önce erkeklere dağıtılır. Sonra küçük erkek çocuklara, daha sonra ise kadın ve kızlara verilir.

Nikâh sona erince erkek davetliler damadı nikâh salonunun kapısında tebrik ederler. Kadın davetliler ise gelini tebrik ederler. Tebrikten sonra gelini taksiye koyup davetli kadınların bir kısmı da taksilere binip şehri gezerler ve sonra kız evine giderler. Bu gezmeye damat ve başka erkekler katılmaz; zira ekseriya damat ile gelin ilk defa nikâhta birbirlerini görürler.

Dinî Nikâh: Dinî nikâhın kıyılması için kızdan vekâlet alınır. Bu vekâlet kıza nikâhı düşmeyen birine verilir. Bu vekillik alma işi iki şahit huzurunda olur. Kıza şahitler huzurunda “Vekilliğini bana verdin mi?” diye sorulur. Cevap verilmezse üç defa tekrarlanır. Eğer yine kız cevap vermezse “sükût ikrardan gelir” denilerek kızın rızası alınmış olur.

Bu vekillik alma işinde bazı hileli taktikler de kullanılır. Misal olarak şunu anlatalım: Bir kıza dayısı her sabah “Davarlara yem verdin mi?” diye sorarmış veya namaz dönüşü kapıyı açıp yeğenine “Verdin mi?” diye bağırırmış. Kızın vekilliğini alacağı zaman da yanındaki şahitleri kapıya bırakıp yeğenine vekâlet kelimesini hafiften yani belli belirsiz söyleyip “Verdin mi?” kelimesini bağıra bağıra söylemiş. Kız da bir şeyden habersiz her günkü cevabı vermiş: “Verdim.” demiş. Bu cevap üç defa tekrarlanınca dayısı şahitlere dönüp “Duydunuz mu?” diye sorunca kız hileyi anlayıp ağlamaya ve utancından kapalı odaya kaçmaya başlamış.

Kızın vekili ile oğlanın vekili veya oğlanın kendisi hocanın önüne otururlar. Hocanın iki yanına şahitler ve kız ile oğlanın babaları otururlar. Hoca dinin icap eden dualarını okuyup “Ben de akd-i nikâh ettim.” sözünü söyleyince hazır bulunanlardan birisi açık bulunan çakıyı kapatır. Bu yapılmazsa oğlanın afsuna uğrayıp erkeklik kudretinin azalacağına veya tamamen kaybolacağına inanılır.

Bundan sonra hoca kızın ve oğlanın babalarından ayrı ayrı sorar. Kız babası: “Filancanın oğlunu damatlığa kabul ettim.” der. Oğlan babası: “Filancanın kızını gelinliğe kabul ettim.” der ve nikâh tamamlanmış olur. Nikâhın kıyıldığını her iki tarafın evlerine küçük çocuklar koşuşarak bildirirler; haberi ilk verene hediye verilir.